‹ Ana sayfa
Danıştay13. DaireBankacılık ve Finans Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2018/564 K.2023/6296

Esas No: 2018/564 · Karar No: 2023/6296 · Karar Tarihi: 26.12.2023
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/564
Karar No:2023/6296

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : Müflis ... Katılım Bankası A.Ş.

VEKİLLİ : Av....

KARŞI TARAF (DAVALI) :.... Kurulu (E-Tebligat)

VEKİLLERİ: Av....

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi. ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Banka tarafından bazı şubelerin kapatılması işlemine ilişkin, özel durum açıklamasının zamanında yapılmadığından bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 280.091,00-TL; Bankanın personel sayısında meydana gelen azalmalara ilişkin 30/06/2014-30/09/2014 ve 30/09/2014-20/11/2014 tarihleri arasında olmak üzere iki kez zamanında özel durum açıklaması yapılmaması nedeniyle her bir özel durum açıklaması için ayrı ayrı 280.091,00-TL olmak üzere toplam 560.182,00-TL idari para cezası uygulanmasına yönelik 23/06/2015 tarih ve 16/806 sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kurulca, davacı Bankadan, personel ve şube sayısındaki değişikliğin hangi tarihlerde meydana geldiği ve özel durum açıklaması yapılmamasına ilişkin aykırılıklar ile ilgili olarak istenilen savunmanın halka açık anonim şirketlerin kamuyu aydınlatma yükümlülükleri ve bu kapsamda II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği ile eki Özel Durumlar Rehberi çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda hazırlanan rapor ile, Banka'nın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nu (BDDK) muhatap 23/10/2014 tarihli yazısında belirtilen, Banka ölçeğindeki küçülme amacına uygun olarak gerçekleştirilmesinin planlandığı ifade edilen 80 şubenin kapatılması işleminin, 20/11/2014 tarihli yönetim kurulu kararından önce önemli ölçüde fiilen tamamlanmış olmasına karşılık, Tebliğ'in 5. maddesi uyarınca ortaya çıktığında kamuya açıklaması gerekirken zamanında özel durum açıklaması yapılmadığı, gerçekleştirilen işlemin ölçek küçültme işlemi olduğu, bu suretle kapatılan şube sayısının Banka'nın toplam şube sayısına oranının %28,5 olduğu, daha önce şube kapatılmasına veya kapatma planlarına ilişkin olarak 20/11/2014 tarihine kadar herhangi bir özel durum açıklaması yapılmadığı ve konu hakkında Banka fınansal tablo dipnotlarında ve/veya faaliyet raporlarında herhangi bir bilgiye yer verilmediği; Tebliğ'in 5. maddesinde ve Rehber'in 5.7 numaralı bölümünde yer alan hükümlere aykırı olarak, kamuya açıklanan son bilançosunda yer alan personel sayısında meydana gelen %10'luk azalma hakkında, 30/06/2014-30/09/2014 ve 30/09/2014-20/11/2014 tarihleri arasında iki kez zamanında özel durum açıklaması yapılmadığının ortaya konulduğu; dolayısıyla davacı Banka tarafından, bazı şubelerin kapatılması ve banka personel sayısında meydana gelen azalmalara ilişkin olarak ilgili mevzuat kapsamında üzerine düşen bilgilendirme yükümlülüğünün zamanında yapılmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sürecin başında söz konusu şubelerin kapatılmadığı, birleşmesi uygun görülen şubelerle birleştirildiği, birleştirme işleminin tamamlanması üzerine de 20/11/2014 tarihli yönetim kurulu kararı ile birleştirilen şubelerin kapatılmasına karar verildiği ve aynı gün Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP)'nda duyurulduğu, ilk şube kapatma kararının 20/11/2014 olduğu, mevzuata göre ihraçcının şube kapatılmadan önce veya kapatma planları yapıldıktan sonra değil, şube fiilen kapatıldıktan sonra özel durum açıklama yapması gerektiği, yönetim kurulu kararından önce hiçbir şubenin ticaret sicilinden terkin edilmediği, toplu personel çıkışı yapılmadığı, 06/01/2014 tarihinde alınan İnsan Kaynakları Süreçleri Uygulama Kararı uyarınca ekonomik koşullar nedeniyle normun fazla olduğu organizasyonlardan normun noksan olduğu organizasyonlara personel tayini, geçici görevlendirmeler, yıllık izin kullandırma, ücretsiz izin verme vb. uygulama eğilimi içerisinde bulunulduğu, 2014 Eylül itibarıyla merkez ve taşra için norm kadro unvan ve sayısının mevcut faaliyetlere göre tekrar revize edilerek yaklaşık 1700 personel ile yolların ayrıldığı, kamuoyunun daha sağlıklı bilgilendirilmesi için küçülmeye ilişkin kararların nihayetlenmesinin beklendiği, bu işlemlerin sonuçlanması ve elde tutulacak personele dair bilgilerin netleşmesi sonucunda işten ayrılan personel sayısına yönelik olarak 20/11/2014'te KAP'ta özel durum açıklaması yapıldığı, Tebliğde personel sayısındaki değişim oranının örnek olarak düzenlenmiş olup bağlayıcılığı bulunmadığı, harçtan muaf tutulması gerekirken aleyhine harca hükmedildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin 06/12/2017 tarih ve E:2017/1031, K:2017/992 sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?