Danıştay 13. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2020/2059 K.2023/5273
Özet: Uyuşmazlık, Cam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile imzalanan Yetkili Bayilik Sözleşmesi’nin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettiği gerekçesiyle anlaşma muafiyet başvurusunun reddine ilişkin başvuru ve sınırlı pazar payı nedeniyle muafiyet hakkının tanınmamasıdır. Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmakla birlikte, ilk derece mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu kabul ederek davayı reddetmiş ve kararının temyizden geçmemesini onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2059
Karar No:2023/5273
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Fabrikaları A.Ş (Eski Unvan: ... Sanayii A.Ş)
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Cam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile imzalanan ve on sekiz bayi ile daha imzalanması öngörülen 2016 yılından itibaren yürürlüğe girecek "Yetkili Bayilik Sözleşmesi"ne 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 5. maddesi uyarınca bireysel muafiyet tanınmasına yönelik 27/08/2015 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu sözleşmede yetkili bayilerin belirli bölgelere aktif satış yapmasına, düz cam ürünlerinin davacı şirketten ya da davacı şirketin göstereceği yerden temin etmeye ve rakip ürün üretmemeye yönelik kısıtlamaların bulunduğu, sözleşme hükümlerinin 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiği, aynı Kanun'un 5. maddesi kapsamında grup muafiyetinden yararlanabilmesi için Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'ne göre pazar payının %40'ı aşmaması gerektiği, davacı şirketin düz cam pazarındaki pazar payının %63 olduğundan grup muafiyetinden yararlanamadığı, rekabetin ortadan kalkmaması, rekabetin zorunlu olanda fazla sınırlanmaması şartlarını ve pazar payının %40'ı aşmaması şartları sağlamayan sözleşmenin muaf tutulması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Kurul kararının eksik inceleme nedeniyle hukuka aykırı olduğu, Kurul'un...... tarih ve ... sayılı "... Kararı"nda muafiyet değerlendirmesi yaparken aynı grupta yer alan ve aynı sınırlamaları getiren yetkili satıcılık sözleşmesine muafiyet tanıdığı, dava konusu sözleşme ile üretim planlamasında optimizasyonun, dağıtım ağının yaygınlaşarak düz cam ürünlerinin çok sayıda noktaya ulaşmasının, hizmet kalitesi artışının sağlanacağı, böylelikle tüketicinin bu durumdan yarar sağlayacağı, sözleşme ile pasif satışların yasaklanmadığı, ekonomik analiz yapılmaksızın muhtemel rekabet ihlâlleri gerekçe gösterilerek başvurunun reddedildiği, düz camın niteliğinden dolayı pasif satışların az olduğu varsayımına dayanıldığı, ancak düz cam pazarında pasif satışların bulunduğu, dolayısıyla marka içi rekabetin de ortadan kalkmasının mümkün olmadığı, Kurul'un markalar arası rekabet incelemesinde ürün yelpazesinin genişliği ve başarılı ürünlerinin varlığı yüzünden davacı şirketi cezalandırdığı, Kurul kararında rakip şirketin büyüme planlarının göz ardı edildiği, pazardaki ithalata ilişkin tespitlerin hatalı ve yersiz olduğu, düz cam pazarının dinamik yapısı gereği pazara yeni girişlerin ve geliştirilebilecek yeni ürünlerin değerlendirilmediği, Dikey Tebliğ'e göre aranan %40'lık pazar payı eşiğine ilişkin yapılan değerlendirmede tam bir rekabet analizinin yapılmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (a) bendindeki aranan koşulun sağlandığının Kurul kararında belirtildiği, "... Kararı"ndaki pazar ile düz cam pazarında ürünlerin farklı olması nedeniyle pasif satış imkânlarının farklılık gösterdiği, davacı şirketin sonraki tarihli muafiyet başvurularında sözleşmede değişiklik yaparak muafiyet aldığı, yeni başvurulardaki sözleşmede davacı şirketin pasif satışları garanti altına almayı taahhüt ettiği ve bayi yöneticiliği birimini kaldırdığı, Kurul tarafından pasif satışlar hususunda sektörde yer alan oyuncularla görüşüldüğü, ayrıca sözleşme ile getirilen yeni sistemin detaylı bir şekilde incelendiği, düz cama ilişkin çoğu ürünün sipariş verilmesinden sonra davacı şirketin üretim fabrikasından çıkıp direkt son kullanıcıya götürüldüğünün tespit edildiği, dolayısıyla bir bölge bayisinin daha uygun bir fiyatla başka bir bölgeden düz cam almasının olası olmadığı, davacının pasif satışların varlığına ilişkin kanıt olarak sunduğu faturaların münhasır bayilik sisteminden önceki aşamaya ait olduğu, bayilere atanacak bayi yöneticisi ile kurulacak yazılım sisteminin pasif satışları imkânsız hâle getireceği, böylelikle marka içi rekabetin ortadan kalkacağı, markalar arası rekabette de davacının yıllar içinde pazar payı azalmış gözükse de satış tutarı ve satış miktarında artış olduğu, davacının ithalata karşı ithalat önlemleri aldırttığı, sözleşmenin getirdiği sistemle yeniden satıcı bayilerin münhasır bayilere mahkum kalacağı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2020/2059
