Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2019/2229 K.2024/1561
Özet: Uyuşmazlık, Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptalini talep etmesidir. Danıştay, kararın bozulmasına gerek görmediği için temyiz talebini reddetti ve Bölge İdare Mahkemesi kararını onayladı.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2229
Karar No:2024/1561
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... tarih ve ... sayılı ihtari yazı ile ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı gereğince 2013 yılı içerisinde sunduğu aylık tarife bildirim tablolarının davalı idarece incelendiği, ... tarih ve ... sayılı Tarifeler Dairesi Başkanlığı müzekkeresi ve eki İnceleme ve Değerlendirme Raporunda, davacı ile ... tarih ve ... sayılı ithalat lisansı sahibi ... A.Ş. arasında 2013 yılı tüketim tahmini çerçevesinde 63,3 milyon sm³ doğal gaz satış sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu sözleşmede abone fiyatı olarak BOTAŞ'ın abone müşterilerine uyguladığı fiyatın %3 daha fazlasının sözleşme fiyatı olarak belirlendiği ve bu fazlalığın iade edilmediğinin belirtildiği, davacı şirketin 2013 yılı için 403 milyon sm³ doğal gaz ihtiyacı belirlediği, 17/09/2012 tarihinde tedarikçilerle yazışmaya başladığı, bu süreçte doğal gaz ihtiyacını 459 milyon sm³ olarak revize ettikleri, revizyonu 15/10/2012 tarihinde BOTAŞ'a bildirdikleri, sonra tekrar 407 sm³ olarak revize edilerek yine BOTAŞ'a bildirdikleri, BOTAŞ'ın 350 milyon sm³'lük kısmı için 19/11/2012 tarihinde sözleşme göndermesi üzerine 350 milyon sm³ için 30/11/2012 tarihinde imzalandığı, sonrasında davacının müşterisi ile yaşadığı değişiklik üzerine BOTAŞ ile yeniden 345 milyon sm³ üzerinden revize edilerek son hâlini aldığı, tedarikçi şirketlerle yazışmalar sonucunda 01/01/2013-31/12/2013 tarihlerinde doğal gazın %80'inin BOTAŞ %20'sinin ... A.Ş.'den temin edileceğine ilişkin imzalanan 31/12/2012 tarihli 3 taraflı sözleşmenin ve 09/05/2014 tarihli Yeminli Mali Müşavir Raporu sunulduğu, ... tarihinde ... sayılı soruşturma raporunun düzenlendiği, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile Tarifeler Dairesi Başkanlığınca detaylı çalışma yapılmasına karar verildiği, ... tarih ve ... sayılı Tarifeler Dairesi Başkanlığı yazısında, yazışmalara 17/09/2012 tarihinde başlanarak gazın en ucuz kaynaktan teminine ilişkin girişimlere geç kalındığı ve gerekli özenin gösterilmediğinin belirtildiği, Doğal Gaz Piyasası Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısında, tüketim tahmininin revizeler ve sözleşme sırasında iyi niyeti ile çeliştiğine ilişkin yazısı bulunduğu, dava konusu uyuşmazlıkta, Mahkemelerinin 18/05/2017 tarihli ara kararına istinaden davacı, davalı idare ve BOTAŞ tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarının incelenmesi ve dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmesinden, davacının 13/07/2017 tarihli ara kararı cevabında 2012 yılında gaz tedariki sağlayabilecek 43 firma bulunduğu, teklif götürülen firmalara ilişkin bilgi ve ekli belgelerin sunulduğu; BOTAŞ'ın 29/06/2017 tarihli ara kararı cevabında, davacının taleplerinin karşılanmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı bilgisi ile davacıya 2011, 2012, 2013 yıllarında tedarik edilmiş olan doğal gaz miktarları (yıllık doğal gaz fiili tüketimleri) ve fiyatlarına ilişkin faturaların, belgelerin ve ilgili protokol vb. evrakın sunulduğu, davacı tarafından doğal gaz tedariki için tedarikçi firmaların tamamından teklif istenmediği, teklif istenen firmalara başvuru tarihleri ve BOTAŞ ile yapılan talep revizyonlarında en avantajlı teklif hedefine yönelik eksik çalışmaların bulunduğu, firmalara teklif götürülen tarihlerin doğal gaz piyasasındaki tedarikçilerin diğer firmalarla portföy satışının tamamlandığı tarihler olduğu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilgili tarihlerde yer alan ilanlarda şirketlerin ortakları ve yönetimlerine ilişkin edinilen bilgiler ve davacı şirketin yazışmalarında yer alan şirket logosundaki "Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İZGAZ dört mevsim yaz ..." ibareleri ile "..." mail adresinin kullanıldığı göz önünde tutulduğunda davacı ile ... A.