‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2019/1435 K.2023/6136

Esas No: 2019/1435 · Karar No: 2023/6136 · Karar Tarihi: 21.12.2023
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/1435
Karar No:2023/6136

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Kurumu (E-Tebligat)

VEKİLİ: Av. ...

2- (DAVACI) ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacıya ait akaryakıt istasyonunda 16/04/2013 tarihinde gerçekleştirilen denetimde otomasyon sistemine bağlı olmayan tank varken akaryakıt hareketine konu eylem gerçekleştirdiğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 70.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından idarî para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin hukuken haklı bilgi ve belgelerle gerekçelendirilemediği, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği göz önünde bulundurulduğunda, herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19/7 maddesinde öngörülen üst sınırdan idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; davacıya ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, istasyon otomasyon sistemine bağlı olmayan bir akaryakıt tankının bulunduğu, bir motorin pompası ve tabancasının otomasyon sistemine bağlı olmayan bu tanka bağlı olduğu, tankın içerisinde 90 cm civarında motorin bulunduğu, işyeri yetkililerinin, bundan satış yapmadıklarını, sadece kendilerine ait araçların akaryakıtını doldurduklarını beyan ettiklerinin tespit edildiği, yeraltı tanklarından alınan motorin numunesinin ulusal marker ölçümünün "geçerli" çıktığı, akaryakıt istasyonunun otomasyon sistemine bağlı olmayan içerisinde 90 cm civarında motorin bulunan 1 adet tank ve buna bağlı pompa mevcut iken akaryakıt hareketine konu eylem gerçekleştirildiği, mevzuata açıkça aykırı olarak, otomasyona bağlı olmayan tank ve buna bağlı pompayla sadece kendi araçlarına akaryakıt ikmal edildiği iddiasının bu durumu değiştirmediği ve pekiştirdiği dikkate alındığında, bu fiilin herhangi bir ihmalden kaynaklanmadığı anlaşılmış olup, bu fiilin, niteliği itibarıyla da bilinçli bir davranış sonucu gerçekleştiği, idari para cezasına konu olan fiilin niteliği de göz önünde bulundurulduğunda, 5015 sayılı Kanun’un 19/7 maddesinde belirlenen üst sınırdaki tutar üzerinden ceza uygulanmasında hukuka, adalete, hakkaniyete ve ölçülülük ilkesi yanında 5015 sayılı Kanun amaçlarına aykırılık, dava konusu işlemin iptaline dair aksi yöndeki Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esastan incelenen davada davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, isnat edilen kabahatin zamanaşımına uğradığı, dava konusu işlemin önceki gerekçesi değiştirilerek tekrar ceza verilmesini işlemi amaç yönünden sakatladığı, otomasyon sisteminin kurulmamasının bayilerin lisans hakkını mevzuata aykırı olarak kullanması olarak değerlendirilemeyeceği, mevzuatta dağıtıcılara otomasyon sistemi kurma, bayilere ise kurulduktan sonraki arızaları bildirme yükümlülüğü getirildiği, üçüncü kişilere herhangi bir satış gerçekleştirilmediği, cezanın gerekçesiz olarak üst sınırdan uygulanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davalının temyiz isteminin incelenmeksizin reddi, davacının temyiz isteminin ise esastan reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davacının temyiz istemi açısından;
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesi uyarınca; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, temyiz yoluna, aleyhine karar verilen taraflarca başvurulabileceği açıktır.

İdari işlemler hakkında iptal davası açılabilmesi için öncelikle idari işlemin ilgilinin hukuki menfaatini ihlal etmesi koşulunun varlığı arandığı gibi, kanun yoluna başvurmada da hukuki yarar bulunması gerekmektedir. Başka bir deyişle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulması veya değiştirilmesinde korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunması şarttır.

Somut uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kabul edilerek, kararın kaldırılmasına ve davanın esastan reddine karar verildiği; sonuç itibarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararında davalı idare aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.

Davalı idare tarafından dosyaya sunulan temyiz dilekçesinde ise, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

Bu durumda, davalı idarenin aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin incelenmeksizin reddine,
2. Davacının temyiz isteminin reddine,
3. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam ...TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
7. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 21/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?