Danıştay12. Daireİdare Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2022/751 K.2023/5987
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/751
Karar No : 2023/5987
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:... Piyade Okul Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacı tarafından, güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerinin 27/10/2020 tarihli ara kararına gelen cevabi yazıda; davacı ve ailesi hakkında güvenlik soruşturmasını olumsuz sonuçlandırabilecek somut bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, devam eden soruşturma ya da kovuşturmanın bulunmadığı, babası N.B hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davanın, ... tarih ve E:... K:... sayılı kararla beraat ile sonuçlandığı ve istinaf edilmeden 23/01/2018 tarihinde kesinleştiği; davacı ve ailesi hakkında başkaca olumsuz herhangi bir durumun olmadığı; dosyadaki bilgi ve belgelerle mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması neticesinde elde edilen bilgilerin yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alındığında güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, davacının bu gerekçeyle adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davanın, söz konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden yapılan incelemede; davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (11/11/2019) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk Devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ve bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya ödenmesi gerektiği; öte yandan, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının ilgililer hakkında güvenlik soruşturması yapılamayacağı yönünde olmadığı, aksine, kamu görevinde çalıştırılacak kişiler hakkında Anayasa'nın 129. maddesi uyarınca kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen haklarında güvenlik soruşturması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu hususu açıkça belirtildiği; ancak, Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrası ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı hakkında verilen maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan iptal kararının “aynen” ve “gecikmeksizin” uygulanması amacıyla davalı idarece işlem tesis edilmesi gerektiği; diğer taraftan, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca, verilen iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece, davacının durumunun yeniden değerlendirileceği gerekçesiyle davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine; davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise, itiraza konu kararın hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının, MY 114-1 (C) Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinine göre yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması üzerine sözleşmesinin sonlandırıldığı, 4045 sayılı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte olduğu ve buna göre tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, harçtan muaf idareleri aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise belirtilen gerekçe ile reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/751
Karar No : 2023/5987
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:... Piyade Okul Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacı tarafından, güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerinin 27/10/2020 tarihli ara kararına gelen cevabi yazıda; davacı ve ailesi hakkında güvenlik soruşturmasını olumsuz sonuçlandırabilecek somut bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, devam eden soruşturma ya da kovuşturmanın bulunmadığı, babası N.B hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davanın, ... tarih ve E:... K:... sayılı kararla beraat ile sonuçlandığı ve istinaf edilmeden 23/01/2018 tarihinde kesinleştiği; davacı ve ailesi hakkında başkaca olumsuz herhangi bir durumun olmadığı; dosyadaki bilgi ve belgelerle mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması neticesinde elde edilen bilgilerin yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alındığında güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, davacının bu gerekçeyle adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davanın, söz konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden yapılan incelemede; davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (11/11/2019) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk Devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ve bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya ödenmesi gerektiği; öte yandan, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının ilgililer hakkında güvenlik soruşturması yapılamayacağı yönünde olmadığı, aksine, kamu görevinde çalıştırılacak kişiler hakkında Anayasa'nın 129. maddesi uyarınca kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen haklarında güvenlik soruşturması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu hususu açıkça belirtildiği; ancak, Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrası ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı hakkında verilen maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan iptal kararının “aynen” ve “gecikmeksizin” uygulanması amacıyla davalı idarece işlem tesis edilmesi gerektiği; diğer taraftan, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca, verilen iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece, davacının durumunun yeniden değerlendirileceği gerekçesiyle davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine; davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise, itiraza konu kararın hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının, MY 114-1 (C) Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinine göre yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması üzerine sözleşmesinin sonlandırıldığı, 4045 sayılı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte olduğu ve buna göre tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, harçtan muaf idareleri aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise belirtilen gerekçe ile reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.