Danıştay12. Daireİdare Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2023/2539 K.2023/3724
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2539
Karar No : 2023/3724
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Dairesi Başkanlığı Mezarlıklar Şube Müdürlüğü'nde bulunan Gelirler Şube Müdürlüğünde veznedar olarak görev yapan davacı tarafından, görevli olduğu birimde yapmış olduğu tahsilatlar nedeniyle Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği ve Belediye Tahsilat Yönetmeliği hükümleri uyarınca alındı belgesi düzenlemeden paraları tahsil etme amacıyla kasaya para aldığı, ancak bu paraları kayıtlara geçirmeden kurum müdürüne vermesi sebebiyle kamu zararına sebep olduğu gerekçesiyle toplam 800.000,00 -TL tutarındaki kamu zararının kurum yetkilileriyle birlikte davacıdan, verilen süre içerisinde ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağına ilişkin olarak tesis edilen işleme karşı yapılan itiraz başvurusunun reddine dair … tarih ve E-… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; 09/06/2022 tarihinde davacıya tebliğ edilen "Borç Bildirimi ve Tebliğ Belgesi" adlı yazının, davacı adına, mevzuata uygun bir şekilde yapılmadığı ileri sürülen tahsilat işlemlerinden kaynaklı olarak idarenin denetim ve kontrol görevlilerince çıkarılan 800.000,00-TL tutarındaki kamu zararının, 5018 sayılı Kanun'un 71. maddesi hükmüne dayanılarak yürürlüğe konulan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 13. maddesi uyarınca rızaen ve sulhen tahsilinin sağlanması amacıyla tesis edilen ve kamu zararı alacağının, yargı yolu ile tahsili öncesinde, davacıyı rızaen ödemeye çağrı niteliğinde bir ön işlem olduğu ve bu yönüyle de kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığı anlaşıldığından, söz konusu işleme karşı davacı tarafından yapılan itiraz başvurusunun reddine dair dava konusu işlemin de aynı mahiyette kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığı gerekçesiyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuki sonuçlarının olduğu, kendisine ilamsız icra takibi başlatıldığı belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Dairesi Başkanlığı Mezarlıklar Şube Müdürlüğü'nde bulunan Gelirler Şube Müdürlüğünde veznedar olarak görev yapan davacı tarafından, görevli olduğu birimde yapmış olduğu tahsilatlar nedeniyle Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği ve Belediye Tahsilat Yönetmeliği hükümleri uyarınca alındı belgesi düzenlemeden paraları tahsil etme amacıyla kasaya para aldığı, ancak bu paraları kayıtlara geçirmeden kurum müdürüne vermesi sebebiyle kamu zararına sebep olduğu gerekçesiyle toplam 800.000,00-TL tutarındaki kamu zararının kurum yetkilileriyle birlikte davacıdan, verilen süre içerisinde ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağına ilişkin olarak tesis edilen işleme karşı yapılan itiraz başvurusunun reddine dair 28/07/2022 tarih ve E-124792 sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71. maddesi uyarınca kamu zararının kapsamı; kamu kaynakları kullanılarak piyasadan mal ve hizmet satın alınması sırasında fazla ödeme yapılması, idarenin gelirlerinin tahsili sırasında mevzuata aykırı davranılması ve mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması suretiyle yol açılan zararla sınırlı bulunmakta; ikinci fıkra ile belirlenen kapsam içinde de kamu malına zarar verilmesi, kamu görevlilerinin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle kişilere verdikleri zararın kamu tarafından ödenmek zorunda kalınması ya da mevzuatta ödenmesi öngörülmekle birlikte mevzuatın yorumunda hataya düşülmek veya ihmal ve kasıt yoluyla fazla ödeme yapılması halleri sayılmamaktadır.
İdarenin hatalı işlemi sebebiyle yersiz ve fazla yapılan ödemeler sözkonusu olduğunda ortada 5018 sayılı Kanun'un 71. maddesi ve bu madde uyarınca çıkarılan Yönetmelik kapsamında ilgililerden tahsil edilebilecek nitelikte bir kamu zararının varlığından bahsetmek mümkün bulunmamaktadır. Temelinde hatalı bir ödeme işlemi bulunduğu belirtilen durumlarda, idarenin öncelikle hatalı işlemini ve bu işlem sebebiyle ilgililer adına borç çıkartılan miktarı belirten kesin ve icrai nitelikte yeni bir işlem tesis etmesi, idari davaya konu edilebilecek nitelikte olan bu işlemin ilgililere tebliği üzerine, ilgililer tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda belirtilen sürelerde dava açılmaması, dava açılması durumunda ise mahkemece bir karar verilmesi üzerine fazla ödenen miktarın istirdat edilebileceği açıktır.
Aksi düşünce, Anayasanın, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğuna ilişkin 125. maddesi hükmünü işlevsiz hale getireceği açıktır.
Nitekim; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararında, idarenin hatalı olarak ödediği miktarın istirdadına mahkeme kararı olmadan karar verebileceği ve istirdadın koşullarına ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı mercileri tarafından çözümleneceği kurala bağlanmıştır.
