Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2019/981 K.2024/1466
Özet: (1) Petıyon, 2015 tarihli Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) kararının, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu uyarınca petrol satışı yapan bayilikin 70.000,00 TL idari para cezasına ilişkin iptali için yapılmıştır. (2) Mahkeme, EPDK kararının iptal edilmesine ve davacının finansal tazminatının ödenmesine karar vererek, 18/11/2015 kararını bozmaktadır.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/981
Karar No:2024/1466
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Petrol Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca 70.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin yeniden satış amacıyla başka bir bayiye akaryakıt satışı yaptığının tespiti nedeniyle hakkında uygulanan 70.000,00-TL tutarındaki idari para cezasına ilişkin ... tarihli ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında açılan davada Mahkemece dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 18/11/2015 tarih ve E:2015/4821 K:2015/3960 sayılı kararıyla ön araştırma ve soruşturma yapılmadığı yönünde aleyhe onanması nedeniyle ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı kapsamında soruşturma yapıldığı, ... tarihli ve ... sayılı Soruşturma Raporu ve yapılan savunma ile Denetim Dairesi Başkanlığı'nın konuya ilişkin görüşünün Kurul tarafından değerlendirilerek dava konusu işlemin tesis edildiği,
Olayda, Bolu İl Jandarma ekiplerince 28/11/2013 tarihinde akaryakıt bayilik lisansı bulunan ... Petrol Ürünleri Nakliyat Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'ye ait akaryıkıt istasyonunun yeraltı tankına ... plakalı tankerden akaryakıt boşaltımı yapıldığının tespit edilmesi üzerine söz konusu akaryakıta ait fatura ve sevk irsaliyeleri incelendiğinde, ... A.Ş.'ye ait ... tarih ve ... sıra numaralı sevk irsaliyesinin davacı şirket adına düzenlendiği, akaryakıtı teslim alan akaryakıt tankerinin plakasının yapılan denetimde tespit edilen tankerin plakası olan ... olduğu, zira akaryakıtı teslim alan şoförün de denetimde tankeri kullanan şoför olduğunun anlaşıldığı, Kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde davacı şirketin 18/07/2012 tarihli akaryakıt lisansı sahibi olduğu, dağıtıcısının da ... A.Ş. olduğu, tesisin devri nedeniyle 28/02/2014 tarihinde lisansının sonlandırıldığının görüldüğü,
Her ne kadar davacı şirket tarafından, ... firmasının sahip olduğu bayilik lisansı gereği perakende akaryakıt satışı yaptığı, ancak bunun yanında birçok alanda faaliyet gösterdiği, anılan faaliyetleri sırasında kullandığı araçlar için tüm akaryakıtlarını kendisine ait bayiden alma zorunluluğunun bulunmadığı, bu kapsamda ihtiyaç duyduğu akaryakıtın bir kısmını kendi şirketlerinden ikmal ettiği, dolayısıyla şirketlerinin yeniden satış amaçlı satış yapmadığı, kaldı ki bu konuda yeterli inceleme ve araştırma da yapılmadığından üzerlerine atılı eylemin işlediğinin net ve açık olarak ortaya konulamadığı iddia edilmiş ise de, dosyadaki bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin yeniden satış amacıyla bir başka bayiye akaryakıt satışı yaptığının tespit edildiği, bu durumun 27/11/2013 tarihli tutanak ve sevk irsaliyesi ile sabit olduğu, ayrıca akaryakıtı teslim alan ve teslim eden tanker ile şoförün de aynı olduğu hususları dikkate alındığında yeniden satış amacıyla satış yapma eyleminin subuta erdiği değerlendirildiğinden, davacı şirket hakkında lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle tesis edilen dava konusu idari para cezası işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, istinaf kararı gerekçesiz olduğundan gerekçeli karar hakkının ihlâl edildiği, şirketlerinin mevzuata aykırı herhangi bir davranış ya da eylemde bulunmadığı, olayın diğer tarafında bulunan ve bayilik lisansına sahip ... firmasına yeniden satış amaçlı satış yapılmadığı, ... firmasının sahip olduğu bayilik lisansı gereği perakande akaryakıt satışı yaptığı, söz konusu firmanın nakliyat, turizm hizmetleri, lojistik hizmetleri ve diğer iş ve hizmetleri yaparak bu amaçla işletmeler kurmaya yetkili olduğu, bu faaliyetler sırasında kullanılan araçlar için akaryakıt ihtiyacını kendisine ait bayiden alma gibi bir zorunluluğu bulunmadığı, bu hususta tarafların ticari defter ve faturaları incelenirse şirketlerinin ... firmasına yeniden satış amaçlı satış yapmadığının görülebileceği, 20 gün gibi kısa bir süre içerisinde yapılan soruşturma neticesinde şirkete ceza verildiği, ancak soruşturma süresinin kısalığından da anlaşıldığı üzere şeklen bir soruşturma yapıldığı, hiç bir delil toplanmadığı, gerekli araştırmanın yapılmadığı, şirkete ceza verilen Kurul kararında sadece Kurul Başkanının imzasının bulunduğu, diğer üyelerin imzalarının bulunmadığı, ayrıca toplantıya ilişkin olarak toplantı ve karar yeter sayılarının oluştuğuna ilişkin tutanağın da yer almadığı, dolayısıyla hukuken geçerli bir Kurul kararı bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2019/981
