‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2019/2358 K.2024/1329

Esas No: 2019/2358 · Karar No: 2024/1329 · Karar Tarihi: 19.03.2024
Özet: (1) Uyuşmazlık, akaryakıt taşıyan bayilik lisansı sahibinin otomasyon sistemine yapılan müdahaleyi bildirme zorunluluğunu yerine getirmemesi ve lisans numarasını faturalarda yer tutmaması nedeniyle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından 920.000 TL (850.000 TL + 70.000 TL) idarî para cezası verilmesinin iptali talebine dayanmaktadır. (2) Danıştay, 13. Daire olarak, bu kararın Anayasa’na aykırı olduğunu belirterek, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 2019/2358 Esas numaralı kararı iptal etmiş, cezayı kaldırmış ve ilgili tutarı davalıdan davacının yanına iade etmiştir.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2358
Karar No:2024/1329

TEMYİZ EDENLER: 1. (DAVALI)... Kurumu

VEKİLİ: Av. ...

2. (DAVACI) ... Akaryakıt Dağıtım Taşımacılık İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş.

İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirket tarafından, bayisi konumunda olan BAY/939-82/31789 sayılı istasyonlu bayilik lisansı sahibi ... Petrol Ürünleri Dinlenme Tesisleri İletişim Nakliyat Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne (...) ait istasyonda 15/02/2013 tarihinde gerçekleştirilen denetimde; mezkûr bayilik lisansı sahibince istasyon otomasyon sistemine yapılan müdahaleyi Kurum’a bildirme yükümlüğünü yerine getirmediğinden bahisle 850.000,00-TL, anılan bayiye yaptığı akaryakıt satışlarına ilişkin düzenlemiş olduğu faturada muhatabın (bayilik lisansı sahibinin) lisans numarasına yer vermediğinden bahisle 70.000,00-TL olmak üzere toplam 920.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; otomasyon sistemine yapılan müdahaleyi Kurum’a bildirme yükümlüğünü yerine getirmediğinden bahisle 850.000,00-TL idarî para cezası verilmesi yönünden;
Dava konusu işleme dayanak oluşturan Kanun hükmünün maktu para cezasına yer verilmiş olması nedeniyle, Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine varılarak Mahkemelerinin ... tarih ve E.... sayılı kararıyla itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapıldığı, Anayasa Mahkemesi'nin 01/11/2017 tarih ve E.2017/97, K.2017/148 sayılı kararında özetle ''... Kanun koyucunun petrol kaçakçılığıyla mücadele edilmesi amacıyla etkili bir denetim sisteminin kurulmasını hedeflediği, bu hedef doğrultusunda dağıtıcı lisans sahiplerine bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurma ve uygulama yükümlülüğü getirdiği, bu yükümlülüğün ihlâl edilmesi hâlinde uygulanacak yaptırımı maktu idari para cezası olarak belirlediği, Kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında söz konusu fiillerin karşılığında idari cezalar öngörmesinin kamu yararını sağlamaya yönelik olduğu'' gerekçesiyle itirazın reddedildiği, bu itibarla maktu şekilde belirlenen cezanın adalete ve ölçülülük ilkesine aykırı olmadığı;
Bu durumda, davacının bayisine ait istasyonda 15/02/2013 tarihinde akaryakıt istasyonunda yer altı tanklarının bağlı olduğu otomasyon sistemine ait fişin takılmamak suretiyle otomasyon sistemine müdahalede bulunması nedeniyle bu husustaki denetim ve bildirim görevinin davacı tarafından yerine getirilmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemin maktu şekilde belirlenen 850.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı;
Akaryakıt satışlarına ilişkin düzenlemiş olduğu faturada muhatabın (bayilik lisansı sahibinin) lisans numarasına yer vermediğinden bahisle 70.000,00-TL idarî para cezası verilmesi yönünden;
Davacı şirket tarafından, bayisi olan şirkete yaptığı akaryakıt satışlarına ilişkin düzenlemiş olduğu faturada muhatabın (bayilik lisansı sahibinin) lisans numarasına yer vermediği hususunun sabit olduğu görülmekle birlikte kanun koyucu tarafından anılan eylemin gerçekleşmesi hâlinde verilecek idarî para cezası için alt ve üst sınır belirlenerek idareye takdir yetkisinin tanındığı, davalı idarece kendisine tanınan takdir yetkisinin; fiilin haksızlık içeriği, davacının kusur durumu ve ekonomik büyüklüğü gibi kıstaslara göre bir değerlendirme yapılmaksızın kullanıldığı anlaşıldığından, üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, kısmen davanın reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davalı idare tarafından ön araştırma ve soruşturma prosedürü atlanarak, sadece kendisine sunulan tutanak ve kolluk evrakları üzerinden, orantılılık ve ölçülülük ilkelerine aykırı cezalandırma yoluna gidildiği, dava dilekçesinin ekinde sunulan Anayasa Mahkemesi'nin emsal kararları doğrultusunda dava konusu işlemin iptal edilmesi gerektiği, iş yerinde hiçbir şekilde gizli yer altı tankı bulunmadığı, istasyonda yer alan tüm akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçerli olduğu, isnat edilen fiile ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı bir delilin bulunmadığı, lehe yapılan düzenlemelerin davalı idare tarafından dikkate alınmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu; davalı idare tarafından, harçtan muaf oldukları, fiilin sabit olduğu, üst sınırdan idarî para cezası verilmesinde idarelerinin takdir yetkileri olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ

