Danıştay 13. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2019/1984 K.2024/1590
Özet: 1) Davacının kanuni temsilcisi olan Petrol Ürünleri Gıda Nakliye Ticaret Limited Şirketi üzerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından verilen idari para cezasının tahsil edilmesi amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali talebi. 2) Danıştay 13. Daire, Bölge İdare Mahkemesi kararını bozulmaya karar vererek, ödeme emrinin iptalini ve davacının temyiz giderlerinin karşılanmasını hükmedmiştir.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/1984
Karar No:2024/1590
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının kanuni temsilcisi olduğu ... Petrol Ürünleri Gıda Nakliye Ticaret Limited Şirketi hakkında Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararı ile tesis edilen 184.652,00-TL idari para cezasının anılan şirketten tahsil edilemediğinden bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen... tarih ve ... ana takip no.lu ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olduğu ... Petrol Ürünleri Gıda Nakliye Ticaret Limited Şirketi (... Petrol) hakkında Kurul'un... tarih ve ... sayılı kararı ile idari para cezası verildiği, para cezasına karşı açılan davada,... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava dilekçesinin reddedildiği, davanın yenilenmeyerek kararın kesinleşmesini müteakip para cezasının tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri tanzim edildiği, ödeme emrine karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay 13. Dairesi'nin 14/06/2016 tarih ve E:2015/5749, K:2016/2441 sayılı kararı ile bozulduğu, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ilk kararında ısrar edilerek davanın reddine karar verildiği, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması sonucunda şirketin borcunu karşılayabilecek bir malvarlığına rastlanılmadığı, bu nedenle şirket malvarlığından tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği,
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasının kesinleşmesinin ardından ... Petrol hakkında yapılan malvarlığı araştırması sonucunda amme alacağının şirketten tahsil imkanının kalmadığı, idari para cezasına konu fiilin işlendiği 06/02/2013 tarihinde davacının şirkette kanuni temsilci sıfatı ve temsil yetkisinin bulunduğu, bu dönemde (28/07/2011 tarihinden itibaren kanuni temsilciliği devam etmekte) doğan borçlardan sorumlu olduğu açık olan davacı hakkında 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, maliki bulunduğu taşınmaza idari para cezası tutarında haciz konulduğu, söz konusu haczin kendilerine herhangi bir ödeme emri tebliğ edilmeksizin ve takip konusu alacak kesinleşmeksizin haksız olarak konulduğu, dosyada davacı şirkete ait bir araca e-haciz uygulandığına yönelik belgeler olduğu, bu hususun borcun şirketten tahsil edilebileceğine işaret ettiği, bu bağlamda kendisinin şahsi malvarlığı üzerine konulan haczin haksız olduğu, 5015 sayılı Kanun'da yapılan lehe düzenlemeler uyarınca davaya konu ödeme emrine konu idari para cezasının ilgili vergi dairesince asgari maktu hadden yeniden düzenlenmesi durumu da söz konusu olacağından kararın bu açıdan da bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 02/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2019/1984
Karar No:2024/1590
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının kanuni temsilcisi olduğu ... Petrol Ürünleri Gıda Nakliye Ticaret Limited Şirketi hakkında Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararı ile tesis edilen 184.652,00-TL idari para cezasının anılan şirketten tahsil edilemediğinden bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen... tarih ve ... ana takip no.lu ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olduğu ... Petrol Ürünleri Gıda Nakliye Ticaret Limited Şirketi (... Petrol) hakkında Kurul'un... tarih ve ... sayılı kararı ile idari para cezası verildiği, para cezasına karşı açılan davada,... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava dilekçesinin reddedildiği, davanın yenilenmeyerek kararın kesinleşmesini müteakip para cezasının tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri tanzim edildiği, ödeme emrine karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay 13. Dairesi'nin 14/06/2016 tarih ve E:2015/5749, K:2016/2441 sayılı kararı ile bozulduğu, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ilk kararında ısrar edilerek davanın reddine karar verildiği, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması sonucunda şirketin borcunu karşılayabilecek bir malvarlığına rastlanılmadığı, bu nedenle şirket malvarlığından tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği,
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasının kesinleşmesinin ardından ... Petrol hakkında yapılan malvarlığı araştırması sonucunda amme alacağının şirketten tahsil imkanının kalmadığı, idari para cezasına konu fiilin işlendiği 06/02/2013 tarihinde davacının şirkette kanuni temsilci sıfatı ve temsil yetkisinin bulunduğu, bu dönemde (28/07/2011 tarihinden itibaren kanuni temsilciliği devam etmekte) doğan borçlardan sorumlu olduğu açık olan davacı hakkında 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, maliki bulunduğu taşınmaza idari para cezası tutarında haciz konulduğu, söz konusu haczin kendilerine herhangi bir ödeme emri tebliğ edilmeksizin ve takip konusu alacak kesinleşmeksizin haksız olarak konulduğu, dosyada davacı şirkete ait bir araca e-haciz uygulandığına yönelik belgeler olduğu, bu hususun borcun şirketten tahsil edilebileceğine işaret ettiği, bu bağlamda kendisinin şahsi malvarlığı üzerine konulan haczin haksız olduğu, 5015 sayılı Kanun'da yapılan lehe düzenlemeler uyarınca davaya konu ödeme emrine konu idari para cezasının ilgili vergi dairesince asgari maktu hadden yeniden düzenlenmesi durumu da söz konusu olacağından kararın bu açıdan da bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 02/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.