Ş.'nin birbiriyle ilişkili şirketler olduğu, davacının 2013 yılında doğal gaz alımının bir kısmını bu şirketten yaptığı, enerji piyasasında basiretli bir tacirin tüketiciler adına temin ettiği gazı en ucuz kaynaktan temin etme yükümlülüğünü göz önünde bulundurarak hareket etmesi gerekirken değişken revizyonlar ve geciken tekliflerle ilişkili olduğu şirketten yüksek fiyatlı alım yaparak bunu tüketici fiyatlarına yansıttığı anlaşıldığından, davalı idarenin tüketicilerin hak ve menfaatlerinin gözetilmesi görevi kapsamında gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu, söz konusu fiyat farkının tüketicilere haksız yansıtılarak fazladan tahsil edilen bu ücretlerin abonelere iade edilmesine karar verilmesi tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi amacıyla alınmış bir karar olduğundan, davacı şirkete BOTAŞ fiyatı üzerinde bir fiyattan yaptığı doğal gaz alımından kaynaklı olarak tüketiciden bugüne kadar yapılan fazla tahsilatı ilgili tüketicilere iade etmek suretiyle, ilgili mevzuat hükümlerine aykırılığı 60 (altmış) gün içerisinde tam olarak düzeltmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, İdare Mahkemesi kararında hukukî denetimden ziyade yerindelik denetimi yapıldığı, uygulanan idari yaptırımı hukuka uygun göstermeye yönelik yeni sebepler ortaya konduğu, mevzuatta böyle bir zorunluluk olmamasına karşın tüm tedarikçilerden teklif alınmamasının gerekçe olarak gösterildiği, davalı idare tarafından uygulanan yaptırımın somut bir düzenlemeye dayanmadığı, İdare Mahkemesi'nce değerlendirilmeyen bu hususun, Bölge İdare Mahkemesi tarafından da gözetilmediği, herhangi bir mevzuata dayanmayan ceza verildiğinin idarenin bizzat kendisi tarafından da ikrar edildiği, dava konusu Kurul kararının suçta ve cezada kanunilik ilkesi ile örtüşmediği, 4646 sayılı Kanun’un 9. maddesine göre EPDK tarafından uygulanacak yaptırımların lisans iptali ya da idari para cezasından ibaret olduğu, davacı şirketin 2013 yılına yönelik gaz ihtiyacına ilişkin teklifleri 30/09/2012 tarihine kadar topladığı ve EPDK tarafından belirlenen süreleri uygun olarak rezervasyonlar yaptırdığı, tedarikçi şirketlerin tamamından teklif istenmesi gibi bir yasal yükümlülüğün bulunmadığı, BOTAŞ tarafından davacı şirketin talep ettiği gazın tamamının karşılandığının kabulü ile hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacı şirketin 2013 yılı için nihai olarak belirlediği talep miktarının 408 milyon metreküp olduğu BOTAŞ’ın bu talebin sadece 345 metreküplük kısmını tedarik edebileceğini söylediği, en ekonomik koşullarda doğal gaz tedarikinin gerçekleşip gerçekleşmediğini tespiti için sadece BOTAŞ fiyatlarının referans alınmasının hukuka aykırı olduğu, dağıtım şirketlerinin grup şirketleri olan tedarik şirketlerinden gaz alım yapamayacağına yönelik bir yasal düzenlemenin olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, doğal tekel olarak faaliyet gösteren doğal gaz dağıtım şirketlerinin piyasadaki en ucuz kaynaktan doğal gaz temin etmeleri gerekliliğinin 4646 sayılı Kanun’da açıkça düzenlendiği, davacının iddiasının aksine fiilinin mevzuata aykırılık teşkil ettiğini raporlarda açıkça belirtildiği, davacı şirketin tedarikçilerden