OLAY:
Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirket tarafından, bayisi konumunda olan ... sayılı istasyonlu bayilik lisansı sahibi ... Petrol Ürünleri Dinlenme Tesisleri İletişim Nakliyat Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne (...) ait istasyonda 15/02/2013 tarihinde gerçekleştirilen denetimde; mezkûr bayilik lisansı sahibince istasyon otomasyon sistemine yapılan müdahaleyi Kurum’a bildirme yükümlüğünü yerine getirmediğinden bahisle 850.000,00-TL, anılan bayiye yaptığı akaryakıt satışlarına ilişkin düzenlemiş olduğu faturada muhatabın (bayilik lisansı sahibinin) lisans numarasına yer vermediğinden bahisle 70.000,00-TL olmak üzere toplam 920.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle 19. maddesinde idarî para cezaları, "İdarî yaptırımlar" başlıklı 20. maddesinde ise esas olarak piyasa faaliyetinin (geçici veya süresiz) durdurulması ve lisans iptali hususları düzenlenmiştir.

7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33. maddesi ile, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesi, "İdarî yaptırımlar; tedbirler, lisans iptalleri ve idarî para cezalarından oluşur. (...)
Bu Kanuna göre idarî yaptırımlar aşağıdaki usulde yürütülür:
a) Lisans sahibi kişiler hakkında bu Kanuna, ikincil mevzuata veya lisans hükümlerine, Kurul kararlarına aykırı davranılması hâlinde; Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller için ilgilisine Kurum veya Kurumca yetkilendirilen kuruluşlar tarafından, otuz gün içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi hâlde hakkında geçici durdurma yapılabileceği ihtar edilir. Verilen ihtar süresi sonunda mevzuata aykırı durumu devam ettirenlerin ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiilin tespit tarihinden itibaren iki yıl içerisinde tekrar edilmesi hâlinde ise ihtar işlemi uygulanmaksızın ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Geçici durdurma süresince, tehlikeli eylemin veya kötüniyetin veya ürünlerde zarar oluşmasının önlenmesi ile faaliyetin durdurulmasına neden olan durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin faaliyetler dışında hiçbir piyasa faaliyeti yapılamaz. Geçici durdurma süresi sonunda da tespit edilen aykırılıklar giderilmezse, faaliyetin durdurulmasına devam edilerek soruşturma başlatılır ve gerekli idari yaptırımlar uygulanır. (...)" şeklinde değiştirilmiştir.

7164 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller için, 20'nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen ihtar yapıldıktan sonra sonucuna göre gerekirse idari soruşturma başlatılarak yaptırımlar uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce lisansı sonlandırılan veya iptal edilenler hakkında düzeltme imkânı bulunan fiiller için herhangi bir idari işlem tesis edilmez." kuralına yer verilmiştir.

Öte yandan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 tarihli, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.

