Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2019/2007 K.2024/1524
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2007
Karar No:2024/1524
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İletişim Hizmetleri A.Ş.
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLİ:** Av. ...
MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA) : 1- ... A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
2- ... A.Ş
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... A.Ş.'nin (...) sabit telefon hizmeti kapsamında "Ev Avantaj Tarifeleri"nde uyguladığı fiyatlandırma yoluyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesini ihlâl ettiği iddiasıyla yapılan başvuru üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, müdahil şirketlerin 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlâl etmedikleri ve idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ...'un sabit telefon hizmeti kapsamında "Ev Avantaj Tarifeleri"nde uyguladığı fiyatlandırmanın ilgili piyasalarda hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle (fiyat sıkıştırması) rekabeti engellediği ve bu durumun 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlâl ettiği yolunda gizlilik talebi bulunan dava dışı kişi tarafından başvuru bulunduğu, süreç içinde Kurul tarafından başvuruya ilişkin olarak şikâyetin reddi ile ... hakkında soruşturma açılmamasına karar verildiği, anılan kararın iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptal edilmesi üzerine müdahil şirketler hakkında soruşturma açıldığı, bunun üzerine anılan şirketlerin 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlal etmedikleri ve idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığı yönünde dava konusu işlemin tesis edildiği; dava konusu işlemde, ...'un sabit telefon hizmeti alan bireysel abonelerine sunduğu ev avantaj tarifeleri kapsamında izlediği fiyatlama politikası ile fiyat sıkıştırması uygulayarak perakende pazardaki rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığının ve teşebbüsün fiyat sıkıştırmasına neden olan davranışının perakende pazarda rekabeti kısıtlayıcı etkilere yol açıp açmadığının, diğer bir anlatımla piyasa kapama olarak tanımlanan hakim durumdaki teşebbüsün davranışları sonucunda tüketicilerin zararına olacak şekilde mevcut ya da potansiyel rakiplerin arz kaynaklarına veya pazarlara ulaşımının zorlaştırılması ya da engellenmesi durumunun oluşup oluşmadığının irdelendiği, uyuşmazlık konusu Kurul kararında ...'un toptan seviyede sabit telefon hizmeti işletmecilerine sunduğu hizmetler bakımından hakim durumda olduğu ve incelemeye alınan ev avantaj tarifelerinde maliyetlerin karşılanamadığının tespit edildiği, fiyat sıkıştırmasına neden olan davranışların perakende pazarda rekabeti kısıtlayıcı etkilere yol açıp açmadığının (piyasa kapama) irdelenmesi gerektiği, perakende düzeyde sabit ses hizmetleri piyasasındaki rekabet koşullarının ve bununla bağlantılı olarak da sabit-mobil ikamesi unsuru değerlendirildiğinde, mobil şebekelerinin kapasiteleri, kapsama alanları, ücretler, mobil şebekeler üzerinden internet hizmetlerinin sunuluyor oluşu ile birlikte mobil şebekeler üzerinden sunulan hizmetlerin geleneksel sabit şebekeler üzerinden sunulan hizmetlerin yerini almaya başladığı, sabit şebekelerin mobil şebekelerden kaynaklanan rekabetçi baskı ile karşı karşıya olduğu, nitekim, Bilgi Teknolojileri Kurumu'nun Kurul kararında yer alan verilerine göre sabit arama trafiğinin yıllar içerisinde önemli bir oranda azalmasına karşılık mobil şebeke hizmetlerinin arama trafiğinin hızlı bir şekilde arttığı görüldüğü, hakim durumun kötüye kullanılması için hakim durumdaki teşebbüsün pazar payının artması veya pazar payındaki azalmanın yavaşlaması veya bununla birlikte mevcut rakiplerin önemini kaybetmesi ya da pazardan çıkması, pazara girmeyi başaramaması beklendiği, ancak, ...'un maliyet altı kampanyalar yaptığı dönemde sabit telefon hizmeti abone sayısının ve bu abonelerden aldığı payın istikrarlı bir şekilde azaldığı, buna karşılık diğer sabit telefon hizmeti işletmecilerinde artış olduğu, rekabet karşıtı davranışın fiyat yükselmesi, kalitenin azalması gibi şekillerde tüketici zararını ortaya çıkarması beklenmekle birlikte, inceleme konusu olan sabit arama hizmetlerinde mobil-sabit ikamesi ile birlikte tüketicilerin