Danıştay12. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2022/934 K.2023/6522
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/934
Karar No : 2023/6522
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... ili, Deniz Er Eğitim Merkezi Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının geriye dönük yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacı hakkındaki güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasının sebebi, babasının hırsızlık ve dolandırıcılıkla ilgili suç kaydının bulunması gösterilmiş ise de; anne ve babanın 1999 yılında boşandığı, davacı velayetinin annesine verildiği, babası ile ilgili bu durumun davacının güvenlik soruşturmasını hangi yönden olumsuz etkilediğinin hukuken kabul edilebilir somut gerekçelerle ortaya konulamadığı, davacının içinde bulunduğu ortam hakkında araştırma yapılarak somut verilerle bu olumsuzluğun desteklenmediğinin görüldüğü, bu durumda, babası hakkında bilgi notunda yer verilen hususların, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması için yeterli olmadığı anlaşıldığından, sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, davacının hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte varsa aynı dönemde elde ettiği gelirler düşüldükten sonra ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, varsa aynı dönemde elde ettiği gelirler düşüldükten sonra hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; her ne kadar davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması mümkün ise de, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesinin 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı ilgililer hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamayacağı yönünde olmayıp, aksine, kararda; kamu görevinde çalıştırılacak kişiler hakkında, Anayasa'nın 129. maddesi uyarınca kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen güvenlik soruşturması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu hususunun açıkça belirtildiği, nitekim, Anayasa Mahkemesinin söz konusu iptal kararının akabinde, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu kabul edilerek, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı ve yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği, bu Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesi ile 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra davalı idarece davacının durumunun yeniden değerlendirileceği; bu itibarla, işbu kararın tek başına davacının hiçbir işleme gerek olmadan doğrudan kamu görevine atanması sonucunu doğurmayacağı, yeni yapılan yasal düzenleme olan 7315 sayılı Kanun hükümlerinde öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara göre davacının durumu hakkında davalı idarece yeniden bir değerlendirme yapılacağı açık olduğundan, bu aşamada davacının dava konusu işlem nedeniyle oluşan zararının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında karar verilmesine imkan bulunmadığı; diğer yandan, davalı idarenin ileri sürdüğü 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) fıkrasında düzenlenen genel bütçeye dahil idarelerin yaptığı iş ve işlemlere dair harç istisnasının; Milli Savunma Bakanlığının taraf olduğu davalarda Bakanlıkça yapılan iş ve işlemlere ilişkin olduğu, dolayısıyla Bakanlık aleyhine açıldığı sırada karşı tarafça ödenen ve Bakanlık aleyhine sonuçlanan davalarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yargılama giderine dönüşen yargı harçlarını kapsamaması nedeniyle, anılan Kanun'un 326. maddesindeki, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükmü uyarınca, yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin bu yöndeki iddiasına da itibar edilmediği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine; "...işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, varsa aynı dönemde elde ettiği gelirler düşüldükten sonra hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine...'' ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise kabulü ile kararın anılan kısmının kaldırılmasına, tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin 4045 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde ve bu Kanun uyarınca tesis edildiği, uyuşmazlıkta, ilgili mevzuata göre, görevli komisyonca güvenlik soruşturması yapmaya yetkili kurum tarafından gönderilen bilgi ve belgeler değerlendirilerek davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğuna karar verildiği, idarenin takdir hakkını en uygun adaydan yana kullanırken, hiçbir şahıs hakkında suçlamada bulunmayarak, hiçbir şahsı başkasının fiilinden dolayı sorumlu da tutmadığı, ayrıca muafiyete rağmen yargılama giderleri arasında harca hükmedilmesinin de hukuka aykırılık oluşturduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Hakkında herhangi bir suçtan ceza soruşturması, kovuşturması ya da mahkumiyetinin bulunmadığı, anne ve babasının boşanmış olmaları ve velayetinin annesine verildiği göz önünde bulundurulduğunda, bilgi notundaki babası hakkındaki suç kaydının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması için yeterli olmadığı, yasal dayanağı bulunmayan güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak kabulünün, masumiyet karinesi ile suç ve cezaların şahsiliği ilkesine de aykırılık oluşturduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, varsa aynı dönemde elde ettiği gelirler düşüldükten sonra hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının gerekçeli olarak reddine; "...işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, varsa aynı dönemde elde ettiği gelirler düşüldükten sonra hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine...'' ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise kabulü ile kararın anılan kısmının kaldırılması, tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/934
