‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2020/2156 K.2024/3495

Esas No: 2020/2156 · Karar No: 2024/3495 · Karar Tarihi: 24.09.2024
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2156
Karar No:2024/3495

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurulu

VEKİLLERİ: Av. ..., Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi (... GYO) pay piyasasında 16/06/2017-12/09/2017 döneminde gerçekleştirilen işlemler sebebiyle Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin (Seri: VI, No:104.1) 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin ihlâl edildiğinden bahisle davacıya 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 3.618.806,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 15/06/2017 tarihinde ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.’de davacının payının bulunmadığı, 16/06/2017-16/12/2017 döneminde, davacının 15.509.956 alım ve yine bu kadar satım işlemi yaptığı, bu alım işlemlerinin büyük bir çoğunluğu hakkında çok kısa aralıklarla davacı tarafından iptal emri verildiği, davacının söz konusu dönem boyunca yaptığı işlemlerin ilgili şirketin pay piyasasının büyük bir kısmını oluşturduğu, anılan dönem sonunda da davacının ilgili şirkette herhangi bir payının kalmadığı ve dönem boyunca tüm bu alım satım işlemlerinden davacının elde ettiği parasal menfaatin 1.809.403,00-TL olduğu, davacının bu eylemlerinin piyasa bozucu eylemler kapsamında olduğunun anlaşıldığı,
Bu durumda, dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, 16/06/2017- 16/12/2017 döneminde ... GYO pay piyasasında yapılan işlemlerin piyasa bozucu nitelikte anlaşıldığından, davacı hakkında eylemine uyan idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ilk derece mahkemesince idarenin savunmasına itibar edilerek karar verildiği, istinaf mahkemesince herhangi bir gerekçeye yer verilmediği, uyuşmazlıkta bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın verilen kararın usule aykırı olduğu, çok küçük bir oranda işlem yaptığı, yatırım kararını tek başına aldığı ve kimseyle birlikte hareket etmediği, idarenin varsayımlara dayanarak grup olarak hareket ettiğini ileri sürdüğü ve bunun da yargı yerlerince incelenmeksizin kabul edildiği, grup olarak hareket edildiğinin idare tarafından ispat edilemediği, işlemlerinin piyasa bozucu nitelikte olmadığı, emir iptalinin her yatırımcıya tanınmış bir hak olduğu, bu hakkını kullanılması nedeniyle idarî yaptırım uygulanamayacağı, pay piyasasında zarar etmesi nedeniyle dönem sonunda herhangi bir payının kalmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacı tarafından piyasa bozucu eylemlerde bulunulduğu, yatırımcı grubunun birlikte hareket ettiği, emir iptallerinin payın değerinin adil bir şekilde oluşmasını engelleyecek nitelikte yapıldığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 24/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?