teklifleri toplamaya geç başlaması nedeniyle mahkeme kararında şirketin teklif toplamakta gecikmiş olduğuna dair değerlendirmeye yapılan itirazın dayanaktan yoksun olduğu, doğal gaz dağıtım şirketlerinin tüm tedarikçilerden teklif alması gerektiğine ilişkin mevzuatta bir düzenleme olmamakla birlikte dağıtım şirketlerinin en ucuz kaynaktan gaz almalarına dair yükümlülüklerin bulunduğu, ülkemizde kullanılan doğal gazın %100'e yakınının ithal edildiği, dava konusu olayın gerçekleştiği dönemde ise söz konusu gazın %75 oranında BOTAŞ tarafından arz edildiği, dolayısıyla piyasada oluşan fiyatın BOTAŞ’ın sunduğu fiyata yakın bir şekilde oluşacağı ve şirketlerinin fiyat belirlemelerinde BOTAŞ fiyatlarını referans gibi gösterildiğinin herkesin malumu olduğu, inceleme ve değerlendirme raporunda toptan satış şirketinin gazı farklı bir şirketten almış olmasına rağmen BOTAŞ’ın fiyatından temin etmiş olduğunun görüldüğü, hatta bu fiyatın 2012 yılına göre daha düşük bir bedelle temin edildiği, buna rağmen fiyatını arttırıldığı, davacı şirket tarafından doğal gaz temin edilen GDF şirketinin davacı şirketin grup şirketi olduğu, davacı şirketin, daha uygun fiyatlarla doğal gaz temin edebilecekken neden daha pahalıya kendi grup şirketlerinden doğal gaz alımı gerçekleştirdiğini açıklayamadığı, Doğal Gaz Piyasası Kanunu uyarınca davacı şirketin BOTAŞ fiyatları ile ve veya BOTAŞ'tan gaz temin etme imkanı bulunmasına rağmen bu fiyatların üzerinde üstelik kendi grup şirketinden temin ederek tüketicilere yansıtmasına cevaz vermesinin mümkün olmadığı, 4646 sayılı Kanun’un 9. maddesinde mevzuata aykırılığın tespit edilmesi hâlinde ilgili şirketin öncelikle mevzuata aykırı durumu gidermek üzere ihtar edilmesi gerektiğinin kurala bağlandığı, Kanun’un yaptırım uygulanması yanı sıra mevzuata aykırı olduğu tespit edilen durumun düzeltilmesini de emrettiği, ihtiyaç duyulan hallerde ise kararda mevzuat aykırı durumun ne şekilde giderebileceğine dair yol gösterildiği, Kurum'un bu uygulamasının pek çok yargı kararında hukuka uygun bulunduğu, aksi durumda mevzuata aykırı davranan şirketlerin yalnızca ihtar edilmesi gibi bir durumun ortaya çıkacağı, bu durumda ise Kanun’da yer verilen mevzuata aykırılığın giderilmesi vurgusunun karşılık bulamayacağı, doğal gaz dağıtım şirketlerinin müşterileri adına temin ettikleri gaza en ucuz kaynaktan alma yükümlülüklerini yerine getirdikleri sürece aynı grup şirketleri de dahil serbest piyasa koşullarında istedikleri tedarik şirketlerinden doğal gaz temin edebilecekleri belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun 9. maddesinin birinci fıkrasında, Kurul'un, doğal gaz piyasasında faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişilere yapacağı yazılı ihtara rağmen mevzuata aykırı durumlarını devam ettirenlere yaptırım ve ceza uygulayacağı; aynı fıkranın (b) bendinde, bu Kanun hükümlerine ve çıkarılan yönetmelik, talimat ve tebliğlere aykırı hareket edildiğinin saptanması hâlinde, üçyüzbin Türk Lirası idari para cezası verileceği ve otuz gün içinde aykırılığın giderilmesinin ihtar edileceği kurala bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan Kanun hükmü uyarınca doğal gaz piyasasında idari para cezası gerektiren fiilleri işleyenler doğrudan idari para cezasına muhatap olmayıp, öncelikle aykırılığın giderilmesi hususunda ihtar edilmeleri gerekmektedir. İhtara rağmen mevzuata aykırı durumu gidermeyenlere idari para cezası uygulanacak, ihtarın gereğinin yerine getirilmesi hâlinde ise idarî para cezası verilemeyecektir. Bu nedenle, Kurum tarafından yapılan ihtarda, muhataba mevzuata aykırılığı nasıl gidereceği hususunda yol gösterilmesinde hukuka aykırı bir durum bulunmamaktadır.