Bu duruma göre; uyuşmazlığa konu fazla ödemelerin, söz konusu İçtihat gereğince herhangi bir yargı kararına gerek olmaksızın davacıdan istenilmesi mümkün olduğundan ve bu meblağın davacıdan geri istenilmesi yolunda tesis edilen işlemin idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemlerden olduğu sonucuna varıldığından, idare mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2539
Karar No : 2023/3724
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Dairesi Başkanlığı Mezarlıklar Şube Müdürlüğü'nde bulunan Gelirler Şube Müdürlüğünde veznedar olarak görev yapan davacı tarafından, görevli olduğu birimde yapmış olduğu tahsilatlar nedeniyle Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği ve Belediye Tahsilat Yönetmeliği hükümleri uyarınca alındı belgesi düzenlemeden paraları tahsil etme amacıyla kasaya para aldığı, ancak bu paraları kayıtlara geçirmeden kurum müdürüne vermesi sebebiyle kamu zararına sebep olduğu gerekçesiyle toplam 800.000,00 -TL tutarındaki kamu zararının kurum yetkilileriyle birlikte davacıdan, verilen süre içerisinde ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağına ilişkin olarak tesis edilen işleme karşı yapılan itiraz başvurusunun reddine dair … tarih ve E-… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; 09/06/2022 tarihinde davacıya tebliğ edilen "Borç Bildirimi ve Tebliğ Belgesi" adlı yazının, davacı adına, mevzuata uygun bir şekilde yapılmadığı ileri sürülen tahsilat işlemlerinden kaynaklı olarak idarenin denetim ve kontrol görevlilerince çıkarılan 800.000,00-TL tutarındaki kamu zararının, 5018 sayılı Kanun'un 71. maddesi hükmüne dayanılarak yürürlüğe konulan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 13. maddesi uyarınca rızaen ve sulhen tahsilinin sağlanması amacıyla tesis edilen ve kamu zararı alacağının, yargı yolu ile tahsili öncesinde, davacıyı rızaen ödemeye çağrı niteliğinde bir ön işlem olduğu ve bu yönüyle de kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığı anlaşıldığından, söz konusu işleme karşı davacı tarafından yapılan itiraz başvurusunun reddine dair dava konusu işlemin de aynı mahiyette kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığı gerekçesiyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuki sonuçlarının olduğu, kendisine ilamsız icra takibi başlatıldığı belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Dairesi Başkanlığı Mezarlıklar Şube Müdürlüğü'nde bulunan Gelirler Şube Müdürlüğünde veznedar olarak görev yapan davacı tarafından, görevli olduğu birimde yapmış olduğu tahsilatlar nedeniyle Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği ve Belediye Tahsilat Yönetmeliği hükümleri uyarınca alındı belgesi düzenlemeden paraları tahsil etme amacıyla kasaya para aldığı, ancak bu paraları kayıtlara geçirmeden kurum müdürüne vermesi sebebiyle kamu zararına sebep olduğu gerekçesiyle toplam 800.000,00-TL tutarındaki kamu zararının kurum yetkilileriyle birlikte davacıdan, verilen süre içerisinde ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağına ilişkin olarak tesis edilen işleme karşı yapılan itiraz başvurusunun reddine dair 28/07/2022 tarih ve E-124792 sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71. maddesi uyarınca kamu zararının kapsamı; kamu kaynakları kullanılarak piyasadan mal ve hizmet satın alınması sırasında fazla ödeme yapılması, idarenin gelirlerinin tahsili sırasında mevzuata aykırı davranılması ve mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması suretiyle yol açılan zararla sınırlı bulunmakta; ikinci fıkra ile belirlenen kapsam içinde de kamu malına zarar verilmesi, kamu görevlilerinin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle kişilere verdikleri zararın kamu tarafından ödenmek zorunda kalınması ya da mevzuatta ödenmesi öngörülmekle birlikte mevzuatın yorumunda hataya düşülmek veya ihmal ve kasıt yoluyla fazla ödeme yapılması halleri sayılmamaktadır.
İdarenin hatalı işlemi sebebiyle yersiz ve fazla yapılan ödemeler sözkonusu olduğunda ortada 5018 sayılı Kanun'un 71. maddesi ve bu madde uyarınca çıkarılan Yönetmelik kapsamında ilgililerden tahsil edilebilecek nitelikte bir kamu zararının varlığından bahsetmek mümkün bulunmamaktadır. Temelinde hatalı bir ödeme işlemi bulunduğu belirtilen durumlarda, idarenin öncelikle hatalı işlemini ve bu işlem sebebiyle ilgililer adına borç çıkartılan miktarı belirten kesin ve icrai nitelikte yeni bir işlem tesis etmesi, idari davaya konu edilebilecek nitelikte olan bu işlemin ilgililere tebliği üzerine, ilgililer tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda belirtilen sürelerde dava açılmaması, dava açılması durumunda ise mahkemece bir karar verilmesi üzerine fazla ödenen miktarın istirdat edilebileceği açıktır.
Aksi düşünce, Anayasanın, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğuna ilişkin 125. maddesi hükmünü işlevsiz hale getireceği açıktır.
Nitekim; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararında, idarenin hatalı olarak ödediği miktarın istirdadına mahkeme kararı olmadan karar verebileceği ve istirdadın koşullarına ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı mercileri tarafından çözümleneceği kurala bağlanmıştır.
Bu duruma göre; uyuşmazlığa konu fazla ödemelerin, söz konusu İçtihat gereğince herhangi bir yargı kararına gerek olmaksızın davacıdan istenilmesi mümkün olduğundan ve bu meblağın davacıdan geri istenilmesi yolunda tesis edilen işlemin idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemlerden olduğu sonucuna varıldığından, idare mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.