Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2019/2650 K.2023/5295
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2650
Karar No:2023/5295
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirkete 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu uyarınca verilen 250.000,00-TL tutarındaki idari para cezasının, 6111 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi ve yapılandırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 6111 sayılı Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasının düzenlenme sistematiğine bakıldığında, Maliye Bakanlığı'na bağlı tahsil dairelerince takip edilen alacakların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında olanlarının fıkranın (a) bendinde; sayma yoluyla belirtilen 9 adet kanuna göre verilen idari para cezalarının (b) bendinde; (a) ve (b) bentlerinde yer alanların dışında olmak ve bazı istisnalar getirilmek suretiyle tüm asli ve fer'i amme alacaklarının (c) bendinde düzenlendiğinin anlaşıldığı, davacının 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinde bulunduğu idari para cezasının 5015 sayılı Kanun kapsamında verilen idari para cezası olması nedeniyle değerlendirmenin 6111 sayılı Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre yapılması gerektiği, davacı tarafından, dava konusu idari para cezasının maddenin (c) bendi kapsamında olduğu ileri sürülmekte ise de, kanun koyucunun idari para cezalarından 6111 sayılı Kanun kapsamında olanları sayma yoluyla (b) bendinde açıkça belirttikten sonra genelleştirerek (c) bendinde tekrar etmesinin kanun yapım tekniği ile bağdaşmayacağı, ayrıca idari para cezalarından hangilerinin kanun kapsamında olduğunu (b) bendinde belirledikten sonra, bunların dışındaki kanunlarda düzenlenmiş olan idari para cezalarının anılan kanun kapsamında olmadığının (c) bendinde yer alan "(...) hariç olmak üzere, (...)" ifadesiyle vurgulandığı anlaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmediği, bu durumda, 6111 sayılı Kanun kapsamına, Maliye Bakanlığı'na bağlı tahsil dairelerinin takip ettiği idari para cezalarından yalnızca Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirlenen kanunlara göre verilen idari para cezaları girdiğinden ve 5015 sayılı Kanun'un anılan bentte yer almadığı anlaşıldığından, söz konusu idari para cezasının 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmasının mümkün olmaması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 6111 sayılı Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, (a) ve (b) bentleri dışında kalan ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 31/12/2010 tarihinden önce olduğu hâlde Kanun'un yayınlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan adli ve idari para cezaları hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği, yapılandırılması istenilen idari para cezasının da bu kapsama girdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, 6111 sayılı Kanun'un (b) bendi ile Kanun kapsamına giren idari para cezalarının sayma yoluyla belirtildikten sonra genelleştirilerek (c) bendinde tekrar edilmesinin kanun yapım tekniği ile bağdaşmayacağı, (b) bendi ile toplumun genelinin karşılaştığı idari para cezalarının Kanun kapsamına alındığı, bunlar dışındaki idari para cezalarının Kanun kapsamında olmadığının (c) bendinde yer alan "hariç olmak üzere" ifadesiyle vurgulandığı, 6111 sayılı Kanun'un kanun yapım sürecinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul görüşmeleri esnasında muhalefet partileri vekillerinin Kanun kapsamına giren idari para cezalarının kapsamının dar tutulduğuna yönelik ifadelerinin olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2650
Karar No:2023/5295
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirkete 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu uyarınca verilen 250.000,00-TL tutarındaki idari para cezasının, 6111 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi ve yapılandırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 6111 sayılı Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasının düzenlenme sistematiğine bakıldığında, Maliye Bakanlığı'na bağlı tahsil dairelerince takip edilen alacakların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında olanlarının fıkranın (a) bendinde; sayma yoluyla belirtilen 9 adet kanuna göre verilen idari para cezalarının (b) bendinde; (a) ve (b) bentlerinde yer alanların dışında olmak ve bazı istisnalar getirilmek suretiyle tüm asli ve fer'i amme alacaklarının (c) bendinde düzenlendiğinin anlaşıldığı, davacının 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinde bulunduğu idari para cezasının 5015 sayılı Kanun kapsamında verilen idari para cezası olması nedeniyle değerlendirmenin 6111 sayılı Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre yapılması gerektiği, davacı tarafından, dava konusu idari para cezasının maddenin (c) bendi kapsamında olduğu ileri sürülmekte ise de, kanun koyucunun idari para cezalarından 6111 sayılı Kanun kapsamında olanları sayma yoluyla (b) bendinde açıkça belirttikten sonra genelleştirerek (c) bendinde tekrar etmesinin kanun yapım tekniği ile bağdaşmayacağı, ayrıca idari para cezalarından hangilerinin kanun kapsamında olduğunu (b) bendinde belirledikten sonra, bunların dışındaki kanunlarda düzenlenmiş olan idari para cezalarının anılan kanun kapsamında olmadığının (c) bendinde yer alan "(...) hariç olmak üzere, (...)" ifadesiyle vurgulandığı anlaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmediği, bu durumda, 6111 sayılı Kanun kapsamına, Maliye Bakanlığı'na bağlı tahsil dairelerinin takip ettiği idari para cezalarından yalnızca Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirlenen kanunlara göre verilen idari para cezaları girdiğinden ve 5015 sayılı Kanun'un anılan bentte yer almadığı anlaşıldığından, söz konusu idari para cezasının 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmasının mümkün olmaması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 6111 sayılı Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, (a) ve (b) bentleri dışında kalan ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 31/12/2010 tarihinden önce olduğu hâlde Kanun'un yayınlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan adli ve idari para cezaları hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği, yapılandırılması istenilen idari para cezasının da bu kapsama girdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, 6111 sayılı Kanun'un (b) bendi ile Kanun kapsamına giren idari para cezalarının sayma yoluyla belirtildikten sonra genelleştirilerek (c) bendinde tekrar edilmesinin kanun yapım tekniği ile bağdaşmayacağı, (b) bendi ile toplumun genelinin karşılaştığı idari para cezalarının Kanun kapsamına alındığı, bunlar dışındaki idari para cezalarının Kanun kapsamında olmadığının (c) bendinde yer alan "hariç olmak üzere" ifadesiyle vurgulandığı, 6111 sayılı Kanun'un kanun yapım sürecinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul görüşmeleri esnasında muhalefet partileri vekillerinin Kanun kapsamına giren idari para cezalarının kapsamının dar tutulduğuna yönelik ifadelerinin olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.