Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2018/1433 K.2023/5770
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/1433
Karar No:2023/5770
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yatırım A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin Bursa Acentesi müşterisi olan ...'ın 25/01/2013 tarihli virman talimatının makul bir sebebe dayanmaksızın bekletilmesi sebebiyle mülga Seri:V, No:46 sayılı Aracılık Faaliyetleri ve Aracı Kuruluşlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in 58. maddesi ile 23/09/2010 tarih ve 28 sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararına aykırı hareket edildiğinden bahisle hakkında, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca 21.560,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin Bursa Acentesinin bazı müşterileri tarafından iletilen şikâyet dilekçeleri üzerine Kurulca davacı şirket adresinde yapılan incelemede, Bursa Acente sorumlusu Beytullah Çoksaygılı'nın bazı müşteri hesaplarında sermaye piyasası mevzuatına aykırı işlemler gerçekleştirdiği, bu hususların davacı şirket iç denetim ve teftiş mekanizması tarafından uzun süre tespit edilemediği, bu süreçte müşterilerden ...'a ait virman talimatının da geciktirildiği tespitlerine yer verildiiği, bunun üzerine davacı şirketin ilgili mevzuat aykırı davrandığından bahisle hakkında idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı;
Davacı şirket tarafından ...'a ait virman talimatının zamanında yerine getirilmediğinin açık olduğu, her ne kadar söz konusu geciktirmenin bazı acente çalışanlarının karıştığı usulsüzlüklerin tespit edilmesi amacıyla yapıldığı ileri sürülse de, bunun bir yasal dayanağının olmadığı, ilgilinin bir zararının olmaması veya kötü niyetli olunmamasının işlemin tesisine engel oluşturmayacağı, sermaye piyasalarının yapısı ve işleyişi itibarıyla müşteri taleplerinin mümkün olan en kısa sürede karşılanmasını gerekli kıldığı, davacı şirketin kendi iç işleyişinden ve denetim yetersizliğinden kaynaklanan bazı sorunlardan dolayı müşterilerin mağdur edilemeyeceği, ayrıca davalı idarece gerekli araştırma ve incelemelerin usulünce yapılarak davacı şirkete savunma hakkının kullandırıldığı hususları da dikkate alındığında, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Bursa Acentesinde yapılan araştırmalarda usulsüzlüklerin bir kısmının bazı müşterilerin katılımıyla gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, hem usulsüzlüklerin önüne geçebilmek hem de bütün müşterilerin menfaatini koruyabilmek amacıyla müşteri hareketlerinin büyük bir dikkat ve özenle gerçekleştirildiği, ...'ın hesap hareketlerinde ve ses kayıtlarında bazı şüpheli işlemlerin tespit edilmesi sebebiyle virman talimatının hemen işleme konulmadığı, ancak Kurul tarafından verilen talimat üzerine anılan şahsın hesaplarında incelemeler devam etmesine rağmen talimatın yerine getirildiği, müşterinin herhangi bir zarara uğramadığı, ilgili Tebliğ maddesinde müşterilerin virman talimatı konusunda özel olarak bir ifade yer almadığı, virman talimatının bekletilmesi hususunda kötü niyetle hareket edilmediği, herhangi bir kazanç sağlanmadığı, virman talimatının herhangi bir şarta bağlanmadığı, doğrudan idari para cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu, öncesinde uyarı cezası verilebileceği, eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ilgili Tebliğde aracı kurumlarca yatırımcıların hak ve menfaatlerini zedeleyici veya iyi niyet kurallarına aykırı tüm hareket ve işlemlerin genel olarak yasaklandığı, davacı tarafından, söz konusu müşteri talimatının haklı ve makul bir gerekçe olmaksızın 20 gün bekletildiği, bu durumun yatırımcı menfaatini zedeleyici nitelik taşıdığı ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, 6362 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası tesis edilebilmesi için ihlâli gerçekleştirenlerin bir menfaat veya kazanç elde etmiş olmaları şartının aranmadığı, Tebliğ'in 58. maddesinde yatırımcı hak ve menfaatlerine aykırı her bir hareket tarzının birbirinden ayrı şekilde yasaklandığı, maddede sayılan tüm hâllerin birarada bulunmasının gerekmediği, yatırımcı tarafından herhangi bir zarara uğramadığı hususunun teyit edilmediği, aksine hesap ekstresine itiraz edilmek suretiyle hesabında mutabık olmadığı hususunun aracı kuruma ihtaren bildirildiği, yatırımcının virman talimatında aracı kurumu ibra etmeyerek yapacağı inceleme sonucunda, hesabında talimatı olmadan yapılan işlemleri tespit etmesi durumunda haklarının saklı olduğuna dair ifadelere yer vermesinin de virman talimatının gerçekleştirilmesinin ibralaşma şartına bağlandığının açık bir teyidi niteliğini taşıdığı, konunun yatırımcıyla kişisel hesaplaşmaya dönüştürüldüğü, idari para cezası yerine kişi hakkında uyarı ya da sair bir karar verilmesine ilişkin 6362 sayılı Kanun'da açık bir hüküm bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 13/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/1433
