Danıştay12. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2024/1127 K.2025/535
T.C. DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1127
Karar No : 2025/535
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR:
1- ... Bakanlığı
2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Polis Meslek Eğitim Merkezinden mezun olan davacının aday polis memuru olarak atanmak amacıyla katıldığı sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 03/06/2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 8. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "Sınav Komisyonu kararlarına itiraz edilemez" cümlesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Polis Akademisi Başkanlığına bağlı Fakülte Yüksek Okullarında eğitime başladığı ve mezun olduğu, okula başvururken ya da devam ederken mesleğe atanmak için sınav şartının öngörülmediği, bu nedenle sözlü sınava tabi tutulmasının hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu, sınavın objektif kriterlere göre yapılmadığı, hakkında tesis edilen sınavda başarısız sayılma işlemi ile dayanak Yönetmeliğin 8. maddesinin sekizinci fıkrasının iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI :
İçişleri Bakanlığı tarafından; dava konusu bireysel işlem ve bu işlemin dayanağı ilgili Yönetmeliğin, 6638 sayılı Kanun'la değişik 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun amir hükümlerine dayanmakta olduğu, Kanun'un tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde eğitim sonu sınavının şeklinin belirlendiği, Yönetmeliğin iptali istenen maddesinde ve bu Yönetmelik ile belirlenen usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirlen sınav işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği;
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; dava konusu Yönetmeliğin, dayanağı Kanun hükmüne uygun olarak düzenlendiği, Kanun'un tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde eğitim sonu sınavının şeklinin "sözlü sınav" olarak belirlendiği, davacının kazanılmış bir hakkının bulunduğundan söz edilemeyeceği, dava konusu Yönetmeliğin iptali istenen maddesinde ve bu Yönetmelik ile belirlenen usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirilen sınav işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : A. Gaffar Okkan Polis Meslek Eğitim Merkezindeki eğitimini tamamlayan davacının vekili tarafından, müvekkilinin aday memur olarak atanması amacıyla yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 8. fıkrasının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Danıştay 12. Dairesince verilen 01/12/2022 tarih ve E:2019/522, K:2022/5937 sayılı kararla dava konusu 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 8. fıkrasının iptali isteminin reddine, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin bireysel işlemin iptaline hükmedildiği, bu kararın davalı idarelerce temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca yapılan temyiz incelemesi sonucu verilen 30/10/2023 tarih ve E:2023/2390, K:2023/2170 sayılı kararla, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Danıştay 12. Dairesinin anılan kararının, iptale ilişkin kısmının, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğu anlaşıldığından, bozma kararı uyarınca davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden dosyanın esası incelendi.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 49. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde, bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davalarda verilen kararların, temyiz incelemesi sonucunda ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeniden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeniden yorumlanmasını gerektirmeyecek sebeplerden biri nedeniyle bozulması durumunda, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmadığından, kararı bozulan Danıştay dava dairesinin bu tür bozma kararlarına uyması yasa gereğidir.
Bu durumda 2577 sayılı Yasanın anılan maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararında belirtilen gerekçelerle, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden de davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Dairemizin, dava konusu bireysel işlemin iptali ve düzenleyici işlemin reddi yolunda verilen 01/12/2022 tarih ve E:2019/522, K:2022/5937 sayılı kararına karşı davalı idareler tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/10/2023 tarih ve E:2023/2390, K:2023/2170 sayılı kararıyla, kararımızın bireysel işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bozma kararına uyularak işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesine dayanılarak hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği uyarınca, Polis Amirleri Eğitim Merkezinden mezun olan adayların sözlü sınava tabi tutulduğu, davacının bu sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile Yönetmeliğin 8. maddesinin 8. fıkrasının iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
Dairemizin 01/12/2022 tarih ve E:2019/522, K:2022/5937 sayılı kararıyla; Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 8. fıkrasının iptali istemi yönünden; adayların mesleki bilgi düzeyi, bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu açısından değerlendirileceğinin belirtildiği, davalı idare bünyesinde çalışacak personelin seçiminde objektif kriterlerin esas alındığı, yönetmelik maddesinin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "...öğrenimine devam edenler dahil..." ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 tarihli, E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararıyla; öğrencilerin memuriyet hakkını kazanılmış bir hak olarak elde etmedikleri, zira bunların henüz memuriyete atanmadıkları ve memuriyetin bunlar yönünden bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş kişisel bir hakka dönüşmediği, kanun koyucunun, Anayasa’da öngörülen kurallar çerçevesinde diğer alanlarda olduğu gibi kamu görevine giriş koşullarıyla ilgili olarak da kamu yararı amacıyla bazı değişiklikler yapabileceği, bu değişikliklerin kişilerin beklentilerini etkileyebileceği, kişilerin meşru beklentileri aleyhine bir düzenleme yapılması söz konusu olmadığından kuralın kişilerin çalışma hürriyeti ve haklarına yönelik hukuki güvenliklerini ihlal eden bir yönü bulunmadığı ve anılan düzenleme emniyet hizmetlerinin daha iyi işlemesi amacıyla yapıldığından Anayasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verildiği; Yönetmeliğin iptali istenen maddesindeki sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemeyeceği yolundaki hükmün, idari itiraz yolunu kapatmaya ilişkin olduğu, Anayasal bir hak olan dava açma hakkını etkilemeyeceği sonucuna varıldığından, dayanağı