Danıştay12. Daireİdare Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2025/1682 K.2025/3758
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1682
Karar No : 2025/3758
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
2- ... Genel Komutanlığı
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Jandarma Genel Komutanlığında kıdemli albay olarak görev yapan davacının, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca İçişleri Bakanının onayıyla 30/08/2023 tarihinden geçerli olmak üzere re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesinde, rütbelerindeki bekleme süresinin dolması ya da kadrosuzluk nedenleri ile emekliliğe sevk edilme durumunda olan, ancak hizmetlerine ihtiyaç duyulan albayların 60 yaşına kadar İçişleri Bakanının onayıyla görevde bırakılabileceği, ayrıca personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebileceğinin kurala bağlandığı; bu düzenlemeye göre re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesi hususunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, bununla birlikte bu yetkinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu; uyuşmazlık konusu olayda, 13/03/2024 tarihli ara kararı ile; davalı idarelerden "re'sen emekliye sevk edilen personel belirlenirken gözetilen kriter olup olmadığı (ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil, ödül, takdirname, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi beceri, geçirilen soruşturma ve alınan cezalar yönünden) sorularak bu kapsamda açıklama yapıldıktan sonra söz konusu kriterler üzerinden personelin değerlendirilmesine yönelik bilgi ve belgelerin" istenildiği, davalı idare tarafından verilen cevap ve dosya içerisinde yer alan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiğinin ve takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri sınırları içinde kullanıldığının ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma (05/10/2023) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre, re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde idarenin takdir yetkisinin bulunduğu açık olup, idarenin re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde kamu yararı amacına aykırı ve hizmet gerekleri dışında subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir verinin bulunmadığı, hangi personelin emekliye sevk edileceğinin belirlenmesi konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının da hukuken olanaklı olmadığı anlaşıldığından, davalı idarelere tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, Jandarma Genel Komutanlığında albay olarak görev yapan ve rütbesindeki bekleme süresi dolan davacının, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali ile tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, Bakan onayı ile emekliye sevk edildiği halde, Cumhurbaşkanı onayıyla emekliye sevk edildiğinin belirtildiği, yine İdare Mahkemesince tazmin istemi hakkında kabul kararı verilmesine rağmen, "karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiğinin belirtildiği; dolayısıyla, gerekçenin dosya kapsamıyla ilgili olmadığı, temyize konu kararın yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın verildiği;davalı idarenin kişisel olarak istediği albayın görev süresini uzattığı, istemediği albayı ise emekliye sevk ettiği, emekliye sevk işleminde hangi kriterlere göre değerlendirme yapıldığının davalı idarelerce somut bilgi ve belgeye dayalı olarak ortaya konulmadığı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/12/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/1194 sayılı kararında, re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığı hususları araştırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, bu hususlar göz ardı edilerek temyize konu kararın verildiği; dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
İçişleri Bakanlığı tarafından, dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Jandarma Genel Komutanlığı tarafından, 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçları açısından değerlendirme yapılarak rütbe bekleme süresi dolan personelin hizmetlerine ihtiyaç duyulması halinde Bakan onayıyla görevine devam etmesine karar verildiği, aksi halde emekliye sevk edildiği; davacının 30/08/2018 tarihinde albay rütbesine terfi ettiği ve 30/08/2023 tarihi itibarıyla rütbe bekleme süresini (5 yıl) doldurduğu, albay ve üstü rütbeler için atanabilecek kadronun sınırlı olduğu; hizmet gerekleri ve idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde davacının emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Danıştayın emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/12/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/1194 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde; ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığı hususu araştırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararda hukuki isabet bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Bakılan uyuşmazlıkta, albay olarak görev yapan davacının, İçişleri Bakanının dava konusu onayıyla re'sen emekliye sevk edildiği, İdare Mahkemesince de dava konusu işlemin iptaline ve parasal hak isteminin kabulüne karar verildiği halde; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasından önceki paragrafta, sehven "Cumhurbaşkanı onayıyla" emekliye sevk edildiğinin ve "İdare Mahkemesince de tazmin istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasından önceki paragrafta yer verilen "...Cumhurbaşkanı Onayı ile kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali ile tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair İdare Mahkemesi kararında..." ibarelerinin; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, "İçişleri Bakanı Onayı ile emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma (05/10/2023) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine dair İdare Mahkemesi kararında..." şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma (05/10/2023) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 10/07/2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1682
