‹ Ana sayfa
Danıştay12. Daireİdare HukukuCeza Hukuku

Danıştay 12. Daire E.2023/285 K.2025/523

Esas No: 2023/285 · Karar No: 2025/523 · Karar Tarihi: 05.02.2025
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/285
Karar No: 2025/523

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Anonim Şirketi

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... İşleme Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacının, 399 sayılı KHK'nın 44. maddesi ile 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması ve sözleşmeli personel olması nedeniyle sözleşmesinin feshine ilişkin, ... AŞ. Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan, ... AŞ. Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve diğer yan hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasında yer alan disiplin soruşturma raporu ve ekleri ile davacının beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak mağdura karşı basit cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine ilişkin yargı kararı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, ikamet ettiği ... Mahallesi ... Lojmanlarında depo olarak kullanılan 2 nolu dairede, ... tarihinde saat 15:00 sıralarında, lojmana komşu müstakil evde ikamet eden zihinsel engelli Y.K. isimli kadına karşı cinsel saldırıda bulunduğu, mağdurun ifadeleriyle görgü tanığının ifadelerinin birbiri ile uyumlu ve olayın oluş biçimini destekler nitelikte olduğu, bu haliyle davacının beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak birine karşı cinsel saldırı fiilini işlediği, dolayısıyla isnat edilen eylemin disiplin hukuku yönünden sübuta erdiği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmaması sebebiyle, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve diğer yan haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu idari işlemin uygulanmasına sebep olarak gösterilen 'Basit cinsel saldırı' suçundan yargılandığı dosyada çelişen tanık ve mağdur beyanları arasındaki açık aykırılık giderilmeden, eksik soruşturmayla yetinilerek hüküm verildiği, bu sebeple istinaf yoluna başvurulduğu, kararın kesinleşmediği, ceza yargılamasında verilen kesinleşmemiş karar ile disiplin cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
MADDİ

OLAY:
... Posta/Kargo İşleme Müdürlüğünde sözleşmeli personel (...) olarak görev yapan davacı hakkında, zihinsel engelli Y.K. isimli kadına karşı cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla disiplin soruşturması başlatıldığı, 01/07/2020 tarihli soruşturma raporu uyarınca tesis edilen ... tarih ve ... sayılı Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla, davacının 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 44. maddesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına, sözleşmeli personel olması sebebiyle 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 45. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca sözleşmesinin feshine karar verildiği, bu kararın PTT AŞ. Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylandığı, bunun üzerine anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve diğer yan haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

Aynı Kanun'un 131. maddesinde; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almaktadır.

Anılan Kanun hükmü kapsamında, Ceza Mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.

Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden ise aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.

Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu fiilin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmesi nedeniyle, davacının, "Basit cinsel saldırı" suçundan, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dosyasında 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; ancak, bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... K:... kararı ile bozulduğu, dosyanın ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında yeniden görüşüldüğü ve henüz karar verilmediği, dolayısıyla kararın kesinleşmediği görülmüştür.

Anılan eylemlerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanan fiillerden olması ve ceza yargılamasına da konu edilmesi nedeniyle, davacının bu fiilleri işleyip işlemediği; ancak, Ceza Mahkemesince verilecek kararın kesinleşmesi sonucunda belirlenebilecektir.

Bu durumda; söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan ve kesinleştikten sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 05/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?