‹ Ana sayfa
Danıştay12. Daireİdare Hukuku

Danıştay 12. Daire E.2023/2703 K.2023/3756

Esas No: 2023/2703 · Karar No: 2023/3756 · Karar Tarihi: 11.07.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2703
Karar No : 2023/3756

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

**VEKİLİ:** Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı

**VEKİLLERİ:** Hukuk Müşaviri Av. …, Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 2018/5 KPSS Yerleştirme sonuçlarına göre ... Ağız ve Diş Sağlığı Merkezine sağlık teknikeri olarak yerleştirilen davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirildiğinden bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dava konusu işleme dayanak alınan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendinin, Anayasa Mahkemesinin 24/07/2019 tarih ve E:2018/73 K:2019/65 sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği, dava konusu işleme esas alınan hükmün, Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmesi, kararın yürürlüğe girmiş bulunması ve kanun koyucu tarafından bu konuda henüz düzenleme yapılmamış olması karşısında, hukuka aykırılığı Anayasa Mahkemesi kararı ile saptanmış yasal düzenlemeye dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, dava konuşu işlemin dayanağı yasa kuralının, Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle dava konusu işlemin iptali yönünde verilen işbu kararın, davacının hiçbir işleme gerek olmadan doğrudan kamu görevine atanması sonucunu doğurmayacağı, davalı idare tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi (ve ilgili mevzuat) kapsamında değerlendirme yapılarak sonucuna göre işlem tesis edileceği, öte yandan, dava konusu işlemin iptali yönündeki kararın davacının doğrudan atanması sonucunu doğurmaması nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi ve özlük hakların iadesi bakımından bu aşamada bir karar verilmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların ödenmesine karar verilmesi talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Anayasa Mahkemesince 657 sayılı Kanunun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendi, 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrası ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine yönelik verilen iptal kararları üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun çıkarıldığı ve bu Kanun'un 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu yeni yasal düzenlemede hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak birimler, kişisel verilen korunmasına ilişkin temel ilkeler ile güvenlik soruşturması ile ilgili çeşitli hükümlere yer verildiği, anılan Kanun'un 14. maddesinde, mevzuatta 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağının hükme bağlandığı, bu Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte kamu görevlilerin statüsüne bakılmaksızın haklarında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, bu Kanun hükümlerine göre yapılması gerektiğinin açık olduğu, bu itibarla, 7315 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Değerlendirme Komisyonlarının Kurulması ve Kanun'un 12. maddesinde belirtilen Yönetmeliğin çıkarılmasıyla birlikte davacının durumunun anılan Kanun hükümleri çerçevesinde makul bir süre içinde yeniden değerlendirilerek, bu değerlendirme sonucunda davacının söz konusu kamu görevine atanıp atanmayacağına ilişkin olarak davalı idare tarafından yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiği, yargı kararının yerine getirilmesi kapsamında ve 7315 sayılı Kanun çerçevesinde yapılacak bu değerlendirmenin sonucunda, davacı açısından olumsuz bir sonucun ortaya çıkması durumunda bunun yargısal denetiminin olanaklı olması nedeniyle, davacının durumunun yeniden değerlendirilecek olmasının davacıyı hukuki yönden güvencesiz bırakmadığı gibi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi karşısında bu durumun bir hak ihlali de doğurmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle istinaf başvurularının reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceğine ilişkin düzenleme uyarınca davacının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca ilk inceleme ile görevli Tetkik Hakimi ...'un açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin altıncı fıkrasında; temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde, kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili mercinin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, yedinci fıkrasında ise; temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması halinde, altıncı fıkrada sözü edilen kararın daire ve kurulca kesin olarak verileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davacıya 21/02/2023 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, 7 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 10/03/2023 tarihinde kayda giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle esastan incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine,
2.Temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin istemde bulunan taraf üzerinde bırakılmasına,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/07/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?