Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2020/1714 K.2024/5296
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, bir elektronik haberleşme şirketinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Yönetmeliği’ne göre felaket kurtarma merkezi bulunmadığından dolayı verilen idari para cezasının iadesi talebidir. (2) Mahkeme, bu cezanın hukuka uygunluğunu kabul ederek, kısas sayesinde ödenen cezanın iadesine izin vermemiştir.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/1714
Karar No:2024/5296
TEMYİZ EDEN (DAVACI):... Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI):... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Elektronik Haberleşme Sektöründe Şebeke ve Bilgi Güvenliği Yönetmeliği'nin 39. maddesinin birinci fırkasında yer alan kurala aykırı olarak davacı şirket bünyesinde felaket kurtarma merkezi bulunmadığından bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin birinci fıkrası ve aynı Yönetmeliğin 44. maddesi uyarınca 2016 yılı net satış tutarının onbinde ikisi oranında idari para cezası verilmesine ilişkin 06/03/2018 tarih ve 2018/İK-SDD/66 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 18. maddesinin iptali ve peşin ödeme indirimiyle ödenen 9.659,14-TL'nin ödeme tarihi olan 24/05/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 25/09/2017 - 28/09/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen yerinde denetimlerde, davacı şirket bünyesinde felaket kurtarma merkezinin bulunmadığının tespit edildiği, bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren bir firma olarak yükümlülüklerine uygun davranması gereken davacı şirketin söz konusu yükümlülüklere aykırı davrandığının sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Dava konu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiğine karar verilmesi nedeniyle, davacı şirketin anılan cezadan peşin ödeme tutarı indirilmek suretiyle ödediği 9.659,14-TL'nin kendisine iade edilmesine hukuken olanak bulunmadığı;
Davacı şirket tarafından ileri sürülen idari para cezası uygulanmadan önce uyarı mekanizmasının işletilmesi gerektiği yönündeki iddiasının da yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davalı idarenin iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde hareket etmek suretiyle işlem tesis etmesi gerektiği, 13/07/2014 tarihinde yürürlüğe giren Şebeke ve Bilgi Güvenliği Yönetmeliği hükümleriyle köklü ve esaslı değişiklilere gidildiği, bu bağlamda yönetmeliğin yayımlanma tarihi ile denetim arasındaki kısa sürede yürürlüğe giren değişikliklerin nasıl uygulanacağına, hangi teknik gerekliliklerin aranacağına dair bir bildirim gönderilmediği, davalı idarenin öncelikle ilgili yönetmelik hükümlerine göre kendilerini uyarabileceği halde uyarmadığı, ihlal edilen hüküm nedeniyle herhangi bir zararın ortaya çıkmadığı veya davacı şirketin haksız ekonomik kazanç sağlamadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlâller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması hâlinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralı yer almaktadır.
Hukuk Devleti, insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir, şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık yapılan idari işlemlerin Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.
Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmayacağını takdir ettiği durumlarda, bu yaptırımın verilmemesinin gerekçesini Kurul kararında açıklaması gerekmektedir.
Dava konusu 06/03/2018 tarih ve 2018/İK-SDD/66 sayılı Kurul kararının 18. maddesinin tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, temyiz isteminin kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Esas No:2020/1714
Karar No:2024/5296
TEMYİZ EDEN (DAVACI):... Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI):... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Elektronik Haberleşme Sektöründe Şebeke ve Bilgi Güvenliği Yönetmeliği'nin 39. maddesinin birinci fırkasında yer alan kurala aykırı olarak davacı şirket bünyesinde felaket kurtarma merkezi bulunmadığından bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin birinci fıkrası ve aynı Yönetmeliğin 44. maddesi uyarınca 2016 yılı net satış tutarının onbinde ikisi oranında idari para cezası verilmesine ilişkin 06/03/2018 tarih ve 2018/İK-SDD/66 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 18. maddesinin iptali ve peşin ödeme indirimiyle ödenen 9.659,14-TL'nin ödeme tarihi olan 24/05/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 25/09/2017 - 28/09/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen yerinde denetimlerde, davacı şirket bünyesinde felaket kurtarma merkezinin bulunmadığının tespit edildiği, bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren bir firma olarak yükümlülüklerine uygun davranması gereken davacı şirketin söz konusu yükümlülüklere aykırı davrandığının sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Dava konu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiğine karar verilmesi nedeniyle, davacı şirketin anılan cezadan peşin ödeme tutarı indirilmek suretiyle ödediği 9.659,14-TL'nin kendisine iade edilmesine hukuken olanak bulunmadığı;
Davacı şirket tarafından ileri sürülen idari para cezası uygulanmadan önce uyarı mekanizmasının işletilmesi gerektiği yönündeki iddiasının da yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davalı idarenin iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde hareket etmek suretiyle işlem tesis etmesi gerektiği, 13/07/2014 tarihinde yürürlüğe giren Şebeke ve Bilgi Güvenliği Yönetmeliği hükümleriyle köklü ve esaslı değişiklilere gidildiği, bu bağlamda yönetmeliğin yayımlanma tarihi ile denetim arasındaki kısa sürede yürürlüğe giren değişikliklerin nasıl uygulanacağına, hangi teknik gerekliliklerin aranacağına dair bir bildirim gönderilmediği, davalı idarenin öncelikle ilgili yönetmelik hükümlerine göre kendilerini uyarabileceği halde uyarmadığı, ihlal edilen hüküm nedeniyle herhangi bir zararın ortaya çıkmadığı veya davacı şirketin haksız ekonomik kazanç sağlamadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlâller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması hâlinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralı yer almaktadır.
Hukuk Devleti, insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir, şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık yapılan idari işlemlerin Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.
Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmayacağını takdir ettiği durumlarda, bu yaptırımın verilmemesinin gerekçesini Kurul kararında açıklaması gerekmektedir.
Dava konusu 06/03/2018 tarih ve 2018/İK-SDD/66 sayılı Kurul kararının 18. maddesinin tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, temyiz isteminin kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.