Karar No:2023/5770
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yatırım A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin Bursa Acentesi müşterisi olan ...'ın 25/01/2013 tarihli virman talimatının makul bir sebebe dayanmaksızın bekletilmesi sebebiyle mülga Seri:V, No:46 sayılı Aracılık Faaliyetleri ve Aracı Kuruluşlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in 58. maddesi ile 23/09/2010 tarih ve 28 sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararına aykırı hareket edildiğinden bahisle hakkında, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca 21.560,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin Bursa Acentesinin bazı müşterileri tarafından iletilen şikâyet dilekçeleri üzerine Kurulca davacı şirket adresinde yapılan incelemede, Bursa Acente sorumlusu Beytullah Çoksaygılı'nın bazı müşteri hesaplarında sermaye piyasası mevzuatına aykırı işlemler gerçekleştirdiği, bu hususların davacı şirket iç denetim ve teftiş mekanizması tarafından uzun süre tespit edilemediği, bu süreçte müşterilerden ...'a ait virman talimatının da geciktirildiği tespitlerine yer verildiiği, bunun üzerine davacı şirketin ilgili mevzuat aykırı davrandığından bahisle hakkında idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı;
Davacı şirket tarafından ...'a ait virman talimatının zamanında yerine getirilmediğinin açık olduğu, her ne kadar söz konusu geciktirmenin bazı acente çalışanlarının karıştığı usulsüzlüklerin tespit edilmesi amacıyla yapıldığı ileri sürülse de, bunun bir yasal dayanağının olmadığı, ilgilinin bir zararının olmaması veya kötü niyetli olunmamasının işlemin tesisine engel oluşturmayacağı, sermaye piyasalarının yapısı ve işleyişi itibarıyla müşteri taleplerinin mümkün olan en kısa sürede karşılanmasını gerekli kıldığı, davacı şirketin kendi iç işleyişinden ve denetim yetersizliğinden kaynaklanan bazı sorunlardan dolayı müşterilerin mağdur edilemeyeceği, ayrıca davalı idarece gerekli araştırma ve incelemelerin usulünce yapılarak davacı şirkete savunma hakkının kullandırıldığı hususları da dikkate alındığında, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Bursa Acentesinde yapılan araştırmalarda usulsüzlüklerin bir kısmının bazı müşterilerin katılımıyla gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, hem usulsüzlüklerin önüne geçebilmek hem de bütün müşterilerin menfaatini koruyabilmek amacıyla müşteri hareketlerinin büyük bir dikkat ve özenle gerçekleştirildiği, ...'ın hesap hareketlerinde ve ses kayıtlarında bazı şüpheli işlemlerin tespit edilmesi sebebiyle virman talimatının hemen işleme konulmadığı, ancak Kurul tarafından verilen talimat üzerine anılan şahsın hesaplarında incelemeler devam etmesine rağmen talimatın yerine getirildiği, müşterinin herhangi bir zarara uğramadığı, ilgili Tebliğ maddesinde müşterilerin virman talimatı konusunda özel olarak bir ifade yer almadığı, virman talimatının bekletilmesi hususunda kötü niyetle hareket edilmediği, herhangi bir kazanç sağlanmadığı, virman talimatının herhangi bir şarta bağlanmadığı, doğrudan idari para cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu, öncesinde uyarı cezası verilebileceği, eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ilgili Tebliğde aracı kurumlarca yatırımcıların hak ve menfaatlerini zedeleyici veya iyi niyet kurallarına aykırı tüm hareket ve işlemlerin genel olarak yasaklandığı, davacı tarafından, söz konusu müşteri talimatının haklı ve makul bir gerekçe olmaksızın 20 gün bekletildiği, bu durumun yatırımcı menfaatini zedeleyici nitelik taşıdığı ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, 6362 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası tesis edilebilmesi için ihlâli gerçekleştirenlerin bir menfaat veya kazanç elde etmiş olmaları şartının aranmadığı, Tebliğ'in 58. maddesinde yatırımcı hak ve menfaatlerine aykırı her bir hareket tarzının birbirinden ayrı şekilde yasaklandığı, maddede sayılan tüm hâllerin birarada bulunmasının gerekmediği, yatırımcı tarafından herhangi bir zarara uğramadığı hususunun teyit edilmediği, aksine hesap ekstresine itiraz edilmek suretiyle hesabında mutabık olmadığı hususunun aracı kuruma ihtaren bildirildiği, yatırımcının virman talimatında aracı kurumu ibra etmeyerek yapacağı inceleme sonucunda, hesabında talimatı olmadan yapılan işlemleri tespit etmesi durumunda haklarının saklı olduğuna dair ifadelere yer vermesinin de virman talimatının gerçekleştirilmesinin ibralaşma şartına bağlandığının açık bir teyidi niteliğini taşıdığı, konunun yatırımcıyla kişisel hesaplaşmaya dönüştürüldüğü, idari para cezası yerine kişi hakkında uyarı ya da sair bir karar verilmesine ilişkin 6362 sayılı Kanun'da açık bir hüküm bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 13/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.