‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2015/3364 K.2019/2128

Esas No: 2015/3364 · Karar No: 2019/2128 · Karar Tarihi: 18.06.2019
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2015/3364
Karar No: 2019/2128

DAVACI: ... Elektrik Dağıtım A.Ş.

VEKİLİ: Av. ...

DAVALILAR: 1. ... A.Ş. (...) Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

2. ... Kurumu (...)

VEKİLİ: Av. ..

DAVANIN KONUSU:
Davalı TEİAŞ tarafından düzenlenen Temmuz 2009 dönemine ilişkin 29/01/2013 tarih ve 078530 nolu 789.618,89-TL tutarındaki "reaktif ceza" faturasının ve bu faturanın dayanağı olan 30/12/2008 tarih ve 27096 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 01/01/2009 tarihli İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi'nin 1.5. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI:
Davacı tarafından, para cezası niteliğindeki dava konusu işlemin ve bu işlemin dayanağı olan yöntem bildirimine ilişkin düzenleyici işlemin yasal bir dayanağının bulunmadığı, bu hususun suç ve cezalarda kanunilik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, gerek Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nde(Yönetmelik) gerekse Elektrik Piyasasında İletim Ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı Ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğ'de (Tebliğ) sadece sistem kullanım ve/veya işletim ücretinden bahsedildiği, sistem kullanım ceza ücretine ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, iletim hatları ve güç trafolarının belirli yüklenmelerden sonra kapasitelerinin artırılması, talep yoğunluğuna göre yeni trafo merkezlerinin planlanması ve iletim seviyesindeki gerilimin stabil tutulmasının davalı TEİAŞ'ın sorumluluğunda olduğu, davalı idarenin kendi kusuru sebebiyle tesis ettiği işlemin sebep, konu ve amaç yönlerinden sakat olduğu, yapılan ölçümlerin ve hesaplamaların mevzuata aykırı olduğu, reaktif cezaya ilişkin tüm ölçümlerin tek tarafları olarak kendilerinin nezareti dışında yapıldığı ve sayaçların mevzuatta aranan özelliklere sahip olmadığı ileri sürülmüştür.

DAVALI ...'NIN SAVUNMASI:
Davalı idare tarafından, her ne kadar Yönetmelik ve Tebliğ hükümleri iletim sistemini kullanan ve kullanacak olanların TEİAŞ ile sözleşme imzalamasını zorunlu kılmış ise de, başta Türkiye Elektrik Dağıtım Şirketi (TEDAŞ) olmak üzere TEDAŞ'ın bağlı ortaklığı konumunda bölgesel dağıtım şirketlerinin, TEİAŞ ile sözleşme imzalamaktan uzun süre imtina ettiği, TEDAŞ ve TEİAŞ arasında pek çok kez yapılan çalışmalardan da sonuç alınamadığı, TEDAŞ ve bölgesel dağıtım şirketlerinin anlaşmayı imzalamamakla fiili bir durum oluşturduğu ve anlaşmada yer alan hükümlerin ihlâli hâlinde tâbi olacakları cezalardan kurtulmaya çalıştığı, bu durumun anlaşmayı imzalayan diğer kullanıcılarla aralarında eşitsizlik yarattığı, anlaşmayı imzalamayan dağıtım şirketlerinin miyonlarca tüketiciye elektrik enerjisi sağladığı düşünüldüğünde bu şirketlerin bağlantısının da kesilemediği ve nihai çözüm olarak Yöntem Bildirimine anlaşma imzalamayan dağıtım şirketlerinin de bu yükümlülüklere ve cezai şartlara tâbi olmasına ilişkin hükümlerin eklendiği, dava konusu işlemin ''reaktif enerji'' ihlâli sebebiyle tesis edildiği, ancak davacının iptalini istediği Yöntem Bildirimi'nin 1.5. maddesinde başka ihlâllerin de düzenlendiği, davacının kendisine uygulanmayan bölümler yönünden davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, TEİAŞ'ın tüm sistem kullanıcılarına eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin hizmet sunmak zorunda olduğu, TEİAŞ ile anlaşma imzalamadığı halde iletim sistemini fiilen kullanan kişiler ile TEİAŞ arasında fiili sözleşme ilişkisinin varlığının kabul edilmesi gerektiği, tarafların örtülü de olsa bir irade beyanının olduğu, aksi takdirde gerçekte sözleşme imzalayan kullanıcılar aleyhinde eşitsizliğin doğduğu, sözleşme imzalayan ve imzalamayan sistem kullanıcılarının bu yolla aynı hüküm ve şartlara tâbi olduğu, Yöntem Bildirimi'nin 1.5. maddesinin de bu fiili sözleşme ilişkisi içindeki cezai şartları düzenleyen bir hüküm olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının 5. iddiasına ilişkin olarak; söz konusu yükümlülüğün dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olmayan mülga Yöntem Bildirimi'nde yer aldığı, sonradan yürürlüğe giren düzenleme ile sistem ve yöntem değişikliğine gidildiği ve mevzuatta da bu yönde değişiklik yapıldığı, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.

