‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku

Danıştay 13. Daire E.2019/3759 K.2023/5745

Esas No: 2019/3759 · Karar No: 2023/5745 · Karar Tarihi: 13.12.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3759
Karar No:2023/5745

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Akaryakıt Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti.

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisans sahibi davacı şirketin sözleşmeli bayisine ait akaryakıt istasyonunda 19/06/2013 tarihinde yapılan denetimde, istasyon otomasyon sistemindeki arızanın mevzuatta öngörülen süre içerisinde giderilmediğinin tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 70.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; otomasyon sistemine sağlıklı veri akışı olmayan 3 (üç) nolu tankın içerisinde akaryakıt bulunduğu ve otomasyon sistemine sağlıklı bir şekilde bağlı olmayan bu tankın içindeki yakıtın piyasa faaliyetine konu edildiği, bu durumda, davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda otomasyon sistemiyle uyumlu olmayan tanktaki yakıtın piyasa faaliyetine konu edilmesi nedeniyle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca para cezasıyla cezalandırılmasının gerektiği, ancak herhangi bir kriter gözetilmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle kanunda öngörülen üst sınırdan idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu kararda bu yönüyle hukuka ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; davacı şirketin bayisinde yapılan denetimde düzenlenen tutanak ve soruşturma raporuyla, istasyonda otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmadığının ve otomasyon sisteminde oluşan arızaların 1240 sayılı Kurul kararının belirtilen süre içerisinde dağıtıcı lisansı sahibi şirket tarafından giderilmesi gerekirken giderilmediğinin sabit olduğu, dağıtıcı lisansı sahiplerinin, Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmak ve uygulamakla yükümlü oldukları, bu yükümlülüğün bayide sürekli denetimi gerektirdiği, davacının denetim tarihinden 3 (üç) ay önce 20/03/2013 tarihli dilekçeyle, bayisinin, uyarılarına rağmen, sistemin arızalı olduğunu iddia ederek sistemi açmadığını, bayinin alış olmadığı hâlde satış yaptığını tespit ettiklerini davalı idareye bildirmiş olmasının davacıyı sorumluluktan kurtarmayacağı, bayideki otomasyon sisteminin arızalı olduğu dağıtıcı tarafından bilinmesine rağmen, bayinin ve dağıtıcının mevzuatla yasaklanmış şekilde ticari faaliyetini devam ettirdiği ve bu durumun aylarca devam ettiği dikkate alındığında, davalı idarece 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 7. fıkrasında belirlenen üst sınırdaki tutar üzerinden idari para cezası verilmesinde, ölçülülük ilkesine ve 5015 sayılı Kanun'un amacına aykırılık, dava konusu işlemin iptaline dair aksi yöndeki Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, Mahkemece yerindelik denetimi yapıldığı, lehe kanun değişikliği kapsamında ihtar müessesinin işletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak esastan incelenen davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 13/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?