‹ Ana sayfa
Danıştay 13. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2020/3933 K.2024/3199

Esas No: 2020/3933 · Karar No: 2024/3199 · Karar Tarihi: 10.09.2024
Özet: Uyuşturma: Davacı şirket, bayisi aracılığıyla akaryakıt satışı yapmasının yanı sıra dağıtıcısının dışında da akaryakıt temin ettiğini iddia ederek, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu uyarınca verdiği 1.066.327,00‑TL idari para cezasının iptali talep etti. Mahkeme, ilgili kanun hükmüne ve verilerle gösterilen aykırıklığa dayanarak cezanın iptalini ve temyiz giderlerinin davacıya bırakılmasını kararlaştırdı.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3933
Karar No:2024/3199

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Petrolcülük Nakliye İnşaat Turizm Gıda
Sanayi ve Ticaret AŞ.

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisince dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmalinde bulunulmasını Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (Kurum) bildirmediğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.066.327,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin bayisinin 2016 ve 2017 yıllarında çok sayıda firmaya akaryakıt satışı yaptığı, 2016 yılı hesap döneminde 523.091,22 litre motorini, 2017 yılı hesap döneminde 557.384,09 litre motorini belgesiz olarak temin ettiği, dağıtıcısından fatura karşılığı almış olduğu akaryakıt miktarları ile 2016 ve 2017 yıllarında yapmış olduğu satışlar karşılaştırıldığında otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt teminlerinin olduğu, dolayısıyla dağıtıcısı olan davacı şirket haricinde akaryakıt ikmali yaptığının anlaşıldığı, bununla birlikte, davacı şirketin bayisi tarafından işletilen akaryakıt istasyonundaki akaryakıt giriş-çıkış hareketlerini gerektiği şekilde izlemediği, meydana gelen aykırılıkları zamanında raporlamadığı ve davalı idareye bildirmediğinin görüldüğü, buna göre, akaryakıt istasyonlarında stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda, günlük olarak izlenebilmesine yönelik bir istasyon otomasyon sistemi kurmakla görevli olan dağıtım şirketinin, bayilerindeki akaryakıt alım satım hareketlerini izleyerek raporlayacağı ve kayıt dışı ikmal ve satışın tespit edilmesi halinde ise derhal kuruma bildirmesi gerektiği, soruşturma sırasında davacı şirket tarafından sunulan savunmada yer alan beyanlar dikkate alındığında, anılan düzenlemeler gereği dağıtıcı için yerine getirilmesi mecburi olan görevin yerine getirilmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Öte yandan, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/02/2019 tarihli ve 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 32. ve 33. maddeleri ile 5015 sayılı Kanunun "İdari Para Cezaları" başlıklı 19. maddesi ve "İdari Yaptırımlar" başlıklı 20. maddesinde değişiklikler yapılmışsa da, anılan Kanunun 34. maddesiyle 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddesinde; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller için, 20 nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen ihtar yapıldıktan sonra sonucuna göre gerekirse idari soruşturma başlatılarak yaptırımlar uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Kurulca verilmiş olan idari para cezaları yönünden ihtar yapılması imkanı bulunmadığından, davacıya anılan fiili nedeniyle Geçici 6. madde kapsamında ihtar yapılamayacağı gibi, Kanun'un 19. maddesinde yapılan değişiklikle idari para cezalarına getirilen asgari ceza oranlarının yükseltildiği de dikkate alındığında, lehe bir durum getirilmediği sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, fiili denetim yapılmaksızın vergi tekniği raporuna göre işlem yapıldığı, bu nedenle ön araştırma ve soruşturma prosedürüne uyulmadığı, bayinin istasyonundaki tanka dolum yaparak satış yaptığına ilişkin bir tespit bulunmadığı, bayinin hesaplarını kendileri tarafından inceleme olanağının bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
7164 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri işleyenler için nasıl bir usûl izleneceği öngörülmüş; ikinci fıkrasında ise maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul tarafından karara bağlanmış idari para cezalarının tahsiline ilişkin kurallara yer verilmiştir.

Söz konusu Geçici maddede, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri kanun değişikliğinden önce işleyen ve haklarında idarî para cezası uygulanan kişiler yönünden ne gibi bir işlem yapılacağı açıklanmamış ise de, yeni düzenlemede yer alan ihtar müessesesi lehe kanun niteliğinde olduğundan, yargı aşamasındaki idari para cezaları ile ilgili olarak yargı yerleri tarafından lehe kanun hükümlerinin belirtilen kişiler hakkında da uygulanması gerektiği açık olmakla birlikte, davacı şirketin fiili ... tarih ve ... sayılı düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılmamıştır.

Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 10/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?