‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2016/2689 K.2020/1442

Esas No: 2016/2689 · Karar No: 2020/1442 · Karar Tarihi: 17.06.2020
Özet: Uyuşmazlık, 29/04/2013 tarihli sistem kullanım ceza faturasının Aralık 2010 döneminde davalı idarenin bir anlaşma uyarısı olmadan kesilmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkeme, İdare Mahkemesi kararını bozma nedeni bulmadığı için temyizi reddederek ceza faturası iptal kararını onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/2689
Karar No:2020/1442

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ...

VEKİLLERİ: ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLLERİ: ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Aralık 2010 dönemine ilişkin 29/04/2013 tarih ve ... sayılı sistem kullanım ceza faturasının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davalı idare ile davacı arasında imzalanan sistem kullanım anlaşmalarında, dava konusu ceza faturası dönemi itibarıyla uyarı müessesinin bulunduğu, davalı idare tarafından ihlâle ilişkin olarak davacıya herhangi bir uyarıda bulunulmadığı anlaşıldığından davacı şirkete uyarıda bulunulmaksızın uygulanan dava konusu sistem kullanım ceza faturasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı ile 31/03/2010 tarihi sonrasında her bir trafo merkezi için sistem kullanım anlaşması imzalandığı, sistem kullanım anlaşmalarında bulunan cezaî şart maddesinin davacı tarafından ihlâl edildiği, anlaşmalardaki uyarı müessesesinin ise sadece dört ihlâl durumunda uygulandığı, dava konusu işlemin sebebi olan ihlâlin ise bu durumlar arasında yer almadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, sistem kullanım ceza faturasının yasal dayanağının bulunmadığı, davalı idarenin idarî para cezası verme yetkisine sahip olmadığı, idarî para cezası şeklinde uygulanan yaptırımın cezaî şart olarak nitelendirilemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 17/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?