Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2019/3145 K.2024/1476
Özet: 1. Uyuşmazlık, Kağıt ve Ambalaj Sanayi A.Ş.’in 25/12/2015‑18/02/2016 döneminde gerçekleştirdiği senet işlemlerinin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesi uyarınca memnuniyet verici davranış (price‑rigging) içermediği gerekçesiyle 6362 sayılı Kanun kapsamında 26.049,00 TL para cezasının verildiği karara itiraz edilmesiydi. 2. Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını bozalarak, Kurul kararının iptal edilmesine karar verdi, temyiz giderlerini davacı üzeri tuttuk, posta gideri avansını iade etmek ve kararın taraflara bildirilmesini sağladı.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3145
Karar No:2024/1476
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurulu
VEKİLLERİ: Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Kağıt ve Ambalaj Sanayi A.Ş. (...) pay piyasasında 25/12/2015-18/02/2016 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 26.049,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kurulca ... pay piyasasında 25/12/2015-18/02/2016 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin incelenmesi sonucunda hazırlanan inceleme raporunda özetle; ... pay piyasasının AOF'sinin yükseldiği 25/12/2015-18/01/2016 döneminde ... pay piyasasında en fazla fiyat yükseltici alım işleminin davacı tarafından gerçekleştirilmiş olduğu, davacının 2.888 adet (%44,83) fiyat yükseltici alım sözleşmesi, toplam 6.980.141 adet (%39,81) fiyat yükseltici alım işleminin bulunduğu, fiyat yükseltici işlem gerçekleştiren toplam 1.480 yatırımcı içerisinde sözleşme sayısı dikkate alındığında tek başına fiyat yükseltici sözleşmelerin %44,83'ünü, fiyat yükseltici işlem miktarının ise %39,81'ini gerçekleştirdiği, ayrıca ... pay piyasasının AOF'sinin düştüğü 19/01/2016-18/02/2016 döneminde ... pay piyasasında en fazla fiyat düşürücü satım işleminin davacı tarafından gerçekleştirildiği, 1.546 adet (%20,27) fiyat düşürücü satım sözleşmesi, 13.321.964 adet (%38,69) fiyat düşürücü satım işleminin bulunduğu, fiyat düşürücü işlem gerçekleştiren toplam 1.521 yatırımcı içerisinde sözleşme sayısı dikkate alındığında davacının tek başına fiyat düşürücü sözleşmelerinin %20,27'sini, fiyat düşürücü işlem miktarının ise %38,69'unu gerçekleştirdiği tespitlerine yer verildiği, Kurulca yapılan değerlendirme sonucunda davacının gerçekleştirdiği fiyat yükseltici alım işlemleri ve fiyat düşürücü satım işlemlerinin miktarının piyasada gerçekleşen benzer nitelikteki işlemlerin miktarı ile diğer yatırımcıların benzer nitelikteki işlemlerinin miktarları dikkate alındığında Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle idari para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
Davacının alım veya satım yapılmasında, farklı fiyat kademelerine emir iletmesi, fiyat yükseltmeye ve fiyat düşürmeye yönelik işlemler yapmasının mevzuatta açıkça piyasa bozucu eylem olarak tanımlandığı, inceleme dönemi içinde toplam 6.980.141 adet (%39,81) fiyat yükseltici alım işlemi, toplam 13.321.964 adet (%38,69) fiyat düşürücü satım işleminin olduğu, dolayısıyla pay piyasasında oluşturduğu hareketlilik ile diğer yatırımcıları yanıltan bir hareket içinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, söz konusu uyuşmazlık yüksek düzeyde teknik bilgi içerdiğinden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, hisse senedi pay piyasalarında gerçekleştirilen işlemlerin azami miktarları konusunda bir sınırlama olmadığı, Karayolları Trafik Kanunu'nda belirli bir hız sınırının aşılması durumunda kabahatten bahsedildiği, örneğin belirlenmiş azami hızın 130 km/h olduğu durumda, ancak bu sınırın aşılması hâlinde yüksek hızdan dolayı oluşan bir kabahatten bahsedilebileceği, somut olayda belirlenmiş bir işlem miktarının bulunmadığı, gerçekleştirilen işlemlerin fazlalığının göreceli bir kavram olduğu, tek başına işlem miktarının yüksek olmasının piyasayı bozucu bir unsur olarak kabul edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, inceleme raporunun konunun uzmanları tarafından sermaye piyasası mevzuatına uygun bir şekilde objektif olarak hazırlandığı, Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin E:..., K:... sayılı kararında Kurul tarafından hazırlanan inceleme ve denetleme raporlarının bilirkişi raporu niteliğinde kabul edildiği, her idarî işlemin olduğu gibi Kurul tarafından alınan kararlarında idarî yargı denetimine tabi olacağı açık ise de, Kurul'un meslek personeli eliyle yürütülen incelemeler sonucunda ulaşılan tespitlerin yer aldığı ve bilirkişi raporu niteliğinde olan raporlarına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek olmadığı, ayrıca davacı tarafından iddia edilen Karayolları Trafik Kanunu'nda yer alan örneğin somut olayla örtüşmediği, zira sermaye piyasaları değişen ve gelişen bir alan olduğundan, piyasa bozucu eylemin belirlenmesinde somut olarak bir işlem tutarı belirlenmesinin mümkün olmadığı, her pay piyasasının hacminin farklı büyüklüklerde olduğu, dolayısıyla hangi işlemlerin piyasa bozucu faaliyet olduğu konusunun somut olayın özelliklerine göre değişiklik göstereceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2019/3145
