‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2018/2732 K.2024/1535

Esas No: 2018/2732 · Karar No: 2024/1535 · Karar Tarihi: 28.03.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/2732
Karar No:2024/1535

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının ortağı olduğu ... Petrol Ürünleri Otomotiv Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'ye (...) 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu uyarınca verilen idari para cezasının, borçlu şirketten tahsil olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca limited şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı, 250.000,00-TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ortağı olduğu ... adına düzenlenen 09/07/2015 tarihli ödeme emrinin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olan "..." adresi yerine şirket temsilcisinin "..." adresine tebliğe çıkarıldığı ve tebliğ memurunca adresin kapalı olduğundan bahisle tebligatın yapılamadığı şerhinin düşüldüğü, ancak adresin kapalı olmasının nedeni veya muhatabın nereye gittiğine ilişkin hiçbir bilgi ve tespitin bulunmadığı, keyfiyetin tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit edilmesi gerekirken söz konusu ödeme emrinin tebliğ edilemediğine ilişkin tebliğ alındısında, belirtilen muhtarlık şerhinin bulunmadığı, yine tebliği çıkaran merci tarafından, muhatabın adresinin resmi veya hususi müessese ve dairelere sorulduğuna ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirildiğine ilişkin bir kaydın da bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu ödeme emrine konu borcun asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla yapılması gereken tebligat işlemlerinin gereği gibi yapılmadığı ve asıl borçlu şirket yönünden ödeme emrine konu alacağın kesinleştirilmesi sürecinin usulüne uygun bir biçimde tamamlanmadığı;
Öte yandan, şirket borçlarından dolayı şirket ortaklarına yönelik takip yapılabilmesi için şirket borcunun, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin de anlaşılmış olması gerektiğinden, şirket ortağı sıfatı ile davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinafa konu İdari Mahkemesi kararında, 6183 sayılı Kanun uyarınca asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emri ile ilgili yapılan tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri yazılmak suretiyle anılan Kanun'da öngörülen usule uygun yapılmadığından bahisle, şirket ortağı sıfatı ile davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle iptal hükmü kurulmuş ise de, olayda ödeme emri ile ilgili yapılan tebligatın 6183 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi hükümlerine uygun olmaması nedeniyle, dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?