‹ Ana sayfa
Danıştay 12. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 12. Daire E.2023/2417 K.2025/3052

Esas No: 2023/2417 · Karar No: 2025/3052 · Karar Tarihi: 04.06.2025
Özet: (1) Davacı, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve ilgili yönetmeliklere göre 1‑inci Komando Tugay 4. Komando Tabur Komutanlığı’ndaki görevinden istifade edilememesi nedeniyle maaşının kesilmesi ve sözleşmesinin feshedilmesiyle karşı karşıya kalan bir piyade uzman çavuş olarak, fesih kararının ve faiziyle birlikte ödenmesi istenen hakların temyizini açmış; (2) Danıştay, 1‑inci Komando Tugay 4. Komando Tabur Komutanlığı'nda yürütülen işbu davayı incelenerek, mahkeme kararının bozulmadığını, dolayısıyla davacı adına bir işleme geçilmediğini ve fesih kararının geçerli kabul edildiğini Onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/2417
Karar No: 2025/3052

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı

VEKİLİ: Av....

KARŞI TARAF (DAVACI):...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kayseri ili, 1'inci Komando Tugay 4'üncü Komando Tabur Komutanlığında piyade uzman çavuş olarak görev yapan davacının, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesi, Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 13. maddesi, Uzman Erbaş Yönergesi'nin 7. bölüm, 38. maddesi (ç) fıkrası uyarınca, kendisinden istifade edilememesi nedeniyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, öncelikle davacı yönüyle işlem tesisine dayanak madde metnindeki tipiklik ve uygunluk koşullarının oluşmadığı, öte yandan, davacı hakkında geçerli istirahat raporunun düzenlenmiş olması ve daha önce disiplinsizliğe konu fiilinin bulunmaması bir bütün halinde değerlendirildiğinde, istirahat raporuna dayanılarak tutulan tutanakların ikaz kabul edilerek davacının sözleşmesinin feshedilmesinde eylem ile ceza arasındaki adil dengenin gözetilmediği, davacının sevk edildiği hastane dışında bir yerden rapor alması, raporu garnizon dışında geçirmesi ya da kontrol muayenesi için çağrılmasına rağmen gelmemesi gibi durumların disiplin yaptırımına tabi olabileceği kabul edilse bile, belirtilen fiillerin davacının sözleşmesinin feshini gerektiren nitelikte ve ağırlıkta olmadığı ve bu haliyle verilen cezanın ölçülülük (orantılılık) ilkesine uygun olmadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin feshedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…kendilerinden istifade edilememe…” ibaresinin ve 19. maddesinde yer alan “…kendilerinden istifade edilememe…” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 01/06/2022 tarih ve E:2022/4, K:2022/64 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlandığı 10/06/2022 tarihinden başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe gireceği anlaşıldığından; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12. ve 19. maddesinde yer alan ve kendisinden istifade edilememe hallerinin yönetmelikle düzenlenmesine yetki veren hükümdeki “…kendilerinden istifade edilememe…'' ibaresinin Anayasa Mahkemesince iptali nedeniyle Yönetmeliğin kendisinden istifade edilmeme hallerini düzenleyen maddesinin de yasal dayanağının kalmadığı, bu durumda, Anayasa Mahkemesi kararıyla birlikte yasal dayanağı ortadan kalkan Yönetmelik hükmüne dayanılarak, davacıdan istifade edilemeyeceğinden bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarenin, kamu hizmetinin en iyi şekilde yürütülmesi için gerekli tedbirleri alma yetkisi ile donatılmasının zorunlu olduğu, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerçekleştirdiği kamu hizmetinin niteliği ve önemi, yüksek maneviyat ve üstün ahlaki nitelikler gerektiren kurumsal yapısının muhafazasının ve disiplinin korunması için Kanunlar çerçevesinde her türlü tedbiri almayı zorunlu kıldığı, bu kapsamda, ağır disiplin zafiyeti ve davranışlarında askerlik mesleğinin değerlerinin benimsenememesi suretiyle vücut bulun fiilin, idarece tahammül edilemeyecek vahamette olması itibarıyla takdir yetkisi ile tasarrufta bulunulduğu, ayrıca muafiyete rağmen yargılama giderleri arasında harca hükmedilmesinin de hukuka aykırılık oluşturduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Kendisinden istifade edilememe şartlarının oluşmadığı, bu konuda dosyaya somut bir bilgi veya belgenin sunulmadığı, başarılı bir meslek hayatının bulunduğu, takdir belgelerinin mevcut olduğu, takdir yetkisi aşılarak işlem tesis edildiği, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, tıbben var olan bir rahatsızlık sebebiyle verilen rapordaki istirahat süresi içinde sözleşmesinin feshedilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığı, tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.

Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.

Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, "yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 04/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?