‹ Ana sayfa
Danıştay 12. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 12. Daire E.2023/5468 K.2024/363

Esas No: 2023/5468 · Karar No: 2024/363 · Karar Tarihi: 06.02.2024
Özet: Uyuşmazlık, İdare Mahkemesi’nin 2024/363 kararında emekli olduğunu iddia eden KOBİ uzmanının, başvurusu reddedilmesi nedeniyle emeklilik haklarının iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yerinde ödenmesi talebini içerir. Mahkeme, emeklilik talebinin reddine ilişkin işlemin iptalini ve eksik ödenen tazminatların faizli olarak ödenmesini onaylayarak karar verir.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/5468
Karar No: 2024/363

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu Başkanlığı

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI):...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığında KOBİ uzmanı olarak görev yapmakta iken, 11/11/2013 tarihinde yaş haddinden emekliye ayrılan davacının; 11/10/2011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Ek 11. madde ve bu maddeye istinaden yürürlüğe konulan 10/09/2012 tarih ve 2012/3789 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, emeklilik intibakının Başbakanlık uzmanlarına göre yapılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 08/04/2014 tarihli işlemin iptali ile emekli olduğu tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 08/02/2022 tarih ve E:2018/6154, K:2022/376 sayılı bozma kararına uyularak; Danıştay Onikinci Dairesinin 28/10/2021 tarihli ara kararına Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığınca verilen cevaplardan; KOBİ uzmanı olarak görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacının emeklilik hakları yönünden, işbu dava açıldıktan sonra, Başbakanlık uzmanı unvanının esas alındığı, 15/01/2012 tarihinden geçerli olmak üzere 3600 ek gösterge üzerinden emekli kesenek ve kurum karşılıklarının Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderildiği, emekli aylığının bağlandığı 15/11/2013 tarihinden geçerli olmak üzere de emekli aylığı (3600 ek gösterge, makam ve görev tazminatlarının) ile ikramiye farklarının davacıya ödendiğinin anlaşıldığı; bu durumda, davacının dava dilekçesindeki taleplerinin, davalı idarece kabul edilerek emeklilik intibakının Başbakanlık uzmanlarına göre yapıldığı ve emekli aylığının bağlandığı 15/11/2013 tarihinden geçerli olmak üzere emekli aylığı ile ikramiye farklarının davacıya ödendiği dikkate alındığında, uyuşmazlığın konusuz kaldığı ve davanın esası hakkında karar ver verilmesine yer bulunmadığı; öte yandan, davalı idare tarafından dosyaya sunulan ödeme belgelerinin incelenmesinden, dava konusu edilen parasal hakların davacıya faizsiz ödendiği ve davacının alacağına geç kavuştuğu dikkate alındığında, alacağın enflasyon karşısında makul olmayacak bir oranda değer kaybına uğratılması nedeniyle şahsi olarak külfetle karşılaşan davacıya, hak kaybının giderilmesini teminen faiz ödenmesi gerektiğinin açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali istemi ve parasal hakların tazmini istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacıya ödenen miktara ait faizin ise başvuru tarihinden itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali istemi ve parasal hakların tazmini istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığı, davacıya ödenen miktara ait faizin ise başvuru tarihinden itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesi yolundaki ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?