Danıştay12. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2023/4859 K.2023/5820
Özet: Uyuşmazlık, bankacılık uzman yardımcıları olarak görev yapan davacının, 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan meslektaşlarıyla aynı mali ve sosyal hakların 07/01/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ettiği bir temyiz dosyasıdır. Mahkeme, dava üstündeki işleme hükmün hukuka aykırı olduğunu belirleyerek, yoksun kalan mali ve sosyal hakların 7/1/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenmesini, temyiz giderlerini davacının yükümlülüğü altında bırakmayı ve kararı 15 gün içinde düzeltme yolunun açık olduğunu karar etmiştir.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/4859
Karar No: 2023/5820
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda bankacılık uzman yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, mali ve sosyal haklarının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan bankacılık uzman yardımcıları ile eşitlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı mali, sosyal hak ve yardımların göreve başladığı 07/01/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 27/12/2021 tarih ve E:2018/3819, K:2021/7128 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işleme dayanak alınan ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "uzman" ibaresinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının 16/12/2015 tarih ve 29564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, 6704 sayılı Kanun'la yapılan düzenlemenin ise 26/04/2016 tarih ve 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında; yeniden yapılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırılığını etkilemeyeceği ve ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki mali, sosyal hak ve yardımlar için sonuç doğurabileceği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; davanın, yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden incelenmesinden; uyuşmazlıkta, davacının 21/01/2014 tarihinde idareye başvuru yaptığı, bu başvurunun reddi üzerine idareye başvuru tarihinden itibaren 120 gün içerisinde 11/04/2014 tarihinde davanın açıldığı anlaşılmakta olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren 120 gün içinde açılmış ise, ilgiliye, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak parasal hakların verilmesi gerektiği, olayda, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren 120 gün içinde açılan davada; davacıya, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak parasal hakların verilmesi mümkün olup, bu tarihten öncesine yönelik talebinin ise süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava tarihi olan 11/04/2014 tarihinden geriye doğru 120 günü geçmemek üzere başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamanın (aylık/maaş ödemesinin) yapıldığı tarihten itibaren (15/12/2013) davacının mahrum kaldığı parasal hakların idareye başvuru tarihi olan 21/01/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, 15/12/2013 tarihinden öncesine yönelik talebinin ise süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararda usuli nedenlerle ilgili KHK maddesinin iptal edildiği ve iptal kararından sonra bu konuda Kanunla düzenleme yapıldığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali, dava tarihi olan 11/04/2014 tarihinden geriye doğru 120 günü geçmemek üzere başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamanın (aylık/maaş ödemesinin) yapıldığı tarihten itibaren (15/12/2013) davacının mahrum kaldığı parasal hakların idareye başvuru tarihi olan 21/01/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, 15/12/2013 tarihinden öncesine yönelik talebinin ise süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2023/4859
Karar No: 2023/5820
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda bankacılık uzman yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, mali ve sosyal haklarının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan bankacılık uzman yardımcıları ile eşitlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı mali, sosyal hak ve yardımların göreve başladığı 07/01/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 27/12/2021 tarih ve E:2018/3819, K:2021/7128 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işleme dayanak alınan ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "uzman" ibaresinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının 16/12/2015 tarih ve 29564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, 6704 sayılı Kanun'la yapılan düzenlemenin ise 26/04/2016 tarih ve 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında; yeniden yapılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırılığını etkilemeyeceği ve ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki mali, sosyal hak ve yardımlar için sonuç doğurabileceği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; davanın, yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden incelenmesinden; uyuşmazlıkta, davacının 21/01/2014 tarihinde idareye başvuru yaptığı, bu başvurunun reddi üzerine idareye başvuru tarihinden itibaren 120 gün içerisinde 11/04/2014 tarihinde davanın açıldığı anlaşılmakta olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren 120 gün içinde açılmış ise, ilgiliye, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak parasal hakların verilmesi gerektiği, olayda, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren 120 gün içinde açılan davada; davacıya, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak parasal hakların verilmesi mümkün olup, bu tarihten öncesine yönelik talebinin ise süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava tarihi olan 11/04/2014 tarihinden geriye doğru 120 günü geçmemek üzere başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamanın (aylık/maaş ödemesinin) yapıldığı tarihten itibaren (15/12/2013) davacının mahrum kaldığı parasal hakların idareye başvuru tarihi olan 21/01/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, 15/12/2013 tarihinden öncesine yönelik talebinin ise süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararda usuli nedenlerle ilgili KHK maddesinin iptal edildiği ve iptal kararından sonra bu konuda Kanunla düzenleme yapıldığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali, dava tarihi olan 11/04/2014 tarihinden geriye doğru 120 günü geçmemek üzere başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamanın (aylık/maaş ödemesinin) yapıldığı tarihten itibaren (15/12/2013) davacının mahrum kaldığı parasal hakların idareye başvuru tarihi olan 21/01/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, 15/12/2013 tarihinden öncesine yönelik talebinin ise süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.