Danıştay 13. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2019/3388 K.2024/3659
Özet: (1) Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin kaçak kullanım uygulamalarının mevzuata aykırı olduğu iddiasıyla 30 günlük ihtar süresinin dolmasının ardından yasal para cezası ve geri ödeme süreçleri incelenmiştir. (2) Danıştay, önceki kararın belirlediği ihtar süresinin sona erdiğini ve mevzuata aykırı eylemlerin ortadan kaldırıldığını kabul ederek, olunan idari para cezasının iptali ve ilgili giderleri davalıya iade kararını vermiştir.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3388
Karar No:2024/3659
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Elektrik Dağıtım A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Elektrik dağıtım lisansı sahibi davacı şirket tarafından, kaçak elektrik enerjisi tüketimine ilişkin uygulamalarının mevzuata aykırılık teşkil etmesi nedeniyle hakkında uygulanan ihtara konu hususların tam olarak... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararında öngörülen 30 (otuz) günlük ihtar süresi bittikten sonra ortadan kaldırıldığından bahisle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 604.113,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... (temyize konu kararda sehven ... olarak belirtilmiş) sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından, kaçak kullanıma ilişkin işlemlerin iptal edildiği, gecikme zammı ile birlikte iadelerin yapıldığı ve mevzuata aykırılık teşkil eden uygulamalara son verildiği anlaşılmakta ise de,... tarih ve ... sayılı Kurul kararında öngörülen 30 günlük ihtar süresinin 16/11/2016 tarihi itibarıyla sona erdiği ve mahsuplaşma yoluyla geri ödeme yapılacağı bildirilen tüketicilere yapılan ödemelerin davalı idarenin 14/12/2016 tarihli yazısı sonrasında, B.M.K. için 23/12/2016, Ş.T. için 22/12/2016, B.D. için 23/12/2016 ve S.S. G.S. Koop. için 21/12/2016 tarihlerinde gerçekleştirildiği dikkate alındığında, ... tarih ve... sayılı Kurul kararında öngörülen 30 (otuz) günlük ihtar süresi bittikten sonra mevzuata aykırılık teşkil eden hususun tam olarak ortadan kaldırılmış olduğu anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nce; davacı şirketin, ... tarih ve... sayılı Kurul kararı ile, 6446 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 30 gün içinde mevzuata aykırılık teşkil eden hususların giderilmesi hususunda ihtar edildiği ve söz konusu Kurul kararının 17/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı şirketin, bu ihtar sonrası yapılan işlemlere ilişkin olarak davalı idareye gönderilen 10/11/2016 tarihli yazı ile, "mevzuata aykırılık teşkil ettiği tespit edilen kaçak elektrik kullanımına ilişkin tüm iş ve işlemlerin iptal edildiğinin" belirtildiği, davalı idarenin 14/12/2016 tarihli yazısı ile, "Kurum'a sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde kaçak kullanıma ilişkin işlemlerin iptal edilmesi neticesinde, aboneliği devam etmeyenlere gecikme zammı ile birlikte iadelerin yapıldığı ve halen aboneliği devam etmekte olan abonelere iadelerin tahakkuk edecek ilk faturaya yansıtılacağının ifade edildiği, aboneliği devam eden veya etmeyen tüm abonelere iadelerin yeni dönem faturalarının düzenlenmesi beklenmeksizin ivedilikle yapılarak konuya ilişkin bilgi ve belgelerin Kurum'a bildirilmesinin" davacıdan talep edildiği, davacı şirketin 27/12/2016 tarihli cevabında "aboneliği halen devam etmekte olan ..., ..., ... ve ... no'lu tesisatlar için tenzil kWh iade işlemlerinin durdurulduğu ve gecikme zammı ile birlikte iadenin gerçekleştirildiğinin" ifade edildiği;
... tarih ve ... sayılı Kurul kararında öngörülen 30 günlük ihtar süresinin 16/11/2016 tarihi itibarıyla sona erdiği ve mahsuplaşma yoluyla geri ödeme yapılacağı bildirilen tüketicilere ödemelerin davalı idarenin ... tarihli ve ... sayılı yazısı sonrasında, B.M.K. için 23/12/2016, Ş.T. için 22/12/2016, B.D. için 23/12/2016 ve S.S. G.S. Koop. için 21/12/2016 tarihlerinde gerçekleştirildiği, kaçak elektrik tüketimine ilişkin faturaların iptal edilerek iade işlemlerinin tamamlandığı, dolayısıyla kaçak elektrik enerjisi tüketimine ilişkin uygulamaların devam etmediği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, mevzuata aykırılığın davacı şirketçe ihtar edilen süresi içerisinde giderilmediği, mevzuatta kaçak kullanım tespitinden kaynaklanan iade işlemine ilişkin herhangi bir mahsuplaşma yolu öngörülmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, verilen idari para cezasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, ihtara ilişkin Kurul kararında belirtilen mevzuata aykırılığın süresi içerisinde giderildiği, isnat edilen mevzuata aykırılık borç ilişkisinden kaynaklandığından davalı idarenin yetkisi dışında olduğu, soruşturma konusu edilen fiil ile idari para cezası verilen fiilin aynı olmamasının hukuki güvenlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın istemi halinde davalıya iadesine,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2019/3388
