‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2018/183 K.2023/6188

Esas No: 2018/183 · Karar No: 2023/6188 · Karar Tarihi: 25.12.2023
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/183
Karar No:2023/6188

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Fonu (E- Tebligat)

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bankası A.Ş.

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sayıştay Başkanlığı'nca hazırlanan denetim raporuna istinaden, davacı bankadan döviz cinsinden tahsil edilmesi gereken sigorta primlerinin, prim ödeme dönemleri itibarıyla TL'ye çevrilerek ödenmesi nedeniyle eksik tahsilat yapıldığından bahisle prim farkı olarak belirlenen 808.387-USD ile 503.379 Euro'nun davacıdan istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararda; Fonu'nun işlemlerini denetleyen Sayıştay Denetçileri tarafından düzenlenen 2014 yılı Sayıştay Denetim Raporu ile Fon lehine oluşan yabancı para cinsinden sigorta prim alacaklarının ilgili para cinsinden (Türk Lirası, ABD Doları ve Avro) 6183 sayılı amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun kapsamındaki alacaklara uygulanan gecikme zammı ile tahsil edilmesi gerekirken, prim ödeme dönemi itibarıyla döviz cinsinden olan asıl alacağın da Türk Lirasına çevrilerek tahsil edildiği ve bu suretle eksik tahsilat yapıldığının tespit edilmesi üzerine, Sayıştay Raporu dikkate alınarak davacıdan tahsil edilen prim farkı alacaklarının Amerikan Doları ve Euro karşılıklarının hesaplanması neticesinde eksik tahsilat yapıldığı belirlenen 808.387,00-USD ve 503.379,00-EURO'nun tahsili için düzenlenen işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; davalı idarenin 2014 yılı hesaplarının Sayıştay tarafından denetimi neticesinde düzenlenen 2014 yılı Sayıştay denetim raporu ile Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmeliğin "Sigorta Primlerinin Ödenmesi" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrası gereğince, sigorta primlerinin Türk Lirası, ABD Doları ve Euro cinsinden hesaplarla ilgili olarak kendi para cinsinden ödenmesi gerekirken, asıl alacağın ödemenin yapıldığı tarihteki Türk Lirası cinsinden tahsil edildiğinin belirtilmesi üzerine dava konusu işlemlerin tesis edildiği, bu durumda davacı bankanın yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesinden doğan ve döviz cinsinden hesaplarla ilgili eksik tahsil edildiği anlaşılan döviz cinsi hesaplara ait tasarruf mevduatı sigorta primi farkının ödenmesinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; davalı idarenin 2014 yılına ait Sayıştay denetim raporunda, ilgili mevzuatı gereğince, yabancı para cinsinden olan prim alacaklarının, gecikme zammı uygulanarak aynı para cinsinden tahsili gerekirken, bunların ödeme dönemi itibarıyla Türk Lirası karşılığının tahsil edildiği, böylece eksik prim tahsil edildiğinin belirlenmesi ve bu hususun 2015 yılı denetiminde izlemeye alınacak bulgular arasında gösterilmesi üzerine davalı idare'ce, davacının yabancı para cinsinden olup, vade tarihi kur karşılığı Türk Lirasına dönüştürülerek, ödeme tarihine kadar hesaplanan gecikme zammıyla birlikte tahsil edilen sigorta primlerinin, bu defa ödendikleri/tahsil edildikleri tarihteki kur dikkate alınarak yine yabancı para cinsinden hesaplanması gerektiğinden (örneğin, 2016 yılı Aralık dönemine ait 118.691-USD prim farkının, vade tarihinde kur karşılığı olarak belirlenen TL tutarının, ödendiği tarihteki kur karşılığının ise 73.834,30-USD olduğu, dolayısıyla aradaki fark kadar, 43.856,7-USD'nin eksik tahsil edildiğinden) hareketle, 2006 yılı Aralık ayı ile 2012 yılı Eylül ayı arasında yirmidört ödeme dönemine ait olmak üzere 808.386,95-USD ve 503.378,87-EURO'nun bir ay içinde ödenmesine ilişkin dava konusu ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği ve anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; davacının yabancı para cinsinden mevduatı karşılığı mevduat sigorta primini yine yabancı para cinsinden ödemesinin zorunlu olduğu, eksik ödendiği belirlenen, ancak vade tarihindeki kur karşılığı TL olarak tahsil edilen tutarın, tahsil tarihindeki kur üzerinden hesaplanması sonunda eksik alındığı belirlenen USD ve EURO cinsinden prim tutarının istenilmesine ilişkin işlemde bu yönüyle hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, bununla birlikte, davacının yabancı para cinsinden mevduatına ilişkin eksik priminin, vade tarihindeki kur üzerinden hesaplanan TL karşılığı için, tahsil edildiği tarihe kadar hesaplanan gecikme zammı ile ödendiği ancak tahsil edilen gecikme zammı dikkate alınmadan, vade tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark kadar yabancı para cinsinden prim farkı hesaplanması, yani mükerrer kur farkı hesabı üzerine ödemeye çağrı mektubu düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nin davanın reddi yolundaki kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mevzuat gereği Kurum lehine oluşan prim farkı alacaklarının ilgili para cinsinden, 6183 sayılı Kanun'a göre hesaplanan gecikme zammının ise TL olarak tahsil edilmesi gerektiği, prim farkına ilişkin anaparanın yabancı para olarak tahsil edilmesinin gecikme zammını ortadan kaldırmadığı ve mükerrer bir işlem yaratmadığı, TMSF'nin Sayıştay raporlarına uymak zorunda olduğu, Sayıştay raporları ve Fon'un idari işleminin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, tesis edilen dava konusu işlemin hukuki dayanağının olmadığı, davalı idarenin TL üzerinden gecikme zammı tahsil edilmemiş gibi işlem yaparak mükerrer tahsilata sebep olduğu, şayet fiili ödeme tarihi esas alınacak ise de tespit edilen prim farkının ödenen gecikme zammından mahsup edilmesi, diğer bir deyişle kendilerinden mükerreren yabancı para prim farkının talep edilmemesi gerektiği, davalı idarenin, raporlar üzerinde hiçbir inceleme ve değerlendirme yapmadan dava konusu işlemi tesis ettiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?