4646 sayılı Kanun'un "Tarifeler" başlıklı 11. maddesinin 4. bendinde, yer verilen "dağıtım şirketleri en ucuz kaynaktan gaz temin ettiklerini verimli ve güvenli işletmecilik yaptıklarını ispat etmek zorunda olup, lisans süresi içinde de bu yükümlülüğe uymak zorundadır." düzenlemesine aykırılıktan doğan uyuşmazlıkta, davacı şirketin "BOTAŞ fiyatı daha ucuz olduğu hâlde, BOTAŞ fiyatı üzerinde bir fiyattan yaptığı doğal gaz alımından kaynaklı olarak tüketiciden bugüne kadar yapılan fazla tahsilatı ilgili tüketicilere iade etmek suretiyle, ilgili mevzuat hükümlerine aykırılığı 60 (altmış) gün içerisinde tam olarak düzeltmesi için" ihtar edilmesinin kanuni dayanağının 4646 sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrası olduğu görülmektedir.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2019/2229
Karar No:2024/1561
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... tarih ve ... sayılı ihtari yazı ile ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı gereğince 2013 yılı içerisinde sunduğu aylık tarife bildirim tablolarının davalı idarece incelendiği, ... tarih ve ... sayılı Tarifeler Dairesi Başkanlığı müzekkeresi ve eki İnceleme ve Değerlendirme Raporunda, davacı ile ... tarih ve ... sayılı ithalat lisansı sahibi ... A.Ş. arasında 2013 yılı tüketim tahmini çerçevesinde 63,3 milyon sm³ doğal gaz satış sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu sözleşmede abone fiyatı olarak BOTAŞ'ın abone müşterilerine uyguladığı fiyatın %3 daha fazlasının sözleşme fiyatı olarak belirlendiği ve bu fazlalığın iade edilmediğinin belirtildiği, davacı şirketin 2013 yılı için 403 milyon sm³ doğal gaz ihtiyacı belirlediği, 17/09/2012 tarihinde tedarikçilerle yazışmaya başladığı, bu süreçte doğal gaz ihtiyacını 459 milyon sm³ olarak revize ettikleri, revizyonu 15/10/2012 tarihinde BOTAŞ'a bildirdikleri, sonra tekrar 407 sm³ olarak revize edilerek yine BOTAŞ'a bildirdikleri, BOTAŞ'ın 350 milyon sm³'lük kısmı için 19/11/2012 tarihinde sözleşme göndermesi üzerine 350 milyon sm³ için 30/11/2012 tarihinde imzalandığı, sonrasında davacının müşterisi ile yaşadığı değişiklik üzerine BOTAŞ ile yeniden 345 milyon sm³ üzerinden revize edilerek son hâlini aldığı, tedarikçi şirketlerle yazışmalar sonucunda 01/01/2013-31/12/2013 tarihlerinde doğal gazın %80'inin BOTAŞ %20'sinin ... A.Ş.'den temin edileceğine ilişkin imzalanan 31/12/2012 tarihli 3 taraflı sözleşmenin ve 09/05/2014 tarihli Yeminli Mali Müşavir Raporu sunulduğu, ... tarihinde ... sayılı soruşturma raporunun düzenlendiği, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile Tarifeler Dairesi Başkanlığınca detaylı çalışma yapılmasına karar verildiği, ... tarih ve ... sayılı Tarifeler Dairesi Başkanlığı yazısında, yazışmalara 17/09/2012 tarihinde başlanarak gazın en ucuz kaynaktan teminine ilişkin girişimlere geç kalındığı ve gerekli özenin gösterilmediğinin belirtildiği, Doğal Gaz Piyasası Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısında, tüketim tahmininin revizeler ve sözleşme sırasında iyi niyeti ile çeliştiğine ilişkin yazısı bulunduğu, dava