Danıştay 12. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2024/1250 K.2024/4938
Özet: Uyuşmazlık, PTT Merkez Müdürlüğü müdürü olan davacının, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde yürütülen yönetmelik kapsamında işten çıkarılmasına yönelik alınan kararın iptali ve yoksun kalma tazminatı talebine dayanmaktadır. Mahkeme, yüksek disiplin kurulunun kararını bozarak, davacının işten çıkarılmasının işlemi uygun olmadığını ve yoksun kalma yasal faizli tazminatının ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/1250
Karar No: 2024/4938
TEMYİZ EDEN
TARAFLAR:
1- (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVALI): ... Anonim Şirketi
VEKİLLERİ: Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Diyarbakır ili, ... ilçesi, PTT Merkez Müdürlüğünde müdür olarak görev yapmakta iken, hakkında yürütülen soruşturma sonucunda Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkındaki Yönetmeliğin 74. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca işten çıkarılmasına yönelik alınan PTT A.Ş. Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 07/07/2015 tarihinde M.D.'nin usulsüz kredi kullanımından haberdar olmasına rağmen 04/08/2015 tarihine kadar bu durumu ilgili yerlere bildirmediği, bu tarih aralığında ise 65.500,00-TL usulsüz kredi çekilmesine sebebiyet verilmişse de davacının anılan kredi tutarlarını kendisinin aldığı veya kullandığı yönünde herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacının PTT müdürü olmasından kaynaklı denetim görevini ihmal ettiğinin açık olduğu, ancak, bu fiilinin Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkındaki Yönetmeliğin 74. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde sayılan herhangi bir fiil içerisinde yer almadığı gibi işlenilen eyleme verilen cezanın orantılılık ilkesine de aykırı olduğu, bu nedenle, davacının işten çıkarılmasına yönelik olarak alınan PTT A.Ş. Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararında hukuka uyarlılık bulunmadığı, işlem sebebiyle yoksun kalınan parasal haklar ile ilgili olarak; davacıdan bilgi ve belgelerin istenilmesine yönelik Mahkemelerinin 08/02/2018 tarihli ara kararı uyarınca gönderilen belgelerin, dava konusu işlemin sonucu niteliğinde bulunmayan yıllık izne isabet eden tutar ve ikramiyeye yönelik olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlem sebebiyle yoksun kalınan parasal hakların tazmini isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, parasal hak istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 06/03/2023 tarih ve E:2021/2166, K:2023/856 sayılı bozma kararına uyularak; davacının; Diyarbakır ... PTT Merkez Müdürü olarak görev yaptığı dönemde işlediği ileri sürülen disiplin suçu nedeniyle 04/10/2013 tarih ve 28785 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 11/04/2018 tarih ve 30388 sayılı Resmi Gazete'de Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 74. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca işten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi personelinin disiplin suçları ve cezalarının kanunla düzenlenmesi öngörülen hususlar arasında yer almasına karşın, söz konusu Yönetmeliğin 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 27. maddesine dayanılarak hazırlandığı ve bu haliyle Yönetmelikte düzenlenen disiplin cezalarının, Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturduğu, bu durumda, üst hukuk normu olan kanun hükmü aşılarak hazırlanan Yönetmeliğe dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli reddine, davacının istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
1- Davacı tarafından; yıllık izin ve ikramiye alacaklarına yönelik davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın bu kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı idare tarafından; İdari soruşturma sonucunda sabit olan fiili nedeniyle tesis olunan işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belrtilerek temyize konu kararın bu kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASI: Davacı tarafından; istemin reddi gerektiği savunulmuş,
Davalı tarafından; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline, parasal hak istemi yönünden ise davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddi, davacının istinaf başvurusunun ise reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 19/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2024/1250
Karar No: 2024/4938
TEMYİZ EDEN
TARAFLAR:
1- (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVALI): ... Anonim Şirketi
VEKİLLERİ: Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Diyarbakır ili, ... ilçesi, PTT Merkez Müdürlüğünde müdür olarak görev yapmakta iken, hakkında yürütülen soruşturma sonucunda Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkındaki Yönetmeliğin 74. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca işten çıkarılmasına yönelik alınan PTT A.Ş. Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 07/07/2015 tarihinde M.D.'nin usulsüz kredi kullanımından haberdar olmasına rağmen 04/08/2015 tarihine kadar bu durumu ilgili yerlere bildirmediği, bu tarih aralığında ise 65.500,00-TL usulsüz kredi çekilmesine sebebiyet verilmişse de davacının anılan kredi tutarlarını kendisinin aldığı veya kullandığı yönünde herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacının PTT müdürü olmasından kaynaklı denetim görevini ihmal ettiğinin açık olduğu, ancak, bu fiilinin Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkındaki Yönetmeliğin 74. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde sayılan herhangi bir fiil içerisinde yer almadığı gibi işlenilen eyleme verilen cezanın orantılılık ilkesine de aykırı olduğu, bu nedenle, davacının işten çıkarılmasına yönelik olarak alınan PTT A.Ş. Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararında hukuka uyarlılık bulunmadığı, işlem sebebiyle yoksun kalınan parasal haklar ile ilgili olarak; davacıdan bilgi ve belgelerin istenilmesine yönelik Mahkemelerinin 08/02/2018 tarihli ara kararı uyarınca gönderilen belgelerin, dava konusu işlemin sonucu niteliğinde bulunmayan yıllık izne isabet eden tutar ve ikramiyeye yönelik olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlem sebebiyle yoksun kalınan parasal hakların tazmini isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, parasal hak istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 06/03/2023 tarih ve E:2021/2166, K:2023/856 sayılı bozma kararına uyularak; davacının; Diyarbakır ... PTT Merkez Müdürü olarak görev yaptığı dönemde işlediği ileri sürülen disiplin suçu nedeniyle 04/10/2013 tarih ve 28785 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 11/04/2018 tarih ve 30388 sayılı Resmi Gazete'de Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 74. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca işten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi personelinin disiplin suçları ve cezalarının kanunla düzenlenmesi öngörülen hususlar arasında yer almasına karşın, söz konusu Yönetmeliğin 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 27. maddesine dayanılarak hazırlandığı ve bu haliyle Yönetmelikte düzenlenen disiplin cezalarının, Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturduğu, bu durumda, üst hukuk normu olan kanun hükmü aşılarak hazırlanan Yönetmeliğe dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli reddine, davacının istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
1- Davacı tarafından; yıllık izin ve ikramiye alacaklarına yönelik davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın bu kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı idare tarafından; İdari soruşturma sonucunda sabit olan fiili nedeniyle tesis olunan işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belrtilerek temyize konu kararın bu kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASI: Davacı tarafından; istemin reddi gerektiği savunulmuş,
Davalı tarafından; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline, parasal hak istemi yönünden ise davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddi, davacının istinaf başvurusunun ise reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 19/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.