TEİAŞ'IN SAVUNMASI:
Davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, davacı ile Ocak 2007 - Aralık 2009 tarihleri arasında imzalanmış bir sistem kullanım anlaşması olmadığı, bazı kullanıcıların TEİAŞ ile sistem kullanım anlaşması imzalamaktan imtina ettiği, bu durumun anlaşmayı imzalayan kullanıcıların aleyhine bir durum oluşturması nedeniyle dava konusu Yöntem Bildirimi'nde gerekli düzenlemelerin yapıldığı, bu doğrultuda kullanıcıların yarattığı ihlaller nedeniyle gerekli yaptırımların uygulandığı, ülkemiz iletim sisteminin devamlı, güvenilir ve sorunsuz işletilmesine yönelik olarak her kullanıcıya eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin işlem yapıldığı, Türkiye'nin tek iletim lisansına sahip TEİAŞ'ın işlettiği iletim sisteminin, sektörün çok önemli bir varlığı olduğu, bu varlığın korunması adına bu sistemi kullananların da kendi varlıklarını sağlıklı bir şekilde sürdürübilmeleri için sistem güvenliği adına konulmuş tüm kurallara titizlikle uyması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu işlemlerin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'UN DÜŞÜNCESİ: Dava; davalı TEİAŞ tarafından düzenlenen Temmuz 2009 dönemine ilişkin ... günlü, ... nolu "reaktif ceza" faturasının ve bu faturanın dayanağı olan 2009 yılına ilişkin İletim Sistemi Sistem Kullanımı ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi'nin 1.5. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.

Davalı idarelerin usule yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir.

22/01/2003 günlü, 25001 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (Mülga) Elektrik Piyasası Şebeke Yönetmeliği’nin 8. maddesinde, “Ek - 5 Bölüm 1'de yer alan standart planlama verileri ile iletim sistemine bağlanacak tesis ve/veya teçhizata ilişkin bilgilerin tüzel kişi tarafından TEİAŞ'a verildiği tarihten itibaren altmış gün içerisinde bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşması TEİAŞ tarafından tüzel kişiye önerilir. TEİAŞ'ın bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşması önerisini yapabilmesi için ek bilgiye ihtiyaç duyması hâlinde, Ek - 5 Bölüm 2'de yer alan ayrıntılı planlama verileri de tüzel kişiden talep edilebilir. Bu hâllerde TEİAŞ tarafından bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşmasının önerilmesine ilişkin süre doksan gün olarak uygulanır. Tüzel kişi TEİAŞ'ın anlaşma önerisine otuz gün içerisinde yazılı yanıt verir.

Tarafların mutabakatı hâlinde bağlantı ve/veya sistem kullanımına ilişkin hüküm ve şartları içeren bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşması imzalanır. TEİAŞ ve lisans sahibi tüzel kişinin, bağlantı ve/veya sistem kullanımına ilişkin anlaşmanın hükümleri üzerinde mutabakata varamamaları hâlinde, ihtilaflar Kanunun ve tarafların ilgili lisanslarının hükümlerine göre Kurum tarafından çözüme kavuşturulur ve konu hakkında alınan Kurul kararları bağlayıcıdır.