Karar No:2024/1476
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurulu
VEKİLLERİ: Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Kağıt ve Ambalaj Sanayi A.Ş. (...) pay piyasasında 25/12/2015-18/02/2016 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 26.049,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kurulca ... pay piyasasında 25/12/2015-18/02/2016 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin incelenmesi sonucunda hazırlanan inceleme raporunda özetle; ... pay piyasasının AOF'sinin yükseldiği 25/12/2015-18/01/2016 döneminde ... pay piyasasında en fazla fiyat yükseltici alım işleminin davacı tarafından gerçekleştirilmiş olduğu, davacının 2.888 adet (%44,83) fiyat yükseltici alım sözleşmesi, toplam 6.980.141 adet (%39,81) fiyat yükseltici alım işleminin bulunduğu, fiyat yükseltici işlem gerçekleştiren toplam 1.480 yatırımcı içerisinde sözleşme sayısı dikkate alındığında tek başına fiyat yükseltici sözleşmelerin %44,83'ünü, fiyat yükseltici işlem miktarının ise %39,81'ini gerçekleştirdiği, ayrıca ... pay piyasasının AOF'sinin düştüğü 19/01/2016-18/02/2016 döneminde ... pay piyasasında en fazla fiyat düşürücü satım işleminin davacı tarafından gerçekleştirildiği, 1.546 adet (%20,27) fiyat düşürücü satım sözleşmesi, 13.321.964 adet (%38,69) fiyat düşürücü satım işleminin bulunduğu, fiyat düşürücü işlem gerçekleştiren toplam 1.521 yatırımcı içerisinde sözleşme sayısı dikkate alındığında davacının tek başına fiyat düşürücü sözleşmelerinin %20,27'sini, fiyat düşürücü işlem miktarının ise %38,69'unu gerçekleştirdiği tespitlerine yer verildiği, Kurulca yapılan değerlendirme sonucunda davacının gerçekleştirdiği fiyat yükseltici alım işlemleri ve fiyat düşürücü satım işlemlerinin miktarının piyasada gerçekleşen benzer nitelikteki işlemlerin miktarı ile diğer yatırımcıların benzer nitelikteki işlemlerinin miktarları dikkate alındığında Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle idari para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
Davacının alım veya satım yapılmasında, farklı fiyat kademelerine emir iletmesi, fiyat yükseltmeye ve fiyat düşürmeye yönelik işlemler yapmasının mevzuatta açıkça piyasa bozucu eylem olarak tanımlandığı, inceleme dönemi içinde toplam 6.980.141 adet (%39,81) fiyat yükseltici alım işlemi, toplam 13.321.964 adet (%38,69) fiyat düşürücü satım işleminin olduğu, dolayısıyla pay piyasasında oluşturduğu hareketlilik ile diğer yatırımcıları yanıltan bir hareket içinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, söz konusu uyuşmazlık yüksek düzeyde teknik bilgi içerdiğinden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, hisse senedi pay piyasalarında gerçekleştirilen işlemlerin azami miktarları konusunda bir sınırlama olmadığı, Karayolları Trafik Kanunu'nda belirli bir hız sınırının aşılması durumunda kabahatten bahsedildiği, örneğin belirlenmiş azami hızın 130 km/h olduğu durumda, ancak bu sınırın aşılması hâlinde yüksek hızdan dolayı oluşan bir kabahatten bahsedilebileceği, somut olayda belirlenmiş bir işlem miktarının bulunmadığı, gerçekleştirilen işlemlerin fazlalığının göreceli bir kavram olduğu, tek başına işlem miktarının yüksek olmasının piyasayı bozucu bir unsur olarak kabul edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, inceleme raporunun konunun uzmanları tarafından sermaye piyasası mevzuatına uygun bir şekilde objektif olarak hazırlandığı, Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin E:..., K:... sayılı kararında Kurul tarafından hazırlanan inceleme ve denetleme raporlarının bilirkişi raporu niteliğinde kabul edildiği, her idarî işlemin olduğu gibi Kurul tarafından alınan kararlarında idarî yargı denetimine tabi olacağı açık ise de, Kurul'un meslek personeli eliyle yürütülen incelemeler sonucunda ulaşılan tespitlerin yer aldığı ve bilirkişi raporu niteliğinde olan raporlarına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek olmadığı, ayrıca davacı tarafından iddia edilen Karayolları Trafik Kanunu'nda yer alan örneğin somut olayla örtüşmediği, zira sermaye piyasaları değişen ve gelişen bir alan olduğundan, piyasa bozucu eylemin belirlenmesinde somut olarak bir işlem tutarı belirlenmesinin mümkün olmadığı, her pay piyasasının hacminin farklı büyüklüklerde olduğu, dolayısıyla hangi işlemlerin piyasa bozucu faaliyet olduğu konusunun somut olayın özelliklerine göre değişiklik göstereceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.