‹ Ana sayfa
Danıştay 12. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 12. Daire E.2023/6491 K.2025/4746

Esas No: 2023/6491 · Karar No: 2025/4746 · Karar Tarihi: 03.11.2025
Özet: Uyuşmazlık, Denizli’nin 11. Komando Tugay Komutanlığı’nda görevli davacının, 7315 sayılı kanuna bağlı güvenlik soruşturması sonucu sözleşmesinin feshinden dolayı tazminat talebiyle ilgili; mahkeme, soruşturmanın ve ilgili belgelerin basit vergi denetimi kapsamında yeterli delil sunmadığını kabul ederek, davacının tazminat talebini reddetti ve feshin iptali kararını bozdurdu.
T.C. DANIŞTAYONİKİNCİ DAİRE Esas No: 2023/6491
Karar No: 2025/4746 TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı

VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Denizli ili, 11. Komando Tugay Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacının, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle, sözleşmesinin feshine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile açıkta kaldığı döneme ilişkin yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacı hakkında başlatılan bir soruşturma, düzenlenen bir iddianame veya bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, dava konusu işleme esas alınan ilgili dernek ile ilgili beyanın; somut, güvenilir ve her türlü şüpheden uzak bir nitelik kazanmadığı gibi, dava dışı şahıslar (ailesi) hakkında yapılan tespitlerin ise Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinde yer alan ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi gereği dikkate alınamayacağı; öte yandan, davacının da terör örgütü ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle kapatılan derneğin yönetiminde bulunduğu gerekçesi ile işlem tesis edilmiş ise de; bahsi geçen Derneğin kapatılmasından sonra 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile tekrar açılmasına karar verildiği, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatını ortaya koyan başkaca somut bir delil bulunmadığı gibi, davacının Devletin güvenliğini tehlikeye düşürebilecek yasa dışı ideolojik bir görüşü benimsediği veya asker kadrosunda çalışmasını engelleyecek tutum ve davranışlar içerisinde bulunduğunu ortaya koyan hukuken kabul edilebilir somut bir belgenin dosyaya sunulamadığı da göz önüne alındığında, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptali ile; davacının tazminat isteminin kabulüne, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte faize faiz işletilmemek ve tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Değerlendirme Komisyonu kararına binaen işlemin tesis edildiği, TSK'da görev yapan personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına önemli bir güvenlik olduğu, vatan savunmasında görevlendirilecek personelin, diğer kamu personellerine nazaran daha titiz seçilmesinin ülke güvenliği ile ilgili bir zaruret olduğu ve dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir. Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, temyize konu kararda, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte faize faiz işletilmemek ve tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile davacının tazminat isteminin kabulüne, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte (faize faiz işletilmemek ve tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla) davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 03/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?