Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2019/1836 K.2024/1468
Özet: 1. Uyuşmazlık, Bayilik lisansı sahibi bir akaryakıt şirketinin, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu uyarınca 70.000 TL idari para cezası ile karşı karşıya kalması ve bu kararın iptali talebi üzerine başlatılan idari davadır. 2. Danıştay, davacının idari para cezası talebini reddederek bölge idare mahkemesinin kararını onaylamış, cezanın iptali çağrısını yetersiz bulmuştur.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/1836
Karar No:2024/1468
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Malzemeleri
Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca 70.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı yazı ile bildirilen ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen, tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 14/02/2013 tarihinde bayilik lisansı sahibi ...'e ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, ...'e ait tankerden yer altı tankına boşaltım yapıldığı, tankerin 5 ayrı gözden oluştuğu, beş gözden iki gözü üzerinde "..." ibareli mühür bulunduğu, bu gözlerde davacı şirketin bayiliğini yaptığı akaryakıt ürününün bulunduğu, bir gözün boş olduğu, bir gözün "..." ibareli mührünün kırılmış olduğu, mühürsüz bir gözün de yarım dolu olduğunun tespit edildiği, tanker içerisinde bulunan yakıtın irsaliyeli faturasının ... Petrol tarafından davacı şirkete hitaben düzenlendiği, "..." ibareli mühür ile üç gözün mühürlendiğinin tespit edildiği, sonuç olarak, akaryakıt boşaltımı yapılan bayinin Balpet bayisi olduğu, boşaltılan akaryakıtın ise ... Petrol firmasına ait olduğunun tespit edildiği, bu hâliyle davacı şirketin malın zilyedi olduğu ve petrol piyasası mevzuatına göre malın teslim edildiği kişinin niteliğinin önemli olduğu, davacı şirket adına akaryakıtın alındığı tankerden akaryakıt satışı yapılan bir yere ikmal yapıldığının görüldüğü, bu durumda, petrol piyasası mevzuatı kapsamında davacı şirketin satışını yaptığı akaryakıtın alıcısını kontrol etmediği ve davacı adına teslim edilen akaryakıtın akaryakıt satışı yapan başka bir şirkete aracısız bir şekilde ikmal edildiği dikkate alındığında, davacı şirketin yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yapma fiilinin subuta erdiği, bu durumda, tespit tarihinde yürürlükte olan kanun maddesindeki ceza miktarının, gerekli güncelleme ve artırımlar yapılması sonucunda, (2013 yılı için) 73.263,00-TL olduğu, daha sonra yürürlüğe giren kanun maddesi uyarınca ceza miktarının ise 70.000,00-TL olduğu dikkate alındığında, davacının lehine olan kanun maddesinin uygulanması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı şirket tarafından, soruşturmanın tamamlanmasından sonra 3 ay içinde karar verilmediği ileri sürülmekte ise de düzenlenen soruşturma raporu ile soruşturmanın tamamlanmadığı, alınan savunmayla birlikte soruşturma raporunun Kurul'a sunulması ile soruşturma aşamasının tamamlanacağı, 06/03/2017 tarihli yazı ile soruşturma raporu ve savunmanın Kurul'a sunulduğu, Kurul'ca 09/03/2017 tarihinde karar verildiği görüldüğünden, davacı şirketin bu iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Mahkemece davaya konu olan aynı cezaya ilişkin mükerrerlik ve zamanaşımına değinilmeden verilen kararın usul ve esastan kaldırılması gerektiği, Kurul tarafından 14/02/2013 tarihli tespite istinaden ... tarih ve ... sayılı kararla 70.000,00-TL idari para cezası verildiği, yargı kararı ile bu idari para cezasının iptal edildiği ve kararın onanarak kesinleştiği, kesinleşen bir yargı kararı olmasına rağmen bu karardan yaklaşık 3-5 yıl sonra geçmişteki usuli eksikliğin giderilmiş olduğu gerekçesi ile 14/02/2013 tarihli aynı tespite ilişkin olarak, yerinde denetim ve soruşturma yapılmadan sadece savunma istenerek aynı gerekçe ile şirketleri hakkında ikinci kez idari işlem tesis edilmesinin hukuki bir dayanağın olmadığı, Mahkemece nakliyeci firma olan ...'ün taşımış olduğu mazotun şirketlerince satılmış gibi değerlendirilerek karar verilmiş olmasının usule ve hukuka aykırı olduğu, şirketin ne akaryakıt kaçakçılığı yaptığı ne de menşei belli olmayan bir ürün kullandığı, faturadan ve nakliye faturasından da görüleceği üzere şirkete 10 ton yakıt siparişi verildiği ve nakliyeci firmanın eksik usuli işlemlerinden dolayı ... petrol istasyonuna dökülen akaryakıtın sanki başka istasyona dökülmesi gerekiyormuş gibi değerlendirilme yapılarak ceza verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2019/1836