İletim sistemine hâlihazırda bağlı olan üretim tesisleri ile bağlantı ve/veya sistem kullanımına ilişkin olarak üretim tesisleri dışında gerçek ve tüzel kişiler tarafından TEİAŞ'a yapılan diğer başvurularda da aynı süreç uygulanır.” kuralına; Geçici 6. maddesinde ise, “Bu Yönetmeliğin yayımı tarihi itibarıyla iletim sistemini kullanmakta olan ya da iletim sistemine bağlantısı olan kullanıcılar ile TEİAŞ arasında Bağlantı ve/veya Sistem Kullanım Anlaşması, 01 Kasım 2003 tarihine kadar imzalanır.” kuralına yer verilmiştir.

(Mülga) Elektrik Piyasasında İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğ'in "İletim sistemine bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşmaları ile enterkonneksiyon kullanım anlaşmaları" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, "İletim sistemi ve/veya enterkonneksiyon kullanıcıları, TEİAŞ ile Ek-1’de yer alan anlaşmaları yapar. İletim sistemine bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşmalarına ilişkin başvurular, Elektrik Piyasası Şebeke Yönetmeliği'nde belirlenen usul ve esaslara göre yapılır. Bağlantı anlaşması ve sistem kullanım anlaşması başvuruları eşzamanlı olarak ve üretim faaliyetinde bulunacak tüzel kişiler açısından lisansa derç edilen inşaat öncesi süre bitmeden önce yapılır. İletim sistemini kullanarak, elektrik enerjisi ithalatı ve/veya ihracatı faaliyetinde bulunmak isteyen toptan satış lisansı sahibi tüzel kişilerin başvuruları, Elektrik Piyasası İthalat ve İhracat Yönetmeliği'nde belirlenen usul ve esaslara göre yapılır.", 2. fıkrasında, "Bağlantı, sistem kullanım ve/veya enterkonneksiyon kullanımına ilişkin olarak TEİAŞ ile iletim sistemi kullanıcısı ve/veya enterkonneksiyon kullanıcısı arasında, bu Tebliğ uyarınca TEİAŞ tarafından hazırlanan ve Kurul tarafından onaylanan standart anlaşmalar kullanılır. Bu anlaşmaların genel hükümlerinde, Kurul onayı olmaksızın değişiklik yapılamaz. Bağlantı anlaşmasında fiziki bağlantıya ilişkin termin programı, sistem kullanım anlaşmasında iletim sisteminin kullanılmaya başlanması için öngörülen tarih yer alır." düzenlemesi bulunmaktadır.

Aktarılan Yönetmelik hükümleri uyarınca elektrik dağıtım faaliyetinde bulunan şirketlerin TEİAŞ ile Bağlantı Anlaşması ve Sistem Kullanım Anlaşması olmak üzere iki anlaşma imzalaması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; davacı ile 25/03/2010 tarihinden itibaren sistem kullanım anlaşmalarının imzalanmaya başlandığı, ceza faturasına konu Temmuz 2009 döneminde imzalanmış bir sistem kullanım anlaşmasının bulunmadığı, dava konusu edilen ceza faturasının, Yöntem Bildirimi'nin 1.5. maddesi uyarınca düzenlendiği, davacı tarafından da Temmuz 2009 dönemine ilişkin olan ve ödenen reaktif ceza faturası bedelinin iadesi istemiyle Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın görevsizlik nedeniyle reddedildiği ve bu kararın 16/06/2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine bu kez Temmuz 2009 dönemine ilişkin ... günlü, ... nolu "reaktif ceza" faturası ile birlikte bu dönemde yürürlükte olan İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama ve Uygulama Yöntem Bildirimi'nin 1.5. maddesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Sistem Kullanım Anlaşması’nın “Cezai Şartlar” başlıklı 10. maddesinde, kullanıcının ilgili mevzuat, taraflar arasında imzalanan bağlantı anlaşması ve bu anlaşma hükümlerinin herhangi birini ihlâl etmesi, söz konusu ihlâli TEİAŞ’ın uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda TEİAŞ’ın maddede belirtilen cezaları uygulayacağı belirtilmiş; maddede iletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması" fiili ihlal olarak tanımlanarak, bu ihlal için "Kullanıcının o ayki Sistem Kullanım fiyatına göre hesaplanan bedelin % 50'si oranında ceza uygulanır. Ceza 00:00-24:00 saatleri arasında bir defadan fazla uygulanmayacaktır." cezai şartı öngörülmüştür.

