Danıştay12. Daireİdare Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2023/2595 K.2023/2972
375 sayılı KHK5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun5018 sayılı Kanun5018 sayılı Kamu2577 sayılı İdari5018 sayılı Kanun'
Özet: Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2595 E. , 2023/2972 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2595 Karar No : 2023/2972 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bursa ili, İnegöl ilçesi, … Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğretm
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2595
Karar No : 2023/2972
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
**VEKİLİ:** Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa ili, İnegöl ilçesi, … Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı KHK uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından; Milli Eğitim Bakanlığı Maarif Müfettişleri tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen … tarih ve … sayılı rapora göre, 389.190,86.-TL kamu zararına sebebiyet verdiğinden bahisle anılan miktara ilişkin olarak 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik gereğince işlem yapılmasına ilişkin Bursa Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu borç bildirim belgesinin, davacıya fazla ödendiği belirtilen 389.190,86.-TL tutarın rızaen ödenmesinin istenilmesine ilişkin olduğu, bu haliyle dava konusu işlemin, rızaen ödemeye çağrı niteliğinde olup, ödenmemesi halinde davacıdan başka bir işlem tesisine gerek kalmaksızın tahsil edileceğine ilişkin bir husus içermediği, dolayısıyla anılan borcun ödenmemesi durumunda kamu alacağının tahsilinin ancak genel hükümler kapsamında ilgililerinden tahsili cihetine gidilebileceği, bu haliyle idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu işlemin iptali talebiyle açılan davanın esasını inceleme imkanı bulunmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu idari işlemin kesinleşmemiş bir ceza yargılaması kararına dayandığı, kamu zararı bulunmadığından idari işlemin iptali gerektiği, olmayan kamu zararının davacıdan tahsil edilmeye çalışılmasının hukuka aykırı olduğu, Danıştay'ın 2010 yılında verdiği bir kararda kamu görevlilerine yapılan fazla veya yersiz ödemelerin kamu zararı niteliğinde olmadığı tespitine yer verildiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulüyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 30/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava, Bursa ili, İnegöl ilçesi, ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı KHK uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından; Milli Eğitim Bakanlığı Maarif Müfettişleri tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen … tarih ve … sayılı rapora göre, 389.190,86.-TL kamu zararına sebebiyet verdiğinden bahisle anılan miktara ilişkin olarak 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik gereğince işlem yapılmasına ilişkin Bursa Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71. maddesi uyarınca kamu zararının kapsamı; kamu kaynakları kullanılarak piyasadan mal ve hizmet satın alınması sırasında fazla ödeme yapılması, idarenin gelirlerinin tahsili sırasında mevzuata aykırı davranılması ve mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması suretiyle yol açılan zararla sınırlı bulunmakta; ikinci fıkra ile belirlenen kapsam içinde de kamu malına zarar verilmesi, kamu görevlilerinin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle kişilere verdikleri zararın kamu tarafından ödenmek zorunda kalınması ya da mevzuatta ödenmesi öngörülmekle birlikte mevzuatın yorumunda hataya düşülmek veya ihmal ve kasıt yoluyla fazla ödeme yapılması halleri sayılmamaktadır.
İdarenin hatalı işlemi sebebiyle yersiz ve fazla yapılan ödemeler sözkonusu olduğunda ortada 5018 sayılı Kanun'un 71. maddesi ve bu madde uyarınca çıkarılan Yönetmelik kapsamında ilgililerden tahsil edilebilecek nitelikte bir kamu zararının varlığından bahsetmek mümkün bulunmamaktadır. Temelinde hatalı bir ödeme işlemi bulunduğu belirtilen durumlarda, idarenin öncelikle hatalı işlemini ve bu işlem sebebiyle ilgililer adına borç çıkartılan miktarı belirten kesin ve icrai nitelikte yeni bir işlem tesis etmesi, idari davaya konu edilebilecek nitelikte olan bu işlemin ilgililere tebliği üzerine, ilgililer tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda belirtilen sürelerde dava açılmaması, dava açılması durumunda ise mahkemece bir karar verilmesi üzerine fazla ödenen miktarın istirdat edilebileceği açıktır.
Aksi düşünce, Anayasanın, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğuna ilişkin 125. maddesi hükmünü işlevsiz hale getireceği açıktır.
Nitekim; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararında, idarenin hatalı olarak ödediği miktarın istirdadına mahkeme kararı olmadan karar verebileceği ve istirdadın koşullarına ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı mercileri tarafından çözümleneceği kurala bağlanmıştır.