Karar No : 2025/3758
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
2- ... Genel Komutanlığı
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Jandarma Genel Komutanlığında kıdemli albay olarak görev yapan davacının, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca İçişleri Bakanının onayıyla 30/08/2023 tarihinden geçerli olmak üzere re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesinde, rütbelerindeki bekleme süresinin dolması ya da kadrosuzluk nedenleri ile emekliliğe sevk edilme durumunda olan, ancak hizmetlerine ihtiyaç duyulan albayların 60 yaşına kadar İçişleri Bakanının onayıyla görevde bırakılabileceği, ayrıca personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebileceğinin kurala bağlandığı; bu düzenlemeye göre re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesi hususunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, bununla birlikte bu yetkinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu; uyuşmazlık konusu olayda, 13/03/2024 tarihli ara kararı ile; davalı idarelerden "re'sen emekliye sevk edilen personel belirlenirken gözetilen kriter olup olmadığı (ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil, ödül, takdirname, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi beceri, geçirilen soruşturma ve alınan cezalar yönünden) sorularak bu kapsamda açıklama yapıldıktan sonra söz konusu kriterler üzerinden personelin değerlendirilmesine yönelik bilgi ve belgelerin" istenildiği, davalı idare tarafından verilen cevap ve dosya içerisinde yer alan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiğinin ve takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri sınırları içinde kullanıldığının ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma (05/10/2023) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre, re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde idarenin takdir yetkisinin bulunduğu açık olup, idarenin re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde kamu yararı amacına aykırı ve hizmet gerekleri dışında subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir verinin bulunmadığı, hangi personelin emekliye sevk edileceğinin belirlenmesi konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının da hukuken olanaklı olmadığı anlaşıldığından, davalı idarelere tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, Jandarma Genel Komutanlığında albay olarak görev yapan ve rütbesindeki bekleme süresi dolan davacının, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali ile tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, Bakan onayı ile emekliye sevk edildiği halde, Cumhurbaşkanı onayıyla emekliye sevk edildiğinin belirtildiği, yine İdare Mahkemesince tazmin istemi hakkında kabul kararı verilmesine rağmen, "karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiğinin belirtildiği; dolayısıyla, gerekçenin dosya kapsamıyla ilgili olmadığı, temyize konu kararın yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın verildiği;davalı idarenin kişisel olarak istediği albayın görev süresini uzattığı, istemediği albayı ise emekliye sevk ettiği, emekliye sevk işleminde hangi kriterlere göre değerlendirme yapıldığının davalı idarelerce somut bilgi ve belgeye dayalı olarak ortaya konulmadığı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/12/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/1194 sayılı kararında, re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığı hususları araştırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, bu hususlar göz ardı edilerek temyize konu kararın verildiği; dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
İçişleri Bakanlığı tarafından, dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Jandarma Genel Komutanlığı tarafından, 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçları açısından değerlendirme yapılarak rütbe bekleme süresi dolan personelin hizmetlerine ihtiyaç duyulması halinde Bakan onayıyla görevine devam etmesine karar verildiği, aksi halde emekliye sevk edildiği; davacının 30/08/2018 tarihinde albay rütbesine terfi ettiği ve 30/08/2023 tarihi itibarıyla rütbe bekleme süresini (5 yıl) doldurduğu, albay ve üstü rütbeler için atanabilecek kadronun sınırlı olduğu; hizmet gerekleri ve idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde davacının emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Danıştayın emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/12/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/1194 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde; ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığı hususu araştırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararda hukuki isabet bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Bakılan uyuşmazlıkta, albay olarak görev yapan davacının, İçişleri Bakanının dava konusu onayıyla re'sen emekliye sevk edildiği, İdare Mahkemesince de dava konusu işlemin iptaline ve parasal hak isteminin kabulüne karar verildiği halde; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasından önceki paragrafta, sehven "Cumhurbaşkanı onayıyla" emekliye sevk edildiğinin ve "İdare Mahkemesince de tazmin istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasından önceki paragrafta yer verilen "...Cumhurbaşkanı Onayı ile kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali ile tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair İdare Mahkemesi kararında..." ibarelerinin; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, "İçişleri Bakanı Onayı ile emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma (05/10/2023) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine dair İdare Mahkemesi kararında..." şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma (05/10/2023) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 10/07/2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.