Davalı TEİAŞ tarafından tek taraflı olarak hazırlanan ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından onaylanarak uygulamaya konulan 01/01/2009 tarihli İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi'nin 1.5. maddesinde, bir kullanıcının, TEİAŞ ile Sistem Kullanım Anlaşması imzalamamış olmasına rağmen iletim sistemine bağlı olarak faaliyet göstermesi, dolayısıyla iletim sistemini kullanması hâlinde, Elektrik Piyasasında İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğ’in Geçici 3. maddesi uyarınca kullanıcıların lisans almamış olmaları ve/veya sistem kullanım anlaşmalarının yapılmamış olması hâlinde dahi bu kullanıcıların Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği doğrultusunda onaylanan sistem kullanım bedelini ve/veya sistem işletim bedelini ödeme yükümlülüklerinin bulunduğu, Sistem Kullanım Anlaşması bulunmaksızın iletim sistemini kullanmakta olan kullanıcıların, iletim sisteminde arz güvenilirliği ve kalitesinin sağlanması amacıyla maddede yer alan ihlallerle karşılaşılması hâlinde ilgili cezai işleme tâbi olacağı belirtilmiş; iletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması fiili bu hâller arasında sayılmıştır.

Davacı ile TEİAŞ arasında imzalanan bağlantı anlaşmasında ise, bu durumun ihlâl olarak kabul edildiğine ve bu ihlâl nedeniyle cezai şart uygulanacağına ilişkin herhangi bir kurala yer verilmemiş, bu yönde yaptırım içeren Sistem Kullanım Anlaşması ise uyuşmazlığa konu ihlâl tarihinde davacı tarafından imzalanmamış bulunmaktadır.

Belirtilen hususların birlikte değerlendirilmesinden, davacı ile TEİAŞ arasında iletim sisteminin kullanımı açısından kurulması gerekli akdi ilişkinin kurulmamış bulunduğu, dava konusu düzenleyici işlemde uygulanması öngörülen işlemin hukuki mahiyeti itibarıyla, sözleşmeden kaynaklanan bir cezai şart niteliğinde olduğu, bu anlamda yalnızca sistem kullanım anlaşmasını imzalamış ve bu anlaşmada yer alan hüküm ve şartları kabul etmiş taraflar hakkında uygulama alanı bulabileceği anlaşılmaktadır.

Bu çerçevede, akdi ilişkinin zorunlu tarafı TEİAŞ tarafından hazırlanan ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından onaylanarak yürürlüğe giren Yöntem Bildirimine, tip sözleşmedeki hükümler nakledilmek suretiyle bu sözleşmenin hüküm ve sonuçlarının sözleşme dışı davacıya uygulanması yönündeki ilgili düzenleyici işlemlerin dayanağı Kanunlarda herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu ilişkinin salt idarelerin ikincil nitelikteki düzenlemeleriyle kurulmasına ise hukuken olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu noktada, söz konusu işlemin iletim sistemini fiilen kullanması ve arz güvenliği nedenleriyle, davacı açısından sözleşme hükümleri olmaksızın uygulanması gerektiği iddia edilebilirse de, işlemin, mahiyeti itibarıyla kullanıcılar tarafından sisteme verilen zararın karşılığı, başka bir anlatımla tazmini niteliğinde olmadığı, salt sözleşme hükümlerinin bu anlamda arz güvenliğinin ihlâli karşılığında öngörülen cezai nitelikteki işlem olduğu, kullanıcı tarafından sisteme verilen zararın ayrıca tazmin edileceği de açıktır.