sabit aramalarda muhtemel fiyat artışlarına duyarlılığının fazla olduğu, fiyat artışı ile birlikte tüketim tercihlerinin mobile kaymasının beklendiği, buna göre dışlayıcı davranışın rekabet karşıtı olarak nitelendirilmesi için gerekli olan fiyatların yükselmesinin düşünülemeyeceği ile birlikte ...'un fiyatlama davranışlarının rakip sabit telefon hizmeti işletmecilerinin üzerinde dışlayıcı etki oluşturmadığı, incelenen ev avantaj tarife ve kampanyalarının sabit internet hizmeti ile birlikte sunulmadığı, oysa ki, diğer sabit telefon hizmeti işletmecilerinin sabit telefon hizmeti ile birlikte sabit geniş bant internet hizmetlerini de çoklu oyun paketi olarak sunduğu, sabit hat aboneliği ile sabit internet aboneliği arasında pozitif bir ilişki bulunduğu, tüketicilerin büyük bir kısmında sabit internet aboneliği olduğu için sabit hat aboneliği bulunduğu, kullanıcıların sabit telefon hizmetini sabit geniş bant internet hizmeti ile birlikte aynı servis sağlayıcıdan alma eğilimleri dikkate alındığında ...'un ev avantaj tarife ve kampanyalarının sabit internet hizmeti ile birlikte sunulmamasının rakip sabit telefon hizmeti işletmecileri üzerinde baskı oluşturmadığı, ...'un fiyatlama davranışlarının rakiplerini dışlamaktan ziyade daralan pazarın özellikle sabit-mobil ikamesinden kaynaklanan rekabetçi baskısını karşılamaya yönelik olduğu, bu itibarla, ...'un şikayete konu tarife ve kampanyalarının ve fiyatlama davranışlarının rekabet karşıtı piyasa kapamaya yol açmadığı ve 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi çerçevesinde hakim durumun kötüye kullanılmadığı, öte yandan, davacı tarafından, şikâyet edilen şirket tarafından eksik/yanıltıcı bilgi-belge sunulmasının etkilerinin değerlendirilmediği ileri sürülmekle birlikte, davalı idare tarafından gerekli bilgi ve belgelerin temini ile birlikte incelemenin sonuçlandırıldığı görüldüğünden bu yöndeki itirazına itibar edilmediği, yine, Kurul tarafından raportör görüşünün dikkate alınmama şekline itiraz edilmekle birlikte, Kurul'un karar organı olarak raportör görüşü ile bağlı olmadığı gibi raportör görüşüne karşı savunma zorunluluğu da bulunmadığı, bununla birlikte Kurul'ca ayrıntılı analiz ve değerlendirmelere istinaden ihlâl bulunmadığı sonucuna varıldığı görüldüğünden davacının bu yöndeki itirazına da itibar edilmediği, ... hakkında soruşturma açılmaması yönünde tesis edilen Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 15/06/2015 tarih ve E.2014/4069, K:2015/2193 sayılı kararında iptal edilen Kurul kararında maliyet kalemlerinin detaylı analizinin yapılmadığı ve kârlılığın sürdürülebilir olup olmadığının tartışılmadığının belirtildiği, dava konusu Kurul kararında ise ...'un maliyet kalemlerinin detaylı analizine ve karlılığa ilişkin analizlere yer verildiği görüldüğünden, yargı kararının gereklerinin yerine getirildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, ...'un sabit telefon hizmeti pazarında sahip olduğu hakim durumunu ev avantaj tarifelerinde uyguladıkları fiyatlandırma yolu ile kötüye kullandıklarından bahisle yapılan şikâyet başvurusuna ilişkin olarak müdahil şirketlerin 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi çerçevesinde hakim durumunu kötüye kullanmadığına ve idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, pazar tanımı yapılmaksızın Kurul kararı alınmasının hatalı değerlendirmelere yol açtığı, pazar payındaki azalmanın yavaşlaması unsuru dikkate alınmadan yapılan fiyat sıkıştırması değerlendirmesinin eksik olduğu, piyasa kapamaya ve tüketici zararına ilişkin değerlendirmelerin hatalı olduğu, soruşturma sürecinde eksik/yanıltıcı bilgi ve belge sunulmasının etkilerinin değerlendirilmediği, raportör görüşlerinin dikkate alınmama şeklinin hukuk güvenliği ilkesini zedelediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu; müdahil ... A.Ş. tarafından, İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz'a uygun olarak ilgili pazar tanımının yapılmasına ihtiyaç bulunmaması koşulunun somut olayda bulunduğu, ilgili dönemde pazar payının azalmasında yavaşlama gerçekleşmediği, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Müdahil ... A.Ş tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2007
Karar No:2024/1524
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İletişim Hizmetleri A.Ş.
