Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2019/1099 K.2024/1284
Özet: Uyuşmazlık, Davacının, Kişisel temsilci olarak görev yaptığı şirketin fonla ilgili borçlarından dolayı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun düzenlediği 29.171.980,93‑TL tutarında ödeme emrinin iptalini istemesiydi. Danıştay, 29.171.980,93‑TL ödeme emrinin hukuka uygun bulunması nedeniyle, davayı reddetti ve idari mahkeme kararının onaylanmasına karar verdi.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/1099
Karar No:2024/1284
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Fonu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararı gereğince düzenlenen ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubuna konu Fon alacağının tahsili amacıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu II. Tahsilat Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarih ve E.... sayılı, 29.171.980,93-TL bedelli ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının müflis ... Giyim San. Dış Tic. A.Ş.'de kanuni temsilcisi olarak görev yaptığı dönemlere ilişkin olarak, şirketin Fon'a devredilen bankalara olan kredi borçlarından dolayı kanuni temsilci sıfatıyla ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararı gereğince Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu II. Tahsilat Daire Başkanlığı'nca davacı adına düzenlenen ... tarih ve E... sayılı 29.171.980,93-TL tutarlı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda, ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile ödeme emrine dayanak işlemi hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verildiğinden amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan krediler için yeniden ödemeye çağrı mektubu düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu alacakların Fon alacağı olmadığı ve 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, ödemeye çağrı mektubuna konu borçların ise 5 yıllık tahsil zamanaşımına uğradığı, yapılan protokol sonucu ... Grubundan olan alacakların tahsil edildiği ve kanuni temsilci olarak sorumluluğunun bulunmadığı, kredilerin vadelerinin görev yaptığı sürelerden sonra dolduğu, kullanılan kredilerin şirketin olağan faaliyetleri kapsamında kullanıldığı, dolanlı işlem niteliğinde olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu borçlara ilişkin olarak davacı hakkında daha önce verilen Mahkeme kararlarının "davacının sorumlu olmadığına" yönelik kararlar olmadığı, Mahkemece verilen iptal kararının gerekçesinin faiz hesaplamasının mevzuata uygun şekilde yapılmaması olduğu, iptal kararındaki gerekçe dikkate alınarak yeniden bir hesaplama yapıldığı, Fon'un takip edeceği kanuni temsilcileri 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen beşinci ve altıncı fıkralarına göre değil 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddesi uyarınca belirlediği, dava konusu borç tutarı hesaplanırken davacının görev yaptığı süre ve öncesinde kullandırılan kredilerin dikkate alındığı, davacının ilgili şirketteki kanuni temsilcilik görevi dışında ... Bank A.Ş.'de de denetçi ve yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunduğu, firmaya kullandırılan kredilere ilişkin genel kredi sözleşmelerinde davacının imzasının bulunduğu, ... Grubunun borcunun halen devam ettiği, Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 14/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2019/1099
Karar No:2024/1284
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Fonu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararı gereğince düzenlenen ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubuna konu Fon alacağının tahsili amacıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu II. Tahsilat Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarih ve E.... sayılı, 29.171.980,93-TL bedelli ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının müflis ... Giyim San. Dış Tic. A.Ş.'de kanuni temsilcisi olarak görev yaptığı dönemlere ilişkin olarak, şirketin Fon'a devredilen bankalara olan kredi borçlarından dolayı kanuni temsilci sıfatıyla ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararı gereğince Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu II. Tahsilat Daire Başkanlığı'nca davacı adına düzenlenen ... tarih ve E... sayılı 29.171.980,93-TL tutarlı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda, ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile ödeme emrine dayanak işlemi hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verildiğinden amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan krediler için yeniden ödemeye çağrı mektubu düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu alacakların Fon alacağı olmadığı ve 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, ödemeye çağrı mektubuna konu borçların ise 5 yıllık tahsil zamanaşımına uğradığı, yapılan protokol sonucu ... Grubundan olan alacakların tahsil edildiği ve kanuni temsilci olarak sorumluluğunun bulunmadığı, kredilerin vadelerinin görev yaptığı sürelerden sonra dolduğu, kullanılan kredilerin şirketin olağan faaliyetleri kapsamında kullanıldığı, dolanlı işlem niteliğinde olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu borçlara ilişkin olarak davacı hakkında daha önce verilen Mahkeme kararlarının "davacının sorumlu olmadığına" yönelik kararlar olmadığı, Mahkemece verilen iptal kararının gerekçesinin faiz hesaplamasının mevzuata uygun şekilde yapılmaması olduğu, iptal kararındaki gerekçe dikkate alınarak yeniden bir hesaplama yapıldığı, Fon'un takip edeceği kanuni temsilcileri 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen beşinci ve altıncı fıkralarına göre değil 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddesi uyarınca belirlediği, dava konusu borç tutarı hesaplanırken davacının görev yaptığı süre ve öncesinde kullandırılan kredilerin dikkate alındığı, davacının ilgili şirketteki kanuni temsilcilik görevi dışında ... Bank A.Ş.'de de denetçi ve yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunduğu, firmaya kullandırılan kredilere ilişkin genel kredi sözleşmelerinde davacının imzasının bulunduğu, ... Grubunun borcunun halen devam ettiği, Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 14/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.