Karar No:2024/1466
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Petrol Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca 70.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin yeniden satış amacıyla başka bir bayiye akaryakıt satışı yaptığının tespiti nedeniyle hakkında uygulanan 70.000,00-TL tutarındaki idari para cezasına ilişkin ... tarihli ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında açılan davada Mahkemece dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 18/11/2015 tarih ve E:2015/4821 K:2015/3960 sayılı kararıyla ön araştırma ve soruşturma yapılmadığı yönünde aleyhe onanması nedeniyle ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı kapsamında soruşturma yapıldığı, ... tarihli ve ... sayılı Soruşturma Raporu ve yapılan savunma ile Denetim Dairesi Başkanlığı'nın konuya ilişkin görüşünün Kurul tarafından değerlendirilerek dava konusu işlemin tesis edildiği,
Olayda, Bolu İl Jandarma ekiplerince 28/11/2013 tarihinde akaryakıt bayilik lisansı bulunan ... Petrol Ürünleri Nakliyat Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'ye ait akaryıkıt istasyonunun yeraltı tankına ... plakalı tankerden akaryakıt boşaltımı yapıldığının tespit edilmesi üzerine söz konusu akaryakıta ait fatura ve sevk irsaliyeleri incelendiğinde, ... A.Ş.'ye ait ... tarih ve ... sıra numaralı sevk irsaliyesinin davacı şirket adına düzenlendiği, akaryakıtı teslim alan akaryakıt tankerinin plakasının yapılan denetimde tespit edilen tankerin plakası olan ... olduğu, zira akaryakıtı teslim alan şoförün de denetimde tankeri kullanan şoför olduğunun anlaşıldığı, Kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde davacı şirketin 18/07/2012 tarihli akaryakıt lisansı sahibi olduğu, dağıtıcısının da ... A.Ş. olduğu, tesisin devri nedeniyle 28/02/2014 tarihinde lisansının sonlandırıldığının görüldüğü,
Her ne kadar davacı şirket tarafından, ... firmasının sahip olduğu bayilik lisansı gereği perakende akaryakıt satışı yaptığı, ancak bunun yanında birçok alanda faaliyet gösterdiği, anılan faaliyetleri sırasında kullandığı araçlar için tüm akaryakıtlarını kendisine ait bayiden alma zorunluluğunun bulunmadığı, bu kapsamda ihtiyaç duyduğu akaryakıtın bir kısmını kendi şirketlerinden ikmal ettiği, dolayısıyla şirketlerinin yeniden satış amaçlı satış yapmadığı, kaldı ki bu konuda yeterli inceleme ve araştırma da yapılmadığından üzerlerine atılı eylemin işlediğinin net ve açık olarak ortaya konulamadığı iddia edilmiş ise de, dosyadaki bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin yeniden satış amacıyla bir başka bayiye akaryakıt satışı yaptığının tespit edildiği, bu durumun 27/11/2013 tarihli tutanak ve sevk irsaliyesi ile sabit olduğu, ayrıca akaryakıtı teslim alan ve teslim eden tanker ile şoförün de aynı olduğu hususları dikkate alındığında yeniden satış amacıyla satış yapma eyleminin subuta erdiği değerlendirildiğinden, davacı şirket hakkında lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle tesis edilen dava konusu idari para cezası işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, istinaf kararı gerekçesiz olduğundan gerekçeli karar hakkının ihlâl edildiği, şirketlerinin mevzuata aykırı herhangi bir davranış ya da eylemde bulunmadığı, olayın diğer tarafında bulunan ve bayilik lisansına sahip ... firmasına yeniden satış amaçlı satış yapılmadığı, ... firmasının sahip olduğu bayilik lisansı gereği perakande akaryakıt satışı yaptığı, söz konusu firmanın nakliyat, turizm hizmetleri, lojistik hizmetleri ve diğer iş ve hizmetleri yaparak bu amaçla işletmeler kurmaya yetkili olduğu, bu faaliyetler sırasında kullanılan araçlar için akaryakıt ihtiyacını kendisine ait bayiden alma gibi bir zorunluluğu bulunmadığı, bu hususta tarafların ticari defter ve faturaları incelenirse şirketlerinin ... firmasına yeniden satış amaçlı satış yapmadığının görülebileceği, 20 gün gibi kısa bir süre içerisinde yapılan soruşturma neticesinde şirkete ceza verildiği, ancak soruşturma süresinin kısalığından da anlaşıldığı üzere şeklen bir soruşturma yapıldığı, hiç bir delil toplanmadığı, gerekli araştırmanın yapılmadığı, şirkete ceza verilen Kurul kararında sadece Kurul Başkanının imzasının bulunduğu, diğer üyelerin imzalarının bulunmadığı, ayrıca toplantıya ilişkin olarak toplantı ve karar yeter sayılarının oluştuğuna ilişkin tutanağın da yer almadığı, dolayısıyla hukuken geçerli bir Kurul kararı bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.