Karar No:2023/5273
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Fabrikaları A.Ş (Eski Unvan: ... Sanayii A.Ş)
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Cam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile imzalanan ve on sekiz bayi ile daha imzalanması öngörülen 2016 yılından itibaren yürürlüğe girecek "Yetkili Bayilik Sözleşmesi"ne 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 5. maddesi uyarınca bireysel muafiyet tanınmasına yönelik 27/08/2015 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu sözleşmede yetkili bayilerin belirli bölgelere aktif satış yapmasına, düz cam ürünlerinin davacı şirketten ya da davacı şirketin göstereceği yerden temin etmeye ve rakip ürün üretmemeye yönelik kısıtlamaların bulunduğu, sözleşme hükümlerinin 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiği, aynı Kanun'un 5. maddesi kapsamında grup muafiyetinden yararlanabilmesi için Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'ne göre pazar payının %40'ı aşmaması gerektiği, davacı şirketin düz cam pazarındaki pazar payının %63 olduğundan grup muafiyetinden yararlanamadığı, rekabetin ortadan kalkmaması, rekabetin zorunlu olanda fazla sınırlanmaması şartlarını ve pazar payının %40'ı aşmaması şartları sağlamayan sözleşmenin muaf tutulması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Kurul kararının eksik inceleme nedeniyle hukuka aykırı olduğu, Kurul'un...... tarih ve ... sayılı "... Kararı"nda muafiyet değerlendirmesi yaparken aynı grupta yer alan ve aynı sınırlamaları getiren yetkili satıcılık sözleşmesine muafiyet tanıdığı, dava konusu sözleşme ile üretim planlamasında optimizasyonun, dağıtım ağının yaygınlaşarak düz cam ürünlerinin çok sayıda noktaya ulaşmasının, hizmet kalitesi artışının sağlanacağı, böylelikle tüketicinin bu durumdan yarar sağlayacağı, sözleşme ile pasif satışların yasaklanmadığı, ekonomik analiz yapılmaksızın muhtemel rekabet ihlâlleri gerekçe gösterilerek başvurunun reddedildiği, düz camın niteliğinden dolayı pasif satışların az olduğu varsayımına dayanıldığı, ancak düz cam pazarında pasif satışların bulunduğu, dolayısıyla marka içi rekabetin de ortadan kalkmasının mümkün olmadığı, Kurul'un markalar arası rekabet incelemesinde ürün yelpazesinin genişliği ve başarılı ürünlerinin varlığı yüzünden davacı şirketi cezalandırdığı, Kurul kararında rakip şirketin büyüme planlarının göz ardı edildiği, pazardaki ithalata ilişkin tespitlerin hatalı ve yersiz olduğu, düz cam pazarının dinamik yapısı gereği pazara yeni girişlerin ve geliştirilebilecek yeni ürünlerin değerlendirilmediği, Dikey Tebliğ'e göre aranan %40'lık pazar payı eşiğine ilişkin yapılan değerlendirmede tam bir rekabet analizinin yapılmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (a) bendindeki aranan koşulun sağlandığının Kurul kararında belirtildiği, "... Kararı"ndaki pazar ile düz cam pazarında ürünlerin farklı olması nedeniyle pasif satış imkânlarının farklılık gösterdiği, davacı şirketin sonraki tarihli muafiyet başvurularında sözleşmede değişiklik yaparak muafiyet aldığı, yeni başvurulardaki sözleşmede davacı şirketin pasif satışları garanti altına almayı taahhüt ettiği ve bayi yöneticiliği birimini kaldırdığı, Kurul tarafından pasif satışlar hususunda sektörde yer alan oyuncularla görüşüldüğü, ayrıca sözleşme ile getirilen yeni sistemin detaylı bir şekilde incelendiği, düz cama ilişkin çoğu ürünün sipariş verilmesinden sonra davacı şirketin üretim fabrikasından çıkıp direkt son kullanıcıya götürüldüğünün tespit edildiği, dolayısıyla bir bölge bayisinin daha uygun bir fiyatla başka bir bölgeden düz cam almasının olası olmadığı, davacının pasif satışların varlığına ilişkin kanıt olarak sunduğu faturaların münhasır bayilik sisteminden önceki aşamaya ait olduğu, bayilere atanacak bayi yöneticisi ile kurulacak yazılım sisteminin pasif satışları imkânsız hâle getireceği, böylelikle marka içi rekabetin ortadan kalkacağı, markalar arası rekabette de davacının yıllar içinde pazar payı azalmış gözükse de satış tutarı ve satış miktarında artış olduğu, davacının ithalata karşı ithalat önlemleri aldırttığı, sözleşmenin getirdiği sistemle yeniden satıcı bayilerin münhasır bayilere mahkum kalacağı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.