‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2019/2603 K.2024/3258

Esas No: 2019/2603 · Karar No: 2024/3258 · Karar Tarihi: 11.09.2024
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2603
Karar No:2024/3258

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Elektrik Dağıtım A.Ş.

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, OG (orta gerilim) şebeke bağlantı modeli kurma yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edildiğinden bahisle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 572.186,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından, uzaktan izleme sisteminin 24/12/2013 tarihinde geçici kabulünün ve 31/12/2014 tarihinde kesin kabulünün tamamlandığı, geçici kabul tarihinden itibaren OG şebeke bağlantı modelinin oluşturulduğu ileri sürülmekte ise de, dağıtım bölgesinde OG seviyesinde meydana gelen bütün uzun kesintilerde, kesintiden etkilenen OG kullanıcılarının sayısının tedarik sürekliliği kayıt sistemi tarafından OG şebeke bağlantı modeli kullanılarak belirlendiği, davacı tarafından dava dosyasına sunulan belgelerin reaktif güç kompanzasyon sistemleri ile enerji kalitesinin izlenmesine yönelik olduğu ve OG şebeke bağlantı modeli ile ilgili olmadığı, OG şebeke bağlantı modelinin kurulduğunu tevsik edecek dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, ayrıca davacı şirketçe davalı idareye sunulan 03/03/2016 tarihli yazı ekinde yer alan bilgi formunda, "OG şebeke bağlantı modeli kurma yükümlülüğünün 01/01/2016 tarihi itibarıyla tamamlanmadığı ve modelin 31/12/2019 tarihine kadar kurulabileceğinin" belirtildiği, yine davacı şirketin 02/08/2016 tarihli yazılı savunmasında, "şebeke bağlantı modeline ilişkin olarak çalışmalara devam edildiğinin" belirtildiği anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, şirket 26/07/2013 tarihi itibarıyla özelleştirme ile devralındığından 01/01/2014 tarihine kadar uyuşmazlık konusu yükümlülüğün yerine getirilmesinin mümkün olmadığı, lisans bölgesindeki tüm olumsuz durumlara rağmen özveriyle tüm yükümlülüklerin yerine getirilmeye çalışıldığı, davalı idarece herhangi bir inceleme ya da tespit yapılmaksızın yaptırım uygulandığı, davalı idarenin savunmalarının ayrıca bir araştırma yapılmaksızın karara dayanak alındığı, 03/03/2016 tarihli yazılarında söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmediği yönündeki ifadeye ilgili personelce sehven yer verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 11/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?