Bu durumda; davacı ile TEİAŞ arasında ceza faturasına konu ihlâl döneminde Sistem Kullanım Anlaşması imzalanmadığı ve bu anlaşma hükümlerinin ancak akdi ilişkinin tarafları arasında uygulanabileceği dikkate alındığında, akit dışı davacıya, davalı TEİAŞ tarafından hukuken geçerli bir dayanağı olmadan cezai şart uygulanması yönünde hükümler içeren Yöntem Bildiriminin dava konusu hükümlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Öte yandan, dava konusu ceza faturası hukuka aykırılığı belirlenen Yöntem Bildirimi'nin 1.5. maddesi uyarınca düzenlendiğinden, dayanağı kalmayan faturada da hukuka uygunluk görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce duruşma için taraflara önceden bildirilen 18/06/2019 tarihinde, davacı vekili Av. ...'ın ve davalı idare Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) Genel Müdürlüğü vekili Av. ...'in ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekili Av. ...'nin geldikleri, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Dosyanın incelenmesinden, davacı ile 25/03/2010 tarihinden itibaren sistem kullanım anlaşmaları imzalanmaya başlandığı, ceza faturasına konu Temmuz 2009 döneminde imzalanmış bir sistem kullanım anlaşması bulunmadığı, dava konusu edilen ceza faturasının, Yöntem Bildirimi'nin 1.5. maddesi uyarınca düzenlendiği, davacı tarafından da Temmuz 2009 dönemine ilişkin reaktif ceza faturası ile birlikte bu dönemde yürürlükte olan İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama ve Uygulama Yöntem Bildirimi'nin 1.5. maddesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İNCELEME VE

GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
22.01.2003 tarih ve 25001 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (Mülga) Elektrik Piyasası Şebeke Yönetmeliği’nin 8. maddesinde, “Ek - 5 Bölüm 1'de yer alan standart planlama verileri ile iletim sistemine bağlanacak tesis ve/veya teçhizata ilişkin bilgilerin tüzel kişi tarafından TEİAŞ'a verildiği tarihten itibaren altmış gün içerisinde bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşması TEİAŞ tarafından tüzel kişiye önerilir. TEİAŞ'ın bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşması önerisini yapabilmesi için ek bilgiye ihtiyaç duyması hâlinde, Ek - 5 Bölüm 2'de yer alan ayrıntılı planlama verileri de tüzel kişiden talep edilebilir. Bu hâllerde TEİAŞ tarafından bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşmasının önerilmesine ilişkin süre doksan gün olarak uygulanır. Tüzel kişi, TEİAŞ'ın anlaşma önerisine otuz gün içerisinde yazılı yanıt verir.

Tarafların mutabakatı hâlinde bağlantı ve/veya sistem kullanımına ilişkin hüküm ve şartları içeren bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşması imzalanır. TEİAŞ ve lisans sahibi tüzel kişinin, bağlantı ve/veya sistem kullanımına ilişkin anlaşmanın hükümleri üzerinde mutabakata varamamaları hâlinde, ihtilaflar Kanunun ve tarafların ilgili lisanslarının hükümlerine göre Kurum tarafından çözüme kavuşturulur ve konu hakkında alınan Kurul kararları bağlayıcıdır.

İletim sistemine hâlihazırda bağlı olan üretim tesisleri ile bağlantı ve/veya sistem kullanımına ilişkin olarak üretim tesisleri dışında gerçek ve tüzel kişiler tarafından TEİAŞ'a yapılan diğer başvurularda da aynı süreç uygulanır.” kuralına; Geçici 6. maddesinde ise, “Bu Yönetmeliğin yayımı tarihi itibarıyla iletim sistemini kullanmakta olan ya da iletim sistemine bağlantısı olan kullanıcılar ile TEİAŞ arasında Bağlantı ve/veya Sistem Kullanım Anlaşması, 01 Kasım 2003 tarihine kadar imzalanır.” kuralına yer verilmiştir.

