‹ Ana sayfa
Danıştay12. Daireİdare Hukukuİş Hukuku

Danıştay 12. Daire E.2023/4861 K.2024/5820

Esas No: 2023/4861 · Karar No: 2024/5820 · Karar Tarihi: 23.12.2024
Özet: Uyuşmazlık, belediye çalışanının sözleşmesinin yenilenmemesi ve ilişiğinin kesilmesi nedeniyle yoksun kalan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi talebidir. Mahkeme, idari mahkemenin kararının hukuka aykırılık içermediğini belirterek, temyiz talebini reddederek, atasının iptali kararının bozulması gerektiği görüşünü kabul etmemiştir.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/4861
Karar No: 2024/5820

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Belediye Başkanlığı Hukuk İşleri Müdürlüğünde, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesine uyarınca sözleşmeli personel statüsünde ... olarak görev yapan davacının, Hizmet Sözleşmenin 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince, sözleşmesinin 2022 yılı için yenilenmeyerek 12/01/2022 tarihi itibarıyla ilişiğinin kesilmesine dair ... tarih ve E... sayılı yazı ile bildirilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarede avukat olarak görev yapan davacının performansının düşüklüğü gerekçe gösterilerek iş sözleşmesi yenilenmemiş ise de, davacı hakkında performans düşüklüğü ile ilgili olarak gösterilen sebeplerden ötürü idarece ayrıca disiplin cezaları tesis edildiği, verilen "kınama" cezasının iptali istemiyle açılan davada, Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla işlemin iptal edildiği, yine davacıya uygulanan iki adet "uyarma" cezaları ile "1/30 oranında aylıktan kesme" cezasına karşı açılan davalarda, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı, ... tarih ve E:..., K:... sayılı ve ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararlarıyla işlemlerin iptal edildiği görülmekte olup, disiplin cezası verilmesine dair sebeplerle davacının sözleşmesinin yenilenmemesi olarak gösterilen sebeplerin büyük oranda örtüştüğü, performans düşüklüğü olarak gösterilen hususlarda eylem sonucu ortaya çıkan (kamusal veya bireysel) zarar, zararın etki ve sonuçları, davacıya verilen dosya sayısı ve iş yükü, idarenin diğer personelinin de gecikmesi veya savsaklaması gibi hususların etraflıca irdelenmediği, davacının başarısızlığı veya performans düşüklüğü objektif olarak ortaya konulamadığından, iş akdinin uzatılmamasına/feshine dair dava konusu işlemin hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 11/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu uyuşmazlığın, davacı iddiasının aksine sözleşme yenilenmemeye ilişkin olduğu, davacının başarısız veya yetersiz olduğu, avukatlık mesleğine ilişkin eksik ya da hatalı işlemler yaptığı, iş disiplinine sahip olmadığı, bu durumun süreklilik arz ettiği, verimliliğine veya yeterliliğine ilişkin olumsuz kanaat oluştuğuna yönelik bazı tespitler bulunduğu, buna göre davacı tarafından; bazı dava dosyalarında ilgili mahkemece ikinci kez tekid edilmesine rağmen ara kararına süresinde cevap verilmediği, yine başka bir yargı yerinin, cezai ve hukuki sorumluluğu hatırlatan tekid yazısına rağmen ara kararına cevap verilmediği, başka bir davada kanun yoluna başvuru yapılmaması nedeniyle kararın kesinleştiği, başka bir dosyada da hak düşürücü süreye rağmen karar düzeltme başvurusunun yasal süresinde yapılmadığı, bu itibarla Belediyenin ilgili Kanun'un sözleşmeli personel istihdamı hususunda kendisine tanımış olduğu takdir yetkisini davacının belirtilen mesleki hal ve tutumları nedeniyle sözleşmenin yenilenmemesi şeklinde kullandığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 11/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 23/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY:
Anayasanın 128. maddesinde “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” düzenlemesine yer verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde ise; kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra 4/B bendinde; “Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.” şeklinde tanımlanmış ve “…sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin yurtdışı teşkilatlarında istihdam edilecek personel için ayrıca olmak üzere Cumhurbaşkanınca belirleneceği” açıklanmıştır.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/3 maddesinde, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…”, “…Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükmü öngörülmüştür.

Anayasa Mahkemesi'nin 10/03/2011 günlü, E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararıyla da; "... Anayasa’nın 128. maddesinde Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, ..., maddede sözü edilen “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı, ..., belirtilmek suretiyle, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalışanlar, Anayasanın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında görülmüştür.

Tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde; sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir istihdam şekline yer verildiği ve bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik sağlanarak sözleşmeli personel sistemi ile, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.

Buna göre, memurlarla aynı işi yapsalar da çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz eden sözleşmeli personel; istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde ihtiyaç duyulan işlerde belli süre ile görev aldığından ihtiyaç duyulan hizmetin tamamlanması yada hizmetine gerek duyulmaması halinde sözleşmesinin bitiminde tekrar yenilenmesi hususunda idare yargı kararı ile zorlanamayacağından bu yolda personelde haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemeyecektir.

Dosyanın incelenmesinden; davacının İstanbul ili, ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Kanunun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli avukat olarak görev yapmakta iken, ... Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile, imzaladığı sözleşme ve bağlı müdürlük yönetmeliğine aykırı hareket ederek aldığı disiplin cezaları kapsamında, avukatlık mesleğine ilişkin eksik ya da hatalı işlemler yaptığı, iş disiplinine sahip olmadığı, bu durumun süreklilik arz ettiği, verimlilik veya yeterliliğine ilişkin olumsuz kanaat oluşturacak özensizlikleri bulunduğundan bahisle 2022 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine karar verilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, davacının, davalı ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. maddesi uyarınca 2015 yılından itibaren sözleşmeli avukat olarak görev yaptığı, davalı idare arasında son olarak 01/01/2021 tarihinden 31/12/2021 tarihine kadar geçerli olacak şekilde imzalanan 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49/3. maddesi gereğince Tam Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Sözleşmeli Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesi kapsamında hizmetine devam ettiği, 31/12/2021 tarihinde de görevinin sona erdiği; bununla birlikte davalı idarece, davacının avukatlık göreviyle ilgili eksik ya da hatalı işlemler yaptığı, iş disiplinine sahip olmadığı, bu durumun süreklilik arz ettiğine yönelik tespitlerde bulunulduğu, bu tespitler çerçevesinde de davacı hakkında disiplin cezalarının uygulandığı, her ne kadar davacıya uygulanan disiplin cezaları yargı kararıyla (usul yönünden) iptal edilmiş ise de bu karar gerekleri dikkate alınarak idarece yeniden disiplin cezaları uygulandığı ve bu cezalara karşı açılan davalardan bazısının mahkemece reddedildiği anlaşılmış olup, personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir yetkisi bulunan davalı idarenin bu yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına yönelik subjektif bir tespitin de bulunmaması karşısında, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, sözleşmenin yenilenmemesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının temyiz talebinin kabulü ile dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyoruz.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?