üst hukuk normuna ve hukuka aykırılık bulunmadığına; davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemi yönünden; davacı hakkında düzenlenen sözlü sınav puan değerlendirme formu incelendiğinde, bir başkan ve dört üyeden oluşan sınav komisyonu tarafından 40 puan üzerinden mesleki bilgi düzeyi kriterine göre yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından 10 puan takdir edildiği; yine 20'şer puan üzerinden yapılan değerlendirmede bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü kriteri yönünden bütün komisyon üyeleri tarafından 10 puan takdir edildiği; öz güveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı kriteri ile liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu kriterine göre yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından her bir kriter için ayrı ayrı 10 puan takdir edildiğinin anlaşıldığı, davacı hakkında her bir kriter yönünden yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasına rağmen bütün kriterler için komisyon üyelerinin aynı puanı takdir etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı sonucuna varıldığından, davacının, yapılan sözlü sınav neticesinde başarısız sayılması işleminde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anılan kararın davalı idareler tarafından temyizi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/10/2023 tarih ve E:2023/2390, K:2023/2170 sayılı kararıyla; Daire kararının bireysel işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, kararın anılan kısmı bozulmuştur.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dahil, bu Kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır." hükmü yer almıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Ek 1. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 03/06/2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 8. fıkrasında; "Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez" hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir.
Bu itibarla, davacının girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.
Davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan sözlü sınav komisyonu başkanı ve üyelerince verilmiş puanlara ilişkin tutanak ve sınav sonuçlarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden, sözlü sınavın yukarıda açıklanan şekilde nesnel olarak yapıldığı ve yargısal denetim için aranan bütün koşulları sağladığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının girdiği sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Dava, sonucu itibarıyla ret ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yapılan...-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davalı idareler tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
4. Davanın ret kararı ile sonuçlanan ve kesinleşen kısmı nedeniyle daha önce davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu aşamada yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1127
Karar No : 2025/535
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR:
1- ... Bakanlığı
2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Polis Meslek Eğitim Merkezinden mezun olan davacının aday polis memuru olarak atanmak amacıyla katıldığı sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 03/06/2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 8. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "Sınav Komisyonu kararlarına itiraz edilemez" cümlesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Polis Akademisi Başkanlığına bağlı Fakülte Yüksek Okullarında eğitime başladığı ve mezun olduğu, okula başvururken ya da devam ederken mesleğe atanmak için sınav şartının öngörülmediği, bu nedenle sözlü sınava tabi tutulmasının hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu, sınavın objektif kriterlere göre yapılmadığı, hakkında tesis edilen sınavda başarısız sayılma işlemi ile dayanak Yönetmeliğin 8. maddesinin sekizinci fıkrasının iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI :
İçişleri Bakanlığı tarafından; dava konusu bireysel işlem ve bu işlemin dayanağı ilgili Yönetmeliğin, 6638 sayılı Kanun'la değişik 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun amir hükümlerine dayanmakta olduğu, Kanun'un tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde eğitim sonu sınavının şeklinin belirlendiği, Yönetmeliğin iptali istenen maddesinde ve bu Yönetmelik ile belirlenen usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirlen sınav işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği;
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; dava konusu Yönetmeliğin, dayanağı Kanun hükmüne uygun olarak düzenlendiği, Kanun'un tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde eğitim sonu sınavının şeklinin "sözlü sınav" olarak belirlendiği, davacının kazanılmış bir hakkının bulunduğundan söz edilemeyeceği, dava konusu Yönetmeliğin iptali istenen maddesinde ve bu Yönetmelik ile belirlenen usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirilen sınav işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : A. Gaffar Okkan Polis Meslek Eğitim Merkezindeki eğitimini tamamlayan davacının vekili tarafından, müvekkilinin aday memur olarak atanması amacıyla yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 8. fıkrasının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Danıştay 12. Dairesince verilen 01/12/2022 tarih ve E:2019/522, K:2022/5937 sayılı kararla dava konusu 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 8. fıkrasının iptali isteminin reddine, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin bireysel işlemin iptaline hükmedildiği, bu kararın davalı idarelerce temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca yapılan temyiz incelemesi sonucu verilen 30/10/2023 tarih ve E:2023/2390, K:2023/2170 sayılı kararla, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Danıştay 12. Dairesinin anılan kararının, iptale ilişkin kısmının, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğu anlaşıldığından, bozma kararı uyarınca davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden dosyanın esası incelendi.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 49. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde, bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davalarda verilen kararların, temyiz incelemesi sonucunda ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeniden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeniden yorumlanmasını gerektirmeyecek sebeplerden biri nedeniyle bozulması durumunda, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmadığından, kararı bozulan Danıştay dava dairesinin bu tür bozma kararlarına uyması yasa gereğidir.
