‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku

Danıştay 13. Daire E.2018/1496 K.2023/5489

Esas No: 2018/1496 · Karar No: 2023/5489 · Karar Tarihi: 12.12.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/1496
Karar No:2023/5489

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Limited Merkezi ... Şubesi

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi olan davacı şirketin, lisansı olmayan bayilere akaryakıt satışı yaptığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenen 50.000,00-TL tutarındaki idari para cezasının 50 adet gerçek ve tüzel kişi için ayrı ayrı hesaplanarak toplam 2.500.000-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; petrol piyasalarının güvenli, istikrarlı, sağlıklı işlemesi amacıyla düzenlenen 5015 sayılı Kanun'da, bu amacın gerçekleşmesi için, petrol piyasalarında her türlü faaliyette bulunmak lisans alma koşuluna bağlanarak, dağıtıcıların dağıtım, bayilerin ise bayilik faaliyetlerinde bulunabilmeleri için lisans alması zorunluluğu getirildiği, öte yandan, 5015 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında faaliyette bulunanların durumlarını bu Kanunla getirilen sisteme uyumlu hâle getirmeleri için, Kanun'un yürürlüğe girdiği 20/12/2003 tarihinden itibaren bir yıl (20/12/2004 tarihine kadar) süre tanındığı, Geçici 1. maddenin Kurul'a verdiği yetki uyarınca ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile 6326 sayılı Petrol Kanunu'na göre belge sahibi olanların 20/12/2004 tarihine kadar lisans başvurusunda bulunmuş ve lisans başvuruları reddedilmemiş olması kaydıyla 20/03/2005 tarihine kadar faaliyetlerine izin verildiği, ancak kararda 20/03/2005 tarihinden itibaren lisansını almamış hiçbir akaryakıt istasyonunun petrol piyasasında faaliyette bulunamayacağı belirtildiği,
Kanun'un "idarî para cezaları"nın düzenlendiği 19. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan ikinci fıkrasının (a) bendinde "ağır kusur" hâlleri sayılarak sorumluları hakkında beşyüz milyar Türk Lirası idarî para cezası uygulanacağı, (b) bendinde "birinci derece kusur" hâlleri sayılarak sorumluları hakkında ikiyüzmilyar Türk Lirası idarî para cezası uygulanacağı, üçüncü fıkrasında ise yukarıda belirtilenlerin dışında kalan, ancak Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurum'ca elli milyar Türk Lirasına kadar idarî para cezası verileceği, son fıkrasında ise; idarî para cezalarının miktarlarının her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı kurala bağlandığı, anılan Kanun'un 19. maddesinde, 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile, Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verileceği belirtildiği,
Dağıtıcı lisansı sahibi olan davacı şirketin lisansı olmayan bayilere akaryakıt satışı yaptığından Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile idari para cezası verildiği, bu kurul kararının, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 05/05/2009 tarih ve E:2006/4394, K:2009/4862 sayılı kararı ile 5015 sayılı Yasanın 7. maddesinin ikinci fıkrasında dağıtıcı lisansı sahiplerinin bayilik lisansı olmayan gerçek ve tüzel kişilere akaryakıt ikmali yapmasının yasak olduğuna ilişkin bir hükme yer verilmediği gerekçesiyle iptal edildiği, kararın temyizi üzerine İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 10/06/2010 tarih ve E:2009/2537, K:2010/1301 sayılı kararı ile onandığı görülmüş ve kararın gerekçesinde, davacı şirketin, 04/04/2005 ve 12/04/2005 tarihli davalı idare yazılarıyla lisansı olmayan bayilere akaryakıt ikmali yapılmaması konusunda uyarıldığı hâlde eylemine devam ettiği, bu fiilinin, 5015 sayılı Yasanın 19. maddesinin üçüncü fıkrasındaki kanunun getirdiği yükümlülüklere uymamak kapsamında değerlendirildiği, bu hususa ilişkin 12/04/2005 sayılı yazının davacıya tebliğ edildiği tarihten sonra da akaryakıt ikmalinde bulunduğu her bir bayi için ayrı ayrı para cezası uygulanması gerektiği belirtildiği,
Olayda, petrol piyasasında faaliyette bulunanlara lisans başvuruları ile ilgili olarak 20/03/2005 tarihine kadar süre tanınarak faaliyetlerine izin verildiğinden ve bu tarihten sonra lisansını almamış hiçbir bayi piyasa faaliyetinde bulunamayacağı, lisansı olmayan bayilere akaryakıt ikmali yapılmamasına ilişkin 12/04/2005 tarihli uyarının davacı şirkete tebliğ edildiği 14/04/2005 tarihinden sonra 50 adet gerçek ve tüzel kişiye akaryakıt ikmali yaptığından her bir bayi için ayrı ayrı idari para cezası uygulandığı ve yargı kararlarının uygulanmasını teminen dava konusu Kurul kararının alındığı anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan her ne kadar davacı şirket tarafından Kabahatler Kanunu'nun 20. maddesine göre 4 yıllık soruşturma zaman aşımı süresi dolduğundan idari para cezası verilemeyeceği iddia edilmişse de, davaya konu ilk idari yaptırım 31/08/2006 tarih ve 908/18 sayılı Kurul Kararı ile zaman aşımı süresi dolmadan uygulanmış ve bu Kurul kararının da aynı konuda yeniden işlem tesisini gerektirecek şekilde Daire tarafından iptali üzerine dava konusu idari para cezası verilmiş bulunduğundan, zaman aşımının kesildiği açıktır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Kabahatler Kanunu'nda düzenlenen soruşturma zamanaşımı sürelerine uyulmadığı, her bir fiil açısından tespit tarihinden itibaren Kanundaki sürelerde soruşturma açılması gerekirken açılmadığı, yargı kararından sonra dahi soruşturma ve ceza verme zaman aşımı sürelerine uyulmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usul ve hukuka uygun olan kararın onanması gerektiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?