5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer verilen kural kapsamında 14/03/2019 tarih ve 8487-3 sayılı Kurul kararı ile, "mali belgelerde muhatabın lisans numarasının bulunmaması" niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1. Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının otomasyon sistemine yapılan müdahaleyi Kurum’a bildirme yükümlüğünü yerine getirmediğinden bahisle 850.000,00-TL idarî para cezası verilmesine dair kısmı yönünden davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının incelenmesi;
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının akaryakıt satışlarına ilişkin düzenlemiş olduğu faturada muhatabın (bayilik lisansı sahibinin) lisans numarasına yer vermediğinden bahisle 70.000,00-TL idarî para cezası verilmesine dair kısmı yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının incelenmesi;
7164 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önce, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde idarî para cezaları, 20. maddesinde ise diğer yaptırımlar düzenlenmiş olup, idarî para cezalarının da idarî yaptırım oldukları hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte, 5015 sayılı Kanun'da idarî para cezaları ile diğer yaptırımlar farklı usûl ve esaslara bağlanmıştır. Bu bağlamda 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde, 15 günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi yönünde yapılması gereken ihbar, idarî para cezası verilebilmesinin ön şartı olarak belirtilmediği hâlde, idarî para cezası dışındaki idarî yaptırımları düzenleyen 20. maddesinin önceki metninde, lisans iptali için aykırılığın giderilmesi yönünde 15 günlük süre tanıyan ihbar yapılması zorunlu görülmüştür. Daha da önemlisi, ilgiliye verilen 15 günlük süre içerisinde aykırılıklar giderildiği takdirde piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla birlikte, söz konusu aykırılığın verilen süre içerisinde giderilmiş olması idarî para cezası verilmesine engel değildir. Başka bir anlatımla, ilgilinin mevzuata aykırı fiili hem idarî yaptırım uygulanmasını hem de idarî para cezası verilmesini gerektiriyorsa, aykırılığın verilen süre içerisinde giderilmesi durumunda ilgilinin piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulması ve lisans iptali gibi yaptırımlar uygulanmayacak, ancak söz konusu mevzuata aykırılık nedeniyle idarî para cezası uygulanabilecektir.

Değişiklikten sonra ise, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan yeni düzenleme ile, idarî yaptırımlar sayılmış ve idarî para cezalarının da 20. maddedeki hükme tâbi olacağı belirtilmiştir.

Bu itibarla, 19. maddede yer verilen idarî para cezalarına ilişkin fiillerden Kurul tarafından belirlenen "niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olanlar" için otuz günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi hâlde hakkında geçici durdurma yapılabileceğinin ihtar edileceğine ilişkin düzenlemenin, idarî para cezaları yönünden cezalandırılmadan önce mevzuata aykırı davranışta bulunan kişi veya kişilere söz konusu aykırılığın ortadan kaldırılması için tanınmış bir imkân olduğu, bu yönüyle ihtarın kişinin cezalandırılabilmesine ilişkin bir ön şart teşkil ettiği ve anılan Kanun değişikliğinin failin lehine olduğu anlaşılmaktadır.

Bu bağlamda, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri işleyenlerin önceki kanun döneminde doğrudan idarî para cezasına muhatap oldukları hâlde, söz konusu kanun değişikliğinden sonra aynı fiilleri işleyenlerin ihlâlin ortadan kaldırılması hususunda ihtar edilmelerinin öngörülmesi, böylelikle ihtar edilen kişilerin söz konusu ihlâli ortadan kaldırarak ceza almaktan kurtulabilmelerine imkân tanınması karşısında, ihtar müessesesinin maddî hukuka etkisinin bulunduğu ve lehe kanun kapsamında belirtilen fiilleri önceki kanun döneminde işleyenler yönünden de geçmişe etkili olarak uygulanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Diğer taraftan, 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idarî para cezası verilmemiş olan ve niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri işleyenler için nasıl bir usûl izleneceği öngörülmüş; ikinci fıkrasında ise maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul tarafından karara bağlanmış idarî para cezalarının tahsiline ilişkin kurallara yer verilmiştir.

Söz konusu Geçici maddede, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri kanun değişikliğinden önce işleyen ve haklarında idarî para cezası uygulanan kişiler yönünden ne gibi bir işlem yapılacağı açıklanmamış olmakla birlikte, yeni düzenlemede yer alan ihtar müessesesi lehe kanun niteliğinde olduğundan, yargı aşamasındaki idarî para cezaları ile ilgili olarak yargı yerleri tarafından lehe kanun hükümlerinin belirtilen kişiler hakkında da uygulanması gerektiği açıktır.

Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, 5015 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılan "mali belgelerde muhatabın lisans numarasının bulunmaması" fiili nedeniyle idarî para cezası verilmeden önce ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun niteliği taşıyan söz konusu kuralın davacıya da uygulanması gerekmektedir.

Bu itibarla, dava konusu işlemin anılan kısmının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının ve davalının temyiz istemlerinin reddine;
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun otomasyon sistemine yapılan müdahaleyi Kurum’a bildirme yükümlüğünü yerine getirmediğinden bahisle...-TL idarî para cezası verilmesine dair kısmı yönünden reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının ONANMASINA;
3. Kısmen davanın reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun akaryakıt satışlarına ilişkin düzenlemiş olduğu faturada muhatabın (bayilik lisansı sahibinin) lisans numarasına yer vermediğinden bahisle ...-TL idarî para cezası verilmesine dair kısmı yönünden reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının GEREKÇEYLE ONANMASINA;
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan, ...-TL temyiz harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
6. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
7. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 19/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?