konusu uyuşmazlıkta, Mahkemelerinin 18/05/2017 tarihli ara kararına istinaden davacı, davalı idare ve BOTAŞ tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarının incelenmesi ve dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmesinden, davacının 13/07/2017 tarihli ara kararı cevabında 2012 yılında gaz tedariki sağlayabilecek 43 firma bulunduğu, teklif götürülen firmalara ilişkin bilgi ve ekli belgelerin sunulduğu; BOTAŞ'ın 29/06/2017 tarihli ara kararı cevabında, davacının taleplerinin karşılanmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı bilgisi ile davacıya 2011, 2012, 2013 yıllarında tedarik edilmiş olan doğal gaz miktarları (yıllık doğal gaz fiili tüketimleri) ve fiyatlarına ilişkin faturaların, belgelerin ve ilgili protokol vb. evrakın sunulduğu, davacı tarafından doğal gaz tedariki için tedarikçi firmaların tamamından teklif istenmediği, teklif istenen firmalara başvuru tarihleri ve BOTAŞ ile yapılan talep revizyonlarında en avantajlı teklif hedefine yönelik eksik çalışmaların bulunduğu, firmalara teklif götürülen tarihlerin doğal gaz piyasasındaki tedarikçilerin diğer firmalarla portföy satışının tamamlandığı tarihler olduğu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilgili tarihlerde yer alan ilanlarda şirketlerin ortakları ve yönetimlerine ilişkin edinilen bilgiler ve davacı şirketin yazışmalarında yer alan şirket logosundaki "Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İZGAZ dört mevsim yaz ..." ibareleri ile "..." mail adresinin kullanıldığı göz önünde tutulduğunda davacı ile ... A.Ş.'nin birbiriyle ilişkili şirketler olduğu, davacının 2013 yılında doğal gaz alımının bir kısmını bu şirketten yaptığı, enerji piyasasında basiretli bir tacirin tüketiciler adına temin ettiği gazı en ucuz kaynaktan temin etme yükümlülüğünü göz önünde bulundurarak hareket etmesi gerekirken değişken revizyonlar ve geciken tekliflerle ilişkili olduğu şirketten yüksek fiyatlı alım yaparak bunu tüketici fiyatlarına yansıttığı anlaşıldığından, davalı idarenin tüketicilerin hak ve menfaatlerinin gözetilmesi görevi kapsamında gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu, söz konusu fiyat farkının tüketicilere haksız yansıtılarak fazladan tahsil edilen bu ücretlerin abonelere iade edilmesine karar verilmesi tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi amacıyla alınmış bir karar olduğundan, davacı şirkete BOTAŞ fiyatı üzerinde bir fiyattan yaptığı doğal gaz alımından kaynaklı olarak tüketiciden bugüne kadar yapılan fazla tahsilatı ilgili tüketicilere iade etmek suretiyle, ilgili mevzuat hükümlerine aykırılığı 60 (altmış) gün içerisinde tam olarak düzeltmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, İdare Mahkemesi kararında hukukî denetimden ziyade yerindelik denetimi yapıldığı, uygulanan idari yaptırımı hukuka uygun göstermeye yönelik yeni sebepler ortaya konduğu, mevzuatta böyle bir zorunluluk olmamasına karşın tüm tedarikçilerden teklif alınmamasının gerekçe olarak gösterildiği, davalı idare tarafından uygulanan yaptırımın somut bir düzenlemeye dayanmadığı, İdare