Bu duruma göre, uyuşmazlığa konu fazla ödemelerin, söz konusu İçtihat gereğince herhangi bir yargı kararına gerek olmaksızın davacıdan istenilmesi mümkün olduğundan ve bu meblağın davacıdan geri istenilmesi yolunda tesis edilen işlemin idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemlerden olduğu sonucuna varıldığından, İdare Mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2595
Karar No : 2023/2972
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
**VEKİLİ:** Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa ili, İnegöl ilçesi, … Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı KHK uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından; Milli Eğitim Bakanlığı Maarif Müfettişleri tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen … tarih ve … sayılı rapora göre, 389.190,86.-TL kamu zararına sebebiyet verdiğinden bahisle anılan miktara ilişkin olarak 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik gereğince işlem yapılmasına ilişkin Bursa Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu borç bildirim belgesinin, davacıya fazla ödendiği belirtilen 389.190,86.-TL tutarın rızaen ödenmesinin istenilmesine ilişkin olduğu, bu haliyle dava konusu işlemin, rızaen ödemeye çağrı niteliğinde olup, ödenmemesi halinde davacıdan başka bir işlem tesisine gerek kalmaksızın tahsil edileceğine ilişkin bir husus içermediği, dolayısıyla anılan borcun ödenmemesi durumunda kamu alacağının tahsilinin ancak genel hükümler kapsamında ilgililerinden tahsili cihetine gidilebileceği, bu haliyle idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu işlemin iptali talebiyle açılan davanın esasını inceleme imkanı bulunmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu idari işlemin kesinleşmemiş bir ceza yargılaması kararına dayandığı, kamu zararı bulunmadığından idari işlemin iptali gerektiği, olmayan kamu zararının davacıdan tahsil edilmeye çalışılmasının hukuka aykırı olduğu, Danıştay'ın 2010 yılında verdiği bir kararda kamu görevlilerine yapılan fazla veya yersiz ödemelerin kamu zararı niteliğinde olmadığı tespitine yer verildiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulüyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 30/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava, Bursa ili, İnegöl ilçesi, ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı KHK uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından; Milli Eğitim Bakanlığı Maarif Müfettişleri tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen … tarih ve … sayılı rapora göre, 389.190,86.-TL kamu zararına sebebiyet verdiğinden bahisle anılan miktara ilişkin olarak 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik gereğince işlem yapılmasına ilişkin Bursa Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71. maddesi uyarınca kamu zararının kapsamı; kamu kaynakları kullanılarak piyasadan mal ve hizmet satın alınması sırasında fazla ödeme yapılması, idarenin gelirlerinin tahsili sırasında mevzuata aykırı davranılması ve mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması suretiyle yol açılan zararla sınırlı bulunmakta; ikinci fıkra ile belirlenen kapsam içinde de kamu malına zarar verilmesi, kamu görevlilerinin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle kişilere verdikleri zararın kamu tarafından ödenmek zorunda kalınması ya da mevzuatta ödenmesi öngörülmekle birlikte mevzuatın yorumunda hataya düşülmek veya ihmal ve kasıt yoluyla fazla ödeme yapılması halleri sayılmamaktadır.
İdarenin hatalı işlemi sebebiyle yersiz ve fazla yapılan ödemeler sözkonusu olduğunda ortada 5018 sayılı Kanun'un 71. maddesi ve bu madde uyarınca çıkarılan Yönetmelik kapsamında ilgililerden tahsil edilebilecek nitelikte bir kamu zararının varlığından bahsetmek mümkün bulunmamaktadır. Temelinde hatalı bir ödeme işlemi bulunduğu belirtilen durumlarda, idarenin öncelikle hatalı işlemini ve bu işlem sebebiyle ilgililer adına borç çıkartılan miktarı belirten kesin ve icrai nitelikte yeni bir işlem tesis etmesi, idari davaya konu edilebilecek nitelikte olan bu işlemin ilgililere tebliği üzerine, ilgililer tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda belirtilen sürelerde dava açılmaması, dava açılması durumunda ise mahkemece bir karar verilmesi üzerine fazla ödenen miktarın istirdat edilebileceği açıktır.
Aksi düşünce, Anayasanın, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğuna ilişkin 125. maddesi hükmünü işlevsiz hale getireceği açıktır.
Nitekim; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararında, idarenin hatalı olarak ödediği miktarın istirdadına mahkeme kararı olmadan karar verebileceği ve istirdadın koşullarına ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı mercileri tarafından çözümleneceği kurala bağlanmıştır.
Bu duruma göre, uyuşmazlığa konu fazla ödemelerin, söz konusu İçtihat gereğince herhangi bir yargı kararına gerek olmaksızın davacıdan istenilmesi mümkün olduğundan ve bu meblağın davacıdan geri istenilmesi yolunda tesis edilen işlemin idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemlerden olduğu sonucuna varıldığından, İdare Mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.