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLİ:** Av. ...
MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA) : 1- ... A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
2- ... A.Ş
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... A.Ş.'nin (...) sabit telefon hizmeti kapsamında "Ev Avantaj Tarifeleri"nde uyguladığı fiyatlandırma yoluyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesini ihlâl ettiği iddiasıyla yapılan başvuru üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, müdahil şirketlerin 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlâl etmedikleri ve idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ...'un sabit telefon hizmeti kapsamında "Ev Avantaj Tarifeleri"nde uyguladığı fiyatlandırmanın ilgili piyasalarda hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle (fiyat sıkıştırması) rekabeti engellediği ve bu durumun 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlâl ettiği yolunda gizlilik talebi bulunan dava dışı kişi tarafından başvuru bulunduğu, süreç içinde Kurul tarafından başvuruya ilişkin olarak şikâyetin reddi ile ... hakkında soruşturma açılmamasına karar verildiği, anılan kararın iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptal edilmesi üzerine müdahil şirketler hakkında soruşturma açıldığı, bunun üzerine anılan şirketlerin 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlal etmedikleri ve idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığı yönünde dava konusu işlemin tesis edildiği; dava konusu işlemde, ...'un sabit telefon hizmeti alan bireysel abonelerine sunduğu ev avantaj tarifeleri kapsamında izlediği fiyatlama politikası ile fiyat sıkıştırması uygulayarak perakende pazardaki rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığının ve teşebbüsün fiyat sıkıştırmasına neden olan davranışının perakende pazarda rekabeti kısıtlayıcı etkilere yol açıp açmadığının, diğer bir anlatımla piyasa kapama olarak tanımlanan hakim durumdaki teşebbüsün davranışları sonucunda tüketicilerin zararına olacak şekilde mevcut ya da potansiyel rakiplerin arz kaynaklarına veya pazarlara ulaşımının zorlaştırılması ya da engellenmesi durumunun oluşup oluşmadığının irdelendiği, uyuşmazlık konusu Kurul kararında ...'un toptan seviyede sabit telefon hizmeti işletmecilerine sunduğu hizmetler bakımından hakim durumda olduğu ve incelemeye alınan ev avantaj tarifelerinde maliyetlerin karşılanamadığının tespit edildiği, fiyat sıkıştırmasına neden olan davranışların perakende pazarda rekabeti kısıtlayıcı etkilere yol açıp açmadığının (piyasa kapama) irdelenmesi gerektiği, perakende düzeyde sabit ses hizmetleri piyasasındaki rekabet koşullarının ve bununla bağlantılı olarak da sabit-mobil ikamesi unsuru değerlendirildiğinde, mobil şebekelerinin kapasiteleri, kapsama alanları, ücretler, mobil şebekeler üzerinden internet hizmetlerinin sunuluyor oluşu ile birlikte mobil şebekeler üzerinden sunulan hizmetlerin geleneksel sabit şebekeler üzerinden sunulan hizmetlerin yerini almaya başladığı, sabit şebekelerin mobil şebekelerden kaynaklanan rekabetçi baskı ile karşı karşıya olduğu, nitekim, Bilgi Teknolojileri Kurumu'nun Kurul kararında yer alan verilerine göre sabit arama trafiğinin yıllar içerisinde önemli bir oranda azalmasına karşılık mobil şebeke hizmetlerinin arama trafiğinin hızlı bir şekilde arttığı görüldüğü, hakim durumun kötüye kullanılması için hakim durumdaki teşebbüsün pazar payının artması veya pazar payındaki azalmanın yavaşlaması veya bununla birlikte mevcut rakiplerin önemini kaybetmesi ya da pazardan çıkması, pazara girmeyi başaramaması beklendiği, ancak, ...'un maliyet altı kampanyalar yaptığı dönemde sabit telefon hizmeti abone sayısının ve bu abonelerden aldığı payın istikrarlı bir şekilde azaldığı, buna karşılık diğer sabit telefon hizmeti işletmecilerinde artış olduğu, rekabet karşıtı davranışın fiyat yükselmesi, kalitenin azalması gibi şekillerde tüketici zararını ortaya çıkarması beklenmekle birlikte, inceleme konusu olan sabit arama hizmetlerinde mobil-sabit ikamesi ile birlikte tüketicilerin sabit aramalarda muhtemel fiyat artışlarına duyarlılığının