Bu durumda 2577 sayılı Yasanın anılan maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararında belirtilen gerekçelerle, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden de davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Dairemizin, dava konusu bireysel işlemin iptali ve düzenleyici işlemin reddi yolunda verilen 01/12/2022 tarih ve E:2019/522, K:2022/5937 sayılı kararına karşı davalı idareler tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/10/2023 tarih ve E:2023/2390, K:2023/2170 sayılı kararıyla, kararımızın bireysel işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bozma kararına uyularak işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesine dayanılarak hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği uyarınca, Polis Amirleri Eğitim Merkezinden mezun olan adayların sözlü sınava tabi tutulduğu, davacının bu sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile Yönetmeliğin 8. maddesinin 8. fıkrasının iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
Dairemizin 01/12/2022 tarih ve E:2019/522, K:2022/5937 sayılı kararıyla; Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 8. fıkrasının iptali istemi yönünden; adayların mesleki bilgi düzeyi, bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu açısından değerlendirileceğinin belirtildiği, davalı idare bünyesinde çalışacak personelin seçiminde objektif kriterlerin esas alındığı, yönetmelik maddesinin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "...öğrenimine devam edenler dahil..." ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 tarihli, E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararıyla; öğrencilerin memuriyet hakkını kazanılmış bir hak olarak elde etmedikleri, zira bunların henüz memuriyete atanmadıkları ve memuriyetin bunlar yönünden bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş kişisel bir hakka dönüşmediği, kanun koyucunun, Anayasa’da öngörülen kurallar çerçevesinde diğer alanlarda olduğu gibi kamu görevine giriş koşullarıyla ilgili olarak da kamu yararı amacıyla bazı değişiklikler yapabileceği, bu değişikliklerin kişilerin beklentilerini etkileyebileceği, kişilerin meşru beklentileri aleyhine bir düzenleme yapılması söz konusu olmadığından kuralın kişilerin çalışma hürriyeti ve haklarına yönelik hukuki güvenliklerini ihlal eden bir yönü bulunmadığı ve anılan düzenleme emniyet hizmetlerinin daha iyi işlemesi amacıyla yapıldığından Anayasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verildiği; Yönetmeliğin iptali istenen maddesindeki sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemeyeceği yolundaki hükmün, idari itiraz yolunu kapatmaya ilişkin olduğu, Anayasal bir hak olan dava açma hakkını etkilemeyeceği sonucuna varıldığından, dayanağı üst hukuk normuna ve hukuka aykırılık bulunmadığına; davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemi yönünden; davacı hakkında düzenlenen sözlü sınav puan değerlendirme formu incelendiğinde, bir başkan ve dört üyeden oluşan sınav komisyonu tarafından 40 puan üzerinden mesleki bilgi düzeyi kriterine göre yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından 10 puan takdir edildiği; yine 20'şer puan üzerinden yapılan değerlendirmede bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü kriteri yönünden bütün komisyon üyeleri tarafından 10 puan takdir edildiği; öz güveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı kriteri ile liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu kriterine göre yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından her bir kriter için ayrı ayrı 10 puan takdir edildiğinin anlaşıldığı, davacı hakkında her bir kriter yönünden yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasına rağmen bütün kriterler için komisyon üyelerinin aynı puanı takdir etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı sonucuna varıldığından, davacının, yapılan sözlü sınav neticesinde başarısız sayılması işleminde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anılan kararın davalı idareler tarafından temyizi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/10/2023 tarih ve E:2023/2390, K:2023/2170 sayılı kararıyla; Daire kararının bireysel işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, kararın anılan kısmı bozulmuştur.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dahil, bu Kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır." hükmü yer almıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Ek 1. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 03/06/2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 8. fıkrasında; "Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez" hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir.
Bu itibarla, davacının girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.
Davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan sözlü sınav komisyonu başkanı ve üyelerince verilmiş puanlara ilişkin tutanak ve sınav sonuçlarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden, sözlü sınavın yukarıda açıklanan şekilde nesnel olarak yapıldığı ve yargısal denetim için aranan bütün koşulları sağladığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının girdiği sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Dava, sonucu itibarıyla ret ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yapılan...-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davalı idareler tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
4. Davanın ret kararı ile sonuçlanan ve kesinleşen kısmı nedeniyle daha önce davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu aşamada yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.