Danıştay12. Daireİdare Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2023/3503 K.2023/3780
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3503
Karar No : 2023/3780
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
… vekili Av. … tarafından, … Komutanlığına karşı açılan davada; Mersin 1. İdare Mahkemesinin 18/04/2023 tarih ve E:2023/526, K:2023/651 sayılı kararı ile Ankara 9. İdare Mahkemesinin 31/05/2023 tarih ve E:2023/880, K:2023/1196 sayılı kararı üzerine çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki" başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında; "kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; 2019 yılı 1. dönem uzman erbaş kadrosuna yapmış olduğu başvurunun güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle reddine ilişkin işlem nedeniyle ataması yapılmayan ve anılan işlemin Ankara 1. İdare Mahkemesinin 29/03/2021 tarih, E:2019/1944, K:2021/476 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine eğitime alınan ve görevine başlatılan davacı tarafından, yoksun kaldığı 2 yıllık süreye ait parasal haklarının karşılığının tazminat olarak ödenmesi ve bu sürelere ait sicil, kıdem ve diğer özlük haklarının iade edilmesi talebinin zımmen reddine dair işlemin iptali ile parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; kamu görevlisi olan davacının parasal ve özlük haklarına ilişkin olan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının görev yaptığı yer idare mahkemesi olan Mersin İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde Mersin İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının Mersin 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 9. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 11/07/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde: “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 2019 yılı 1. dönem uzman erbaş kadrosuna yapmış olduğu başvurunun güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle reddine ilişkin işlem nedeniyle ataması yapılmayan ve anılan işlemin Ankara 1. İdare Mahkemesinin 29/03/2021 tarih, E:2019/1944, K:2021/476 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine eğitime alınan ve görevine başlatılan davacı tarafından, yoksun kaldığı 2 yıllık süreye ait parasal haklarının karşılığının tazminat olarak ödenmesi ve bu sürelere ait sicil, kıdem ve diğer özlük haklarının iade edilmesi talebinin zımmen reddine dair işlemin iptali ile parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; iptal kararına dayalı olarak açıldığı ve iptal edilen işlemden kaynaklandığı sonucuna varılan işbu tam yargı davasına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili mahkemenin; 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi olduğu görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3503
Karar No : 2023/3780
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
… vekili Av. … tarafından, … Komutanlığına karşı açılan davada; Mersin 1. İdare Mahkemesinin 18/04/2023 tarih ve E:2023/526, K:2023/651 sayılı kararı ile Ankara 9. İdare Mahkemesinin 31/05/2023 tarih ve E:2023/880, K:2023/1196 sayılı kararı üzerine çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki" başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında; "kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; 2019 yılı 1. dönem uzman erbaş kadrosuna yapmış olduğu başvurunun güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle reddine ilişkin işlem nedeniyle ataması yapılmayan ve anılan işlemin Ankara 1. İdare Mahkemesinin 29/03/2021 tarih, E:2019/1944, K:2021/476 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine eğitime alınan ve görevine başlatılan davacı tarafından, yoksun kaldığı 2 yıllık süreye ait parasal haklarının karşılığının tazminat olarak ödenmesi ve bu sürelere ait sicil, kıdem ve diğer özlük haklarının iade edilmesi talebinin zımmen reddine dair işlemin iptali ile parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; kamu görevlisi olan davacının parasal ve özlük haklarına ilişkin olan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının görev yaptığı yer idare mahkemesi olan Mersin İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde Mersin İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının Mersin 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 9. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 11/07/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde: “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 2019 yılı 1. dönem uzman erbaş kadrosuna yapmış olduğu başvurunun güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle reddine ilişkin işlem nedeniyle ataması yapılmayan ve anılan işlemin Ankara 1. İdare Mahkemesinin 29/03/2021 tarih, E:2019/1944, K:2021/476 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine eğitime alınan ve görevine başlatılan davacı tarafından, yoksun kaldığı 2 yıllık süreye ait parasal haklarının karşılığının tazminat olarak ödenmesi ve bu sürelere ait sicil, kıdem ve diğer özlük haklarının iade edilmesi talebinin zımmen reddine dair işlemin iptali ile parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; iptal kararına dayalı olarak açıldığı ve iptal edilen işlemden kaynaklandığı sonucuna varılan işbu tam yargı davasına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili mahkemenin; 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi olduğu görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.