Mahkemesi'nce değerlendirilmeyen bu hususun, Bölge İdare Mahkemesi tarafından da gözetilmediği, herhangi bir mevzuata dayanmayan ceza verildiğinin idarenin bizzat kendisi tarafından da ikrar edildiği, dava konusu Kurul kararının suçta ve cezada kanunilik ilkesi ile örtüşmediği, 4646 sayılı Kanun’un 9. maddesine göre EPDK tarafından uygulanacak yaptırımların lisans iptali ya da idari para cezasından ibaret olduğu, davacı şirketin 2013 yılına yönelik gaz ihtiyacına ilişkin teklifleri 30/09/2012 tarihine kadar topladığı ve EPDK tarafından belirlenen süreleri uygun olarak rezervasyonlar yaptırdığı, tedarikçi şirketlerin tamamından teklif istenmesi gibi bir yasal yükümlülüğün bulunmadığı, BOTAŞ tarafından davacı şirketin talep ettiği gazın tamamının karşılandığının kabulü ile hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacı şirketin 2013 yılı için nihai olarak belirlediği talep miktarının 408 milyon metreküp olduğu BOTAŞ’ın bu talebin sadece 345 metreküplük kısmını tedarik edebileceğini söylediği, en ekonomik koşullarda doğal gaz tedarikinin gerçekleşip gerçekleşmediğini tespiti için sadece BOTAŞ fiyatlarının referans alınmasının hukuka aykırı olduğu, dağıtım şirketlerinin grup şirketleri olan tedarik şirketlerinden gaz alım yapamayacağına yönelik bir yasal düzenlemenin olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, doğal tekel olarak faaliyet gösteren doğal gaz dağıtım şirketlerinin piyasadaki en ucuz kaynaktan doğal gaz temin etmeleri gerekliliğinin 4646 sayılı Kanun’da açıkça düzenlendiği, davacının iddiasının aksine fiilinin mevzuata aykırılık teşkil ettiğini raporlarda açıkça belirtildiği, davacı şirketin tedarikçilerden teklifleri toplamaya geç başlaması nedeniyle mahkeme kararında şirketin teklif toplamakta gecikmiş olduğuna dair değerlendirmeye yapılan itirazın dayanaktan yoksun olduğu, doğal gaz dağıtım şirketlerinin tüm tedarikçilerden teklif alması gerektiğine ilişkin mevzuatta bir düzenleme olmamakla birlikte dağıtım şirketlerinin en ucuz kaynaktan gaz almalarına dair yükümlülüklerin bulunduğu, ülkemizde kullanılan doğal gazın %100'e yakınının ithal edildiği, dava konusu olayın gerçekleştiği dönemde ise söz konusu gazın %75 oranında BOTAŞ tarafından arz edildiği, dolayısıyla piyasada oluşan fiyatın BOTAŞ’ın sunduğu fiyata yakın bir şekilde oluşacağı ve şirketlerinin fiyat belirlemelerinde BOTAŞ fiyatlarını referans gibi gösterildiğinin herkesin malumu olduğu, inceleme ve değerlendirme raporunda toptan satış şirketinin gazı farklı bir şirketten almış olmasına rağmen BOTAŞ’ın fiyatından temin etmiş olduğunun görüldüğü, hatta bu fiyatın 2012 yılına göre daha düşük bir bedelle temin edildiği, buna rağmen fiyatını arttırıldığı, davacı şirket tarafından doğal gaz temin edilen GDF şirketinin davacı şirketin grup şirketi olduğu, davacı şirketin, daha uygun fiyatlarla doğal gaz temin edebilecekken neden daha pahalıya kendi grup şirketlerinden doğal gaz alımı gerçekleştirdiğini açıklayamadığı, Doğal Gaz Piyasası Kanunu uyarınca davacı şirketin BOTAŞ fiyatları ile ve veya BOTAŞ'tan gaz temin etme imkanı