‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2020/1113 K.2024/4236

Esas No: 2020/1113 · Karar No: 2024/4236 · Karar Tarihi: 23.10.2024
Özet: Uyuşmazlık, Sınai Ticari ve Mali Yatırımlar A.Ş.'nin, içsel bilgi kapsamındaki açıklamaların Kamuyu Aydınlatma Platformunda yanıltıcı olduğu gerekçesiyle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu çerçevesinde 78.147,00 TL idari para cezası verildiğini ve bu kararın iptali için yaptıkları temyiz taleplerini içeriyor. Mahkeme, Temyiz Mahkemesi’nin kararını bozulmasıyla ilgili gerekçeleri inceleyerek, idari para cezasının iptalini ve ilgili kararın bölge idare mahkemesine gönderilmesini onayladı, temyiz giderlerini davacı üzerinde bırakıp posta gideri avansının iadesini kararlaştırtı.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/1113
Karar No:2024/4236

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Sınai Ticari ve Mali Yatırımlar A.Ş.

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Piyasası Kurulu

VEKİLLERİ: Av. ..., Av....

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, içsel bilgi kapsamındaki gelişmelerin Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yanıltıcı ve eksik olarak açıklanması nedeniyle mülga Seri: VIII, No:54 sayılı Özel Durumların Kamuya Açıklanmasına İlişkin Esaslar Tebliği'nin 22. maddesi ile II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 24. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. ve 105. maddeleri uyarınca 78.147,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının (A bendi) iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından olayda soruşturma zamanaşımı süresinin üç yıl olduğu ve bu sürenin geçtiği ileri sürülmekte ise de 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı kuralına yer verildiği, 20. maddesinde de soruşturma zamanaşımı sürelerinin, "Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde beş yıl" olarak belirlendiği, 5237 Kanun'un 66. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında suçun kanunda yer alan cezasının üst sınırının göz önünde bulundurulacağı hükmüne yer verildiği, dava konusu işlemin dayanağı olan 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinde uygulanabilecek para cezası miktarının alt sınırının 20.000,00-TL, üst sınırının ise 250.000,00-TL olarak belirlendiği, para cezasının üst sınırının 100.000,00-TL'den fazla olması nedeniyle beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşıldığından, davacının bu yöndeki iddiasının yerinde olmadığı;
Davacı şirket tarafından 01/01/2013-31/12/2016 tarihleri arasında KAP'a yapılan özel durum açıklamalarının incelenmesi sonucunda, 28/06/2016 tarihinde gerçekleştirilen 2015 yılına ait olağan genel kurul toplantısına ilişkin aynı tarihli özel durum açıklamasında yanlış ve yanıltıcı şekilde e-GKS ile bağlantı kurulamadığının ve pay sahipleri listesinin alınamadığının ifade edildiği, 07/02/2013 ve 05/06/2014 tarihli özel durum açıklamalarında ... Yatırım Gayrimenkul Enerji A.Ş.'nin (... Enerji) üretim kapasitesi hakkında birbiriyle tutarlı olmayan yanıltıcı bilgilere yer verildiği, 07/02/2013 tarihli özel durum açıklamasında, ... Enerji'nin edinim koşulları ve değerleme raporu sonucu bulunan değerinin yanlış ve yanıltıcı şekilde kamuya açıklandığı ve ... Enerji'nin payları arasındaki grup ayrımına ilişkin bilgiye açıklamada yer verilmediği, 13/02/2013 tarihli özel durum açıklamasında ilişkili taraflardan olan 45.731.783,00-TL'lik alacakların bu tutardan daha az olan ... Enerji'nin satın alınması sonucunda dava dışı F.U.'ya olan 20.850.000,00-TL'lik borcuna mahsup edildiği belirtilmesine rağmen devamında borç ve alacakların kapatıldığına ilişkin bilginin eksik veya yanıltıcı bir şekilde kamuya duyurulduğunun tespit edildiği, bu durumda, davacı tarafından birden fazla özel durum açıklamasının yanıltıcı veya eksik olarak kamuya duyurulduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu olaya ilişkin soruşturma zamanaşımı süresinin dolduğu, davalı idarece verilen idari para cezasının denetime elverişsiz ve uygulanan kıstaslar bakımından muğlak olduğu, 07/01/2014 tarihinde açılan davayla ilgili evrakın 15/01/2014 tarihinde postaya verildiği ve taraflarına ulaşmasını takiben 27/01/2014 tarihinde derhal kamuya duyurulduğu, 2013 yılı Ocak ayı itibarıyla tekstil faaliyetine ara verme kararı alındığı ancak şirketin üretim sürecinin aksamaması adına yatırımcının korunması amacıyla faaliyetlerin şirketin iştiraki olan dava dışı şirket üzerinden yürütüldüğü, ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 19/02/2013 tarihli genel kurul toplantısında ünvan ve faaliyet konusunun değiştirildiği, 08/03/2013 tarihinde anılan şirketin hisselerinin iktisap edildiği, bağımsız denetçi seçilmesi ve genel kurul onayına sunulmasına ilişkin işlemin hukuki bağlayıcılığı olmadığından bildirim yapmayı gerektirecek bir durumun olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?