‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2019/4494 K.2024/693

Esas No: 2019/4494 · Karar No: 2024/693 · Karar Tarihi: 12.02.2024
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/4494
Karar No:2024/693

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Likit Petrol Gazı ve Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti.

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Piyasası Düzenleme Kurumu

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisans sahibi davacı şirkete ait tesiste 10/04/2016 tarihinde yapılan denetimde, kendi tescilli marka, mülkiyet ve sözleşme kapsamı haricindeki diğer LPG dağıtıcılarının marka ve mülkiyetinde olan LPG tüplerinin dolum tesisi sınırları içerisinde, tüp dolumunun yapıldığı rapmada (sundurmada) bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 442.596,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin faaliyette bulunduğu işyerinde yapılan denetimde dolum rampasında ve değişik yerlerde farklı markalara ait çok sayıda değişik ebatlarda tüpün bulunduğunun tespit edildiği, söz konusu denetime ait tutanağın işletme yetkilisi tarafından da itiraz edilmeyerek ve herhangi bir şerh düşülmeden imzalandığı, LPG dağıtıcı lisansı sahiplerinin dolum tesislerinde sadece kendi tescilli markası ve amblemini taşıyan LPG tüplerininin ya da anlaşması olan firmaların tüplerini doldurabileceği, davacı tarafından tespiti yapılan başka firmalara ait tüplerin doldurabileceğine ilişkin herhangi bir anlaşmanın dosyaya sunulmadığı, davacı tarafından ... Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde yaptırılan tespitin denetimden beş gün sonrasına ait olduğunun görüldüğü, bu nedenle tespit raporunda yer verilen hususların işleme esas alınan denetimdeki tespitleri geçersiz kılmayacağı, soruşturma sürecinin usulüne uygun olarak yürütüldüğü ve davacının savunması alınmak suretiyle işlem tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, tesisin faal durumda olmadığı, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında 15/04/2016 tarihinde yaptırılan tespit neticesinde düzenlenen raporda bu hususun doğrulandığı, makina ve ekipmanların üretim yapacak durumda olmadığı, diğer firmalara ait olan tüplerin tüketicilerden alınan ve hurdaya verilecek olan tüpler olduğu, piyasa şartlarında firmaların kendi logolu tüplerinin daha fazla kullanımını teşvik için bu yöntemi kullandığı, herhangi bir kötü niyetin söz konusu olmadığı, idari para cezası verilirken takdir yetkisinin gerekçesiz olarak üst sınırdan kullanıldığı dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ

OLAY:
"...-... Karayolu,.... Km, Merkez/ADIYAMAN" adresinde LPG dağıtıcı lisansı ile faaliyet göstermekte olan davacı şirkete ait tesiste 10/04/2016 tarihinde yapılan denetimde, tesis sınırları içerisindeki dolum rampası üzerinde davacı şirkete ait tüpler dışında farklı firmalara ait tüplerin de bulunduğunun tespit edilmesi üzerine davalı idarece soruşturma açılmasına karar verilmiş, soruşturma sürecinin sonunda ... tarihli ve ... sayılı Soruşturma Raporu düzenlenerek davacıya tebliğ edilmiş ve savunması alınmış, devamında davacının savunmasına itibar edilmeyerek isnad olunan eylemlerin 5307 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 20. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendine aykırılık oluşturduğu gerekçesi ile anılan Kanun'un 16. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 442.596,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı Kurul kararı alınmıştır.

Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "Üretim ve Dağıtım" başlıklı 5. maddesinin dokuzuncu fıkrasının (c) bendinde, dağıtıcıların tüplü LPG faaliyeti yaparken dolum tesislerinde sadece kendi tescilli markası ve amblemini taşıyan LPG tüplerinin dolumunu yapmak, dolum anlaşması olan firmaların tüplerini anlaşma şartları uyarınca doldurmakla yükümlü oldukları kurala bağlanmıştır.

Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin "LPG Dağıtıcı Lisansı sahiplerinin yükümlülükleri" başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte bulunan (f) bendinde, LPG Dağıtıcı Lisansı sahiplerinin başka dağıtıcıların bayilerine satış ve ikmal yapmamak, dolum anlaşması yaptığı dağıtıcılara ait LPG tüpleri hariç olmak üzere, diğer dağıtıcıların marka ve amblemini taşıyan boş veya dolu LPG tüplerini tesislerinde, ikmal araçlarında bulundurmamak ve bu tüpler ile bayilerine ikmal yapmamak, ile yükümlü oldukları kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5307 sayılı Kanun'un aktarılan kuralları uyarınca, dağıtıcı lisansı sahibi işletmelerin, tüplü LPG faaliyeti yaparken, farklı marka tüp dolumu yapmaması gerekmekte olup dağıtıcılar bakımından muhtelif cins ve marka tüpleri tesisinde bulundurmama gibi bir yükümlülüğün kanunda öngörülmediği; bununla birlikte yukarıda yer verilen Yönetmelikte ise diğer dağıtıcıların marka ve amblemini taşıyan boş veya dolu LPG tüpleri tesislerinde bulundurmamanın dağıtıcılar bakımından yükümlülük olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Öncelikle, uyuşmazlıkta uygulanacak hukuk kuralının hangisi olduğunun değerlendirilmesi ve belirlenmesi gerekmektedir.

Hukuk düzenimizde geçerli olan normlar hiyerarşisine göre, kanunlarla idarenin düzenleyici işlemleri arasında kanuna üstünlük tanıyan bir hiyerarşik ilişki bulunmaktadır. Normlar hiyerarşisinin en temel anlamı ve sonucu, alt düzeydeki normun üst norma aykırı hükümler taşıyamayacağıdır.

Bu açıdan, idarelerin, takdir yetkisini kullanarak tesis ettikleri düzenleyici işlemlerin, normlar hiyerarşisi uyarınca, dayanağı olan üst hukuk kurallarına uygun olması ve kamu yararını amaçlaması gerektiği açıktır.

Normlar hiyerarşisine göre, yönetmelik, tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici idari işlemlerin, üst hukuk kuralının uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla "açıklayıcı" ve üst hukuk normunda yer alan temel hususları "detaylandırıcı" mahiyette hükümler taşıyan, dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümlere aykırı düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemler olduğu kuşkusuzdur.

5307 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre, dağıtıcı lisansı sahibi işletmelerin, tüplü LPG faaliyeti yaparken, farklı marka tüp dolumu yapmaması gerekmektedir. Kanunda bunun ötesinde muhtelif cins ve marka tüpleri tesisinde bulundurmama yükümlülüğü öngörülmemiştir. Dolayısıyla, dağıtıcı lisansı sahibi işletmelerin, tesislerinde muhtelif cins ve marka tüpleri bulundurması eylemine hukuki sonuç bağlanabilmesi ancak sözü edilen farklı cins ve marka tüplere dolum yapılması halinde mümkündür.

Aktarılan mevzuat hükümlerinin normlar hiyerarşine yönelik temel ilkelerle birlikte değerlendirilmesinden, dağıtıcı lisansı sahiplerinin diğer dağıtıcıların marka ve amblemini taşıyan boş veya dolu LPG tüpleri tesislerinde bulundurma eylemini yükümlülük olarak düzenleyen ve bu eyleme 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinde öngörülen idari para cezasının uygulanması sonucunu doğuran bahse konu Yönetmeliğin 20. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin, kanunda öngörülen yükümlülüğü aşan bir mahiyette olduğu sonucuna varılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, LPG dağıtım lisansına sahip davacı şirketin dolum tesisinde denetim yapıldığı, anılan denetim sonucu düzenlenen tutanakta; muhtelif marka tüplere dolum yapıldığına yönelik hiçbir ifadenin yer almadığı, bilakis söz konusu tüplerin boş olduğu, tesisin faal durumda olmadığının tespit edildiği, davacı şirketin farklı cins ve marka tüplere dolum yapılmadığı ve tesisin gayri faal olduğu hususunu da içeren savunmasının davalı idarece haklı bulunmadığı, LPG dolum tesisinde farklı cins ve marka tüpler bulundurduğundan bahisle davacı şirkete idari para cezasının verildiği anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla, davalı idare tarafından LPG dolum tesisi içerisinde ve çevresinde muhtelif cins ve marka tüp bulunduğunun tespiti yapılmış olmakla birlikte, bahse konu tüplere lisansında belirtilen faaliyet konusu ve haklara aykırılık teşkil edecek bir biçimde dolum yapıldığına yönelik herhangi bir somut tespit yapılmamış, aksine tüplerin boş olduğu ve tesisin de faal olmadığı yönünde tespit yapılmıştır. Başka bir deyişle, dava konusu işlem, davacı şirketin LPG tesisinde ve çevresinde bulunan farklı cins ve marka tüplere dolum yapılmadığına yönelik iddiasının aksi ortaya konulmadan tesis edilmiştir.

Bu durumda, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 12/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?