(Mülga) Elektrik Piyasasında İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğ'in "İletim sistemine bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşmaları ile enterkonneksiyon kullanım anlaşmaları " başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, "İletim sistemi ve/veya enterkonneksiyon kullanıcıları, TEİAŞ ile Ek-1’de yer alan anlaşmaları yapar. İletim sistemine bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşmalarına ilişkin başvurular, Elektrik Piyasası Şebeke Yönetmeliği'nde belirlenen usul ve esaslara göre yapılır. Bağlantı anlaşması ve sistem kullanım anlaşması başvuruları eşzamanlı olarak ve üretim faaliyetinde bulunacak tüzel kişiler açısından lisansa derç edilen inşaat öncesi süre bitmeden önce yapılır. İletim sistemini kullanarak, elektrik enerjisi ithalatı ve/veya ihracatı faaliyetinde bulunmak isteyen toptan satış lisansı sahibi tüzel kişilerin başvuruları, Elektrik Piyasası İthalat ve İhracat Yönetmeliği'nde belirlenen usul ve esaslara göre yapılır.", 2. fıkrasında, "Bağlantı, sistem kullanım ve/veya enterkonneksiyon kullanımına ilişkin olarak TEİAŞ ile iletim sistemi kullanıcısı ve/veya enterkonneksiyon kullanıcısı arasında, bu Tebliğ uyarınca TEİAŞ tarafından hazırlanan ve Kurul tarafından onaylanan standart anlaşmalar kullanılır. Bu anlaşmaların genel hükümlerinde, Kurul onayı olmaksızın değişiklik yapılamaz. Bağlantı anlaşmasında fiziki bağlantıya ilişkin termin programı, sistem kullanım anlaşmasında iletim sisteminin kullanılmaya başlanması için öngörülen tarih yer alır." kuralı yer almıştır.

Aktarılan Yönetmelik hükümleri uyarınca elektrik dağıtım faaliyetinde bulunan şirketlerin TEİAŞ ile Bağlantı Anlaşması ve Sistem Kullanım Anlaşması olmak üzere iki anlaşma imzalaması gerekmektedir.

Sistem Kullanım Anlaşması’nın “Cezai Şartlar” başlıklı 10. maddesinde, kullanıcının ilgili mevzuat, taraflar arasında imzalanan bağlantı anlaşması ve bu anlaşma hükümlerinin herhangi birini ihlâl etmesi, söz konusu ihlâli TEİAŞ’ın uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda TEİAŞ’ın maddede belirtilen cezaları uygulayacağı belirtilmiş; maddede iletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması" hükmü ihlal olarak tanımlanarak, bu ihlal için "Kullanıcının o ayki Sistem Kullanım fiyatına göre hesaplanan bedelin % 50'si oranında ceza uygulanır. Ceza 00:00-24:00 saatleri arasında bir defadan fazla uygulanmayacaktır." cezai şartı öngörülmüştür.

Davalı TEİAŞ tarafından tek taraflı olarak hazırlanan ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından onaylanarak uygulamaya konulan 01.01.2009 tarihli İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi'nin 1.5. maddesinde, bir kullanıcının, TEİAŞ ile Sistem Kullanım Anlaşması imzalamamış olmasına rağmen iletim sistemine bağlı olarak faaliyet göstermesi, dolayısıyla iletim sistemini kullanması hâlinde, Elektrik Piyasasında İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğ’in Geçici 3. maddesi uyarınca kullanıcıların lisans almamış olmaları ve/veya sistem kullanım anlaşmalarının yapılmamış olması hâlinde dahi bu kullanıcıların Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği doğrultusunda onaylanan sistem kullanım bedelini ve/veya sistem işletim bedelini ödeme yükümlülüklerinin bulunduğu, Sistem Kullanım Anlaşması bulunmaksızın iletim sistemini kullanmakta olan kullanıcıların, iletim sisteminde arz güvenilirliği ve kalitesinin sağlanması amacıyla maddede yer alan ihlallerle karşılaşılması hâlinde ilgili cezai işleme tâbi olacağı belirtilmiş; iletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması fiili bu hâller arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan Yönetmelik hükümleri uyarınca elektrik dağıtım faaliyetinde bulunan şirketlerin Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) ile Bağlantı Anlaşması ve Sistem Kullanım Anlaşması olmak üzere iki anlaşma imzalaması gerekmektedir.

