‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2019/1263 K.2023/5400

Esas No: 2019/1263 · Karar No: 2023/5400 · Karar Tarihi: 11.12.2023
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/1263
Karar No:2023/5400

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Enerji Üretimi A.Ş.

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI):... Müdürlüğü

VEKİLLERİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait Sırma Hidroelektrik Santraline ilişkin ortak tesis bedelinin 4. taksit tutarı olan 1.438.107.76-TL'nin ödenmesi talebine dair ... Hidroelektrik Eğitim Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanımı Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşması'nın 21. maddesinde, "Bozdoğan Ovası Sulama I. Kısım İnşaatı" kapsamındaki "Kemer Regülatörü ve İletim Kanalı"nın ihaleye esas ortak tesise ait ilk keşif bedelinin 1990 yılı birim fiyatları ile 40.794,32-TL olarak, Sırma HES enerji hisse oranının %15 olarak belirlendiği, davacı şirket ile davalı idare arasında yapılan anlaşmanın iptal edilmediği ve hâlen geçerliliğini koruduğu, anlaşmanın 12. maddesi ve diğer hükümlerine göre idarenin belli tarihte ve belli miktarda su verme taahhüdü ve yükümlülüğü altına girmediği, su verilememesi veya az su verilmesi durumunda sorumluluğun davacı şirkete ait olduğunun taraflar arasında yapılan anlaşma ile kararlaştırıldığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, hukukî dinlenilme haklarının ihlâl edildiği, hatalı veriler üzerinden hesaplamanın yapıldığı, kanal debisinin 40/m³/sn üzerinden hesap yapılmasına karşın Sırma HES’in tasarım debisinin 30/m³/sn olduğu, bu kanaldan tam yararlanma hâlinde dahi suyun miktarının 30/m³/sn olacağı, gelirler üzerinde hesaplama yapıldığında Sırma HES’in hissesinin %9,03 olacağı, Su Kullanım Hakkı Anlaşması'nın az su verilmesi hâlinde sorumluluğu düzenleyen maddesinin yanlış yorumlandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, ortak tesis bedeli ve enerji hisse oranının taraflar arasında imzalı Su Kullanım Hakkı Anlaşması'nın 21. maddesinde açıkça kurala bağlandığı, bu konuya ilişkin olarak kesinleşmiş Mahkeme kararının bulunduğu, davacı tarafından açılan önceki davalarda bu hususların kesinleştiği, ortak tesis bedeli tespit edilirken su miktarındaki dönemsel değişikliklerin esas alınması talebinin mevzuata aykırı olduğu, su debisi dikkate alınarak bir taksimin söz konusu olmadığı, şirketin 49 yıl boyunca tesisi işleterek gelir elde edecekken ortak tesisi bedelini 10 yıl taksitle ödeneceği, başlangıç seviyesinde proje dizayn debisi ile maliyet taksim hesabı yapılmasında mühendislik tekniği açısından herhangi aykırılığın bulunmadığı, hiçbir HES yatırımcısına belli bir su taahhüdünde bulunulmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 11/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?