bulunmasına rağmen bu fiyatların üzerinde üstelik kendi grup şirketinden temin ederek tüketicilere yansıtmasına cevaz vermesinin mümkün olmadığı, 4646 sayılı Kanun’un 9. maddesinde mevzuata aykırılığın tespit edilmesi hâlinde ilgili şirketin öncelikle mevzuata aykırı durumu gidermek üzere ihtar edilmesi gerektiğinin kurala bağlandığı, Kanun’un yaptırım uygulanması yanı sıra mevzuata aykırı olduğu tespit edilen durumun düzeltilmesini de emrettiği, ihtiyaç duyulan hallerde ise kararda mevzuat aykırı durumun ne şekilde giderebileceğine dair yol gösterildiği, Kurum'un bu uygulamasının pek çok yargı kararında hukuka uygun bulunduğu, aksi durumda mevzuata aykırı davranan şirketlerin yalnızca ihtar edilmesi gibi bir durumun ortaya çıkacağı, bu durumda ise Kanun’da yer verilen mevzuata aykırılığın giderilmesi vurgusunun karşılık bulamayacağı, doğal gaz dağıtım şirketlerinin müşterileri adına temin ettikleri gaza en ucuz kaynaktan alma yükümlülüklerini yerine getirdikleri sürece aynı grup şirketleri de dahil serbest piyasa koşullarında istedikleri tedarik şirketlerinden doğal gaz temin edebilecekleri belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun 9. maddesinin birinci fıkrasında, Kurul'un, doğal gaz piyasasında faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişilere yapacağı yazılı ihtara rağmen mevzuata aykırı durumlarını devam ettirenlere yaptırım ve ceza uygulayacağı; aynı fıkranın (b) bendinde, bu Kanun hükümlerine ve çıkarılan yönetmelik, talimat ve tebliğlere aykırı hareket edildiğinin saptanması hâlinde, üçyüzbin Türk Lirası idari para cezası verileceği ve otuz gün içinde aykırılığın giderilmesinin ihtar edileceği kurala bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan Kanun hükmü uyarınca doğal gaz piyasasında idari para cezası gerektiren fiilleri işleyenler doğrudan idari para cezasına muhatap olmayıp, öncelikle aykırılığın giderilmesi hususunda ihtar edilmeleri gerekmektedir. İhtara rağmen mevzuata aykırı durumu gidermeyenlere idari para cezası uygulanacak, ihtarın gereğinin yerine getirilmesi hâlinde ise idarî para cezası verilemeyecektir. Bu nedenle, Kurum tarafından yapılan ihtarda, muhataba mevzuata aykırılığı nasıl gidereceği hususunda yol gösterilmesinde hukuka aykırı bir durum bulunmamaktadır.
4646 sayılı Kanun'un "Tarifeler" başlıklı 11. maddesinin 4. bendinde, yer verilen "dağıtım şirketleri en ucuz kaynaktan gaz temin ettiklerini verimli ve güvenli işletmecilik yaptıklarını ispat etmek zorunda olup, lisans süresi içinde de bu yükümlülüğe uymak zorundadır." düzenlemesine aykırılıktan doğan uyuşmazlıkta, davacı şirketin "BOTAŞ fiyatı daha ucuz olduğu hâlde, BOTAŞ fiyatı üzerinde bir fiyattan yaptığı doğal gaz alımından kaynaklı olarak tüketiciden bugüne kadar yapılan fazla tahsilatı ilgili tüketicilere iade etmek suretiyle, ilgili mevzuat hükümlerine aykırılığı 60 (altmış) gün içerisinde tam olarak düzeltmesi için" ihtar edilmesinin kanuni dayanağının 4646 sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrası olduğu görülmektedir.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.