Karar No : 2023/6522
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... ili, Deniz Er Eğitim Merkezi Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının geriye dönük yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacı hakkındaki güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasının sebebi, babasının hırsızlık ve dolandırıcılıkla ilgili suç kaydının bulunması gösterilmiş ise de; anne ve babanın 1999 yılında boşandığı, davacı velayetinin annesine verildiği, babası ile ilgili bu durumun davacının güvenlik soruşturmasını hangi yönden olumsuz etkilediğinin hukuken kabul edilebilir somut gerekçelerle ortaya konulamadığı, davacının içinde bulunduğu ortam hakkında araştırma yapılarak somut verilerle bu olumsuzluğun desteklenmediğinin görüldüğü, bu durumda, babası hakkında bilgi notunda yer verilen hususların, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması için yeterli olmadığı anlaşıldığından, sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, davacının hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte varsa aynı dönemde elde ettiği gelirler düşüldükten sonra ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, varsa aynı dönemde elde ettiği gelirler düşüldükten sonra hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; her ne kadar davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması mümkün ise de, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesinin 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı ilgililer hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamayacağı yönünde olmayıp, aksine, kararda; kamu görevinde çalıştırılacak kişiler hakkında, Anayasa'nın 129. maddesi uyarınca kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen güvenlik soruşturması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu hususunun açıkça belirtildiği, nitekim, Anayasa Mahkemesinin söz konusu iptal kararının akabinde, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu kabul edilerek, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı ve yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği, bu Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesi ile 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra davalı idarece davacının durumunun yeniden değerlendirileceği; bu itibarla, işbu kararın tek başına davacının hiçbir işleme gerek olmadan doğrudan kamu görevine atanması sonucunu doğurmayacağı, yeni yapılan yasal düzenleme olan 7315 sayılı Kanun hükümlerinde öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara göre davacının durumu hakkında davalı idarece yeniden bir değerlendirme yapılacağı açık olduğundan, bu aşamada davacının dava konusu işlem nedeniyle oluşan zararının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında karar verilmesine imkan bulunmadığı; diğer yandan, davalı idarenin ileri sürdüğü 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) fıkrasında düzenlenen genel bütçeye dahil idarelerin yaptığı iş ve işlemlere dair harç istisnasının; Milli Savunma Bakanlığının taraf olduğu davalarda Bakanlıkça yapılan iş ve işlemlere ilişkin olduğu, dolayısıyla Bakanlık aleyhine açıldığı sırada karşı tarafça ödenen ve Bakanlık aleyhine sonuçlanan davalarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yargılama giderine dönüşen yargı harçlarını kapsamaması nedeniyle, anılan Kanun'un 326. maddesindeki, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükmü uyarınca, yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin bu yöndeki iddiasına da itibar edilmediği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine; "...işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, varsa aynı dönemde elde ettiği gelirler düşüldükten sonra hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine...'' ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise kabulü ile kararın anılan kısmının kaldırılmasına, tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin 4045 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde ve bu Kanun uyarınca tesis edildiği, uyuşmazlıkta, ilgili mevzuata göre, görevli komisyonca güvenlik soruşturması yapmaya yetkili kurum tarafından gönderilen bilgi ve belgeler değerlendirilerek davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğuna karar verildiği, idarenin takdir hakkını en uygun adaydan yana kullanırken, hiçbir şahıs hakkında suçlamada bulunmayarak, hiçbir şahsı başkasının fiilinden dolayı sorumlu da tutmadığı, ayrıca muafiyete rağmen yargılama giderleri arasında harca hükmedilmesinin de hukuka aykırılık oluşturduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Hakkında herhangi bir suçtan ceza soruşturması, kovuşturması ya da mahkumiyetinin bulunmadığı, anne ve babasının boşanmış olmaları ve velayetinin annesine verildiği göz önünde bulundurulduğunda, bilgi notundaki babası hakkındaki suç kaydının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması için yeterli olmadığı, yasal dayanağı bulunmayan güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak kabulünün, masumiyet karinesi ile suç ve cezaların şahsiliği ilkesine de aykırılık oluşturduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, varsa aynı dönemde elde ettiği gelirler düşüldükten sonra hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının gerekçeli olarak reddine; "...işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, varsa aynı dönemde elde ettiği gelirler düşüldükten sonra hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine...'' ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise kabulü ile kararın anılan kısmının kaldırılması, tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.