Davacı ile davalı idare arasında imzalanan bağlantı anlaşmasında ise, bu durumun ihlâl olarak kabul edildiğine ve bu ihlâl nedeniyle cezai şart uygulanacağına ilişkin herhangi bir kurala yer verilmemiş, bu yönde yaptırım içeren Sistem Kullanım Anlaşması ise Bulanık Trafo Merkezi açısından davacı tarafından imzalanmamış bulunmaktadır.

Belirtilen hususların birlikte değerlendirilmesinden, davacı şirket ile TEİAŞ arasında iletim sisteminin kullanımı açısından kurulması gerekli akdi ilişkinin kurulmamış bulunduğu, dava konusu düzenleyici işlemde uygulanması öngörülen işlemin hukuki mahiyeti itibarıyla, sözleşmeden kaynaklanan bir cezai şart niteliğinde olduğu, bu anlamda yalnızca sistem kullanım anlaşmasını imzalamış ve bu anlaşmada yer alan hüküm ve şartları kabul etmiş taraflar hakkında uygulama alanı bulabileceği anlaşılmaktadır.

Bu çerçevede, sistem kullanım anlaşmasının tarafı olmayan davacı şirkete, akdi ilişkinin zorunlu tarafı TEİAŞ tarafından hazırlanan ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından onaylanarak yürürlüğe giren Yöntem Bildirimine, tip sözleşmedeki hükümler nakledilmek suretiyle bu sözleşmenin hüküm ve sonuçlarının sözleşme dışı davacı şirkete uygulanması yönünde ilgili düzenleyici işlemlerin dayanağı Kanunlarda herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu ilişkinin salt idarelerin ikincil nitelikteki düzenlemeleriyle kurulmasının ise hukuken mümkün bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu noktada, söz konusu işlemin iletim sistemini fiilen kullanması ve arz güvenliği nedeniyle, davacı şirket açısından sözleşme hükümleri olmaksızın uygulanması gerektiği ifade edilebilirse de, işlemin, mahiyeti itibarıyla kullanıcılar tarafından sisteme verilen zararın karşılığı, başka bir anlatımla tazmini nitelikte olmadığı, salt sözleşme hükümlerinin bu anlamda arz güvenliğinin ihlali karşılığında öngörülen cezai nitelikteki işlem olduğu, kullanıcı tarafından sisteme verilen zararın ayrıca tazmin edileceği de açıktır.

Bu durumda; davacı ile davalı idare arasında Sistem Kullanım Anlaşması imzalanmadığından, bu anlaşmanın hükümleri, olması gereken akdi ilişkinin tarafı davalı idare tarafından tek taraflı olarak hazırlanan İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi uyarınca, akit dışı davacı şirkete, davalı idare tarafından hukuken geçerli bir dayanağı olmadan cezai şart uygulanması yönünde hükümler içeren Yöntem Bildiriminin dava konusu hükümlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Davalı TEİAŞ tarafından düzenlenerek tahakkuk ettirilen Temmuz 2009 dönemine ilişkin 789.618,89-TL tutarındaki ... tarih ve ... nolu "reaktif ceza" faturasının iptali istemine gelince:
Söz konusu edilen cezai şart faturasının, dava konusu edilen Yöntem Bildiriminin hukuka aykırı olduğu saptanan 1.5. maddesi uyarınca tesis edildiği anlaşıldığından, dayanağı kalmayan faturanın da hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temmuz 2009 dönemine ilişkin ... tarih ve ... nolu 789.618,89-TL tutarındaki "reaktif ceza" faturasının ve bu faturanın dayanağı olan 30/12/2008 tarih ve 27096 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 01/01/2009 tarihli İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi'nin 1.5. maddesinin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL yargılama giderinin davalı TEİAŞ üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
5. Fazladan yatırılan ...- TL harcın istemi hâlinde davalı TEİAŞ'a iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 18/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?