Karar No:2024/3659
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Elektrik Dağıtım A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Elektrik dağıtım lisansı sahibi davacı şirket tarafından, kaçak elektrik enerjisi tüketimine ilişkin uygulamalarının mevzuata aykırılık teşkil etmesi nedeniyle hakkında uygulanan ihtara konu hususların tam olarak... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararında öngörülen 30 (otuz) günlük ihtar süresi bittikten sonra ortadan kaldırıldığından bahisle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 604.113,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... (temyize konu kararda sehven ... olarak belirtilmiş) sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından, kaçak kullanıma ilişkin işlemlerin iptal edildiği, gecikme zammı ile birlikte iadelerin yapıldığı ve mevzuata aykırılık teşkil eden uygulamalara son verildiği anlaşılmakta ise de,... tarih ve ... sayılı Kurul kararında öngörülen 30 günlük ihtar süresinin 16/11/2016 tarihi itibarıyla sona erdiği ve mahsuplaşma yoluyla geri ödeme yapılacağı bildirilen tüketicilere yapılan ödemelerin davalı idarenin 14/12/2016 tarihli yazısı sonrasında, B.M.K. için 23/12/2016, Ş.T. için 22/12/2016, B.D. için 23/12/2016 ve S.S. G.S. Koop. için 21/12/2016 tarihlerinde gerçekleştirildiği dikkate alındığında, ... tarih ve... sayılı Kurul kararında öngörülen 30 (otuz) günlük ihtar süresi bittikten sonra mevzuata aykırılık teşkil eden hususun tam olarak ortadan kaldırılmış olduğu anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nce; davacı şirketin, ... tarih ve... sayılı Kurul kararı ile, 6446 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 30 gün içinde mevzuata aykırılık teşkil eden hususların giderilmesi hususunda ihtar edildiği ve söz konusu Kurul kararının 17/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı şirketin, bu ihtar sonrası yapılan işlemlere ilişkin olarak davalı idareye gönderilen 10/11/2016 tarihli yazı ile, "mevzuata aykırılık teşkil ettiği tespit edilen kaçak elektrik kullanımına ilişkin tüm iş ve işlemlerin iptal edildiğinin" belirtildiği, davalı idarenin 14/12/2016 tarihli yazısı ile, "Kurum'a sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde kaçak kullanıma ilişkin işlemlerin iptal edilmesi neticesinde, aboneliği devam etmeyenlere gecikme zammı ile birlikte iadelerin yapıldığı ve halen aboneliği devam etmekte olan abonelere iadelerin tahakkuk edecek ilk faturaya yansıtılacağının ifade edildiği, aboneliği devam eden veya etmeyen tüm abonelere iadelerin yeni dönem faturalarının düzenlenmesi beklenmeksizin ivedilikle yapılarak konuya ilişkin bilgi ve belgelerin Kurum'a bildirilmesinin" davacıdan talep edildiği, davacı şirketin 27/12/2016 tarihli cevabında "aboneliği halen devam etmekte olan ..., ..., ... ve ... no'lu tesisatlar için tenzil kWh iade işlemlerinin durdurulduğu ve gecikme zammı ile birlikte iadenin gerçekleştirildiğinin" ifade edildiği;
... tarih ve ... sayılı Kurul kararında öngörülen 30 günlük ihtar süresinin 16/11/2016 tarihi itibarıyla sona erdiği ve mahsuplaşma yoluyla geri ödeme yapılacağı bildirilen tüketicilere ödemelerin davalı idarenin ... tarihli ve ... sayılı yazısı sonrasında, B.M.K. için 23/12/2016, Ş.T. için 22/12/2016, B.D. için 23/12/2016 ve S.S. G.S. Koop. için 21/12/2016 tarihlerinde gerçekleştirildiği, kaçak elektrik tüketimine ilişkin faturaların iptal edilerek iade işlemlerinin tamamlandığı, dolayısıyla kaçak elektrik enerjisi tüketimine ilişkin uygulamaların devam etmediği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, mevzuata aykırılığın davacı şirketçe ihtar edilen süresi içerisinde giderilmediği, mevzuatta kaçak kullanım tespitinden kaynaklanan iade işlemine ilişkin herhangi bir mahsuplaşma yolu öngörülmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, verilen idari para cezasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, ihtara ilişkin Kurul kararında belirtilen mevzuata aykırılığın süresi içerisinde giderildiği, isnat edilen mevzuata aykırılık borç ilişkisinden kaynaklandığından davalı idarenin yetkisi dışında olduğu, soruşturma konusu edilen fiil ile idari para cezası verilen fiilin aynı olmamasının hukuki güvenlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın istemi halinde davalıya iadesine,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.