fazla olduğu, fiyat artışı ile birlikte tüketim tercihlerinin mobile kaymasının beklendiği, buna göre dışlayıcı davranışın rekabet karşıtı olarak nitelendirilmesi için gerekli olan fiyatların yükselmesinin düşünülemeyeceği ile birlikte ...'un fiyatlama davranışlarının rakip sabit telefon hizmeti işletmecilerinin üzerinde dışlayıcı etki oluşturmadığı, incelenen ev avantaj tarife ve kampanyalarının sabit internet hizmeti ile birlikte sunulmadığı, oysa ki, diğer sabit telefon hizmeti işletmecilerinin sabit telefon hizmeti ile birlikte sabit geniş bant internet hizmetlerini de çoklu oyun paketi olarak sunduğu, sabit hat aboneliği ile sabit internet aboneliği arasında pozitif bir ilişki bulunduğu, tüketicilerin büyük bir kısmında sabit internet aboneliği olduğu için sabit hat aboneliği bulunduğu, kullanıcıların sabit telefon hizmetini sabit geniş bant internet hizmeti ile birlikte aynı servis sağlayıcıdan alma eğilimleri dikkate alındığında ...'un ev avantaj tarife ve kampanyalarının sabit internet hizmeti ile birlikte sunulmamasının rakip sabit telefon hizmeti işletmecileri üzerinde baskı oluşturmadığı, ...'un fiyatlama davranışlarının rakiplerini dışlamaktan ziyade daralan pazarın özellikle sabit-mobil ikamesinden kaynaklanan rekabetçi baskısını karşılamaya yönelik olduğu, bu itibarla, ...'un şikayete konu tarife ve kampanyalarının ve fiyatlama davranışlarının rekabet karşıtı piyasa kapamaya yol açmadığı ve 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi çerçevesinde hakim durumun kötüye kullanılmadığı, öte yandan, davacı tarafından, şikâyet edilen şirket tarafından eksik/yanıltıcı bilgi-belge sunulmasının etkilerinin değerlendirilmediği ileri sürülmekle birlikte, davalı idare tarafından gerekli bilgi ve belgelerin temini ile birlikte incelemenin sonuçlandırıldığı görüldüğünden bu yöndeki itirazına itibar edilmediği, yine, Kurul tarafından raportör görüşünün dikkate alınmama şekline itiraz edilmekle birlikte, Kurul'un karar organı olarak raportör görüşü ile bağlı olmadığı gibi raportör görüşüne karşı savunma zorunluluğu da bulunmadığı, bununla birlikte Kurul'ca ayrıntılı analiz ve değerlendirmelere istinaden ihlâl bulunmadığı sonucuna varıldığı görüldüğünden davacının bu yöndeki itirazına da itibar edilmediği, ... hakkında soruşturma açılmaması yönünde tesis edilen Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 15/06/2015 tarih ve E.2014/4069, K:2015/2193 sayılı kararında iptal edilen Kurul kararında maliyet kalemlerinin detaylı analizinin yapılmadığı ve kârlılığın sürdürülebilir olup olmadığının tartışılmadığının belirtildiği, dava konusu Kurul kararında ise ...'un maliyet kalemlerinin detaylı analizine ve karlılığa ilişkin analizlere yer verildiği görüldüğünden, yargı kararının gereklerinin yerine getirildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, ...'un sabit telefon hizmeti pazarında sahip olduğu hakim durumunu ev avantaj tarifelerinde uyguladıkları fiyatlandırma yolu ile kötüye kullandıklarından bahisle yapılan şikâyet başvurusuna ilişkin olarak müdahil şirketlerin 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi çerçevesinde hakim durumunu kötüye kullanmadığına ve idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, pazar tanımı yapılmaksızın Kurul kararı alınmasının hatalı değerlendirmelere yol açtığı, pazar payındaki azalmanın yavaşlaması unsuru dikkate alınmadan yapılan fiyat sıkıştırması değerlendirmesinin eksik olduğu, piyasa kapamaya ve tüketici zararına ilişkin değerlendirmelerin hatalı olduğu, soruşturma sürecinde eksik/yanıltıcı bilgi ve belge sunulmasının etkilerinin değerlendirilmediği, raportör görüşlerinin dikkate alınmama şeklinin hukuk güvenliği ilkesini zedelediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu; müdahil ... A.Ş. tarafından, İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz'a uygun olarak ilgili pazar tanımının yapılmasına ihtiyaç bulunmaması koşulunun somut olayda bulunduğu, ilgili dönemde pazar payının azalmasında yavaşlama gerçekleşmediği, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Müdahil ... A.Ş tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.