Karar No:2024/1468
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Malzemeleri
Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca 70.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı yazı ile bildirilen ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen, tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 14/02/2013 tarihinde bayilik lisansı sahibi ...'e ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, ...'e ait tankerden yer altı tankına boşaltım yapıldığı, tankerin 5 ayrı gözden oluştuğu, beş gözden iki gözü üzerinde "..." ibareli mühür bulunduğu, bu gözlerde davacı şirketin bayiliğini yaptığı akaryakıt ürününün bulunduğu, bir gözün boş olduğu, bir gözün "..." ibareli mührünün kırılmış olduğu, mühürsüz bir gözün de yarım dolu olduğunun tespit edildiği, tanker içerisinde bulunan yakıtın irsaliyeli faturasının ... Petrol tarafından davacı şirkete hitaben düzenlendiği, "..." ibareli mühür ile üç gözün mühürlendiğinin tespit edildiği, sonuç olarak, akaryakıt boşaltımı yapılan bayinin Balpet bayisi olduğu, boşaltılan akaryakıtın ise ... Petrol firmasına ait olduğunun tespit edildiği, bu hâliyle davacı şirketin malın zilyedi olduğu ve petrol piyasası mevzuatına göre malın teslim edildiği kişinin niteliğinin önemli olduğu, davacı şirket adına akaryakıtın alındığı tankerden akaryakıt satışı yapılan bir yere ikmal yapıldığının görüldüğü, bu durumda, petrol piyasası mevzuatı kapsamında davacı şirketin satışını yaptığı akaryakıtın alıcısını kontrol etmediği ve davacı adına teslim edilen akaryakıtın akaryakıt satışı yapan başka bir şirkete aracısız bir şekilde ikmal edildiği dikkate alındığında, davacı şirketin yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yapma fiilinin subuta erdiği, bu durumda, tespit tarihinde yürürlükte olan kanun maddesindeki ceza miktarının, gerekli güncelleme ve artırımlar yapılması sonucunda, (2013 yılı için) 73.263,00-TL olduğu, daha sonra yürürlüğe giren kanun maddesi uyarınca ceza miktarının ise 70.000,00-TL olduğu dikkate alındığında, davacının lehine olan kanun maddesinin uygulanması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı şirket tarafından, soruşturmanın tamamlanmasından sonra 3 ay içinde karar verilmediği ileri sürülmekte ise de düzenlenen soruşturma raporu ile soruşturmanın tamamlanmadığı, alınan savunmayla birlikte soruşturma raporunun Kurul'a sunulması ile soruşturma aşamasının tamamlanacağı, 06/03/2017 tarihli yazı ile soruşturma raporu ve savunmanın Kurul'a sunulduğu, Kurul'ca 09/03/2017 tarihinde karar verildiği görüldüğünden, davacı şirketin bu iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Mahkemece davaya konu olan aynı cezaya ilişkin mükerrerlik ve zamanaşımına değinilmeden verilen kararın usul ve esastan kaldırılması gerektiği, Kurul tarafından 14/02/2013 tarihli tespite istinaden ... tarih ve ... sayılı kararla 70.000,00-TL idari para cezası verildiği, yargı kararı ile bu idari para cezasının iptal edildiği ve kararın onanarak kesinleştiği, kesinleşen bir yargı kararı olmasına rağmen bu karardan yaklaşık 3-5 yıl sonra geçmişteki usuli eksikliğin giderilmiş olduğu gerekçesi ile 14/02/2013 tarihli aynı tespite ilişkin olarak, yerinde denetim ve soruşturma yapılmadan sadece savunma istenerek aynı gerekçe ile şirketleri hakkında ikinci kez idari işlem tesis edilmesinin hukuki bir dayanağın olmadığı, Mahkemece nakliyeci firma olan ...'ün taşımış olduğu mazotun şirketlerince satılmış gibi değerlendirilerek karar verilmiş olmasının usule ve hukuka aykırı olduğu, şirketin ne akaryakıt kaçakçılığı yaptığı ne de menşei belli olmayan bir ürün kullandığı, faturadan ve nakliye faturasından da görüleceği üzere şirkete 10 ton yakıt siparişi verildiği ve nakliyeci firmanın eksik usuli işlemlerinden dolayı ... petrol istasyonuna dökülen akaryakıtın sanki başka istasyona dökülmesi gerekiyormuş gibi değerlendirilme yapılarak ceza verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.