‹ Ana sayfa
Danıştay12. DaireBorçlar Hukuku

Danıştay 12. Daire E.2022/5675 K.2023/3580

Esas No: 2022/5675 · Karar No: 2023/3580 · Karar Tarihi: 20.06.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5675
Karar No : 2023/3580

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN

**TARAFLAR:**
1- (DAVACI) : …


**VEKİLİ:** Av. …

2- (DAVALI) : … Bakanlığı


**VEKİLİ:** Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hannover Başkonsolosluğunda ticaret ataşesi olarak görev yapan davacının, yurt içinde bulunduğu günler için Aralık 2013 ayı ile Ocak-Şubat-Mart 2014 ayları maaşından toplam 14.495,53-Euro borç çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 29/12/2020 tarih ve E:2018/3333, K:2020/4935 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu uyuşmazlıkta, ara kararına istinaden gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; borç çıkarma işleminin ocak, şubat ve mart aylarına ilişkin kısmının mevzuata uygun olduğu, buna karşılık, davacının yıllık iznini kullandığı döneme denk gelen 16/12/2013 - 27/12/2013 tarihleri arasında, yurt dışı aylığının tam olarak ödenmesinin gerektiği, davalı idarece ise, davacının 19/12/2013 tarihinde hastaneye yattığından bahisle, 19/12/2013 - 27/12/2013 tarihleri arasına isabet eden 8 günlük dönemde emsalli maaşının 1/3'ü dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, mevzuata göre yıllık iznini kullanmakta iken yatarak tedavi görenlerin, yıllık izinlerini kullandıkları döneme isabet eden; ancak, aynı anda yatarak tedavi görülen günlerde, yurt dışı aylığının tamamının ödenmeyeceğine yönelik bir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla davacı adına aralık ayı için borç çıkarma işlemi tesis edilirken, 26 gün için tam maaşına isabet eden tutarın, yatarak tedavi gördüğü 3 gün için emsal katsayının 1/3'üne isabet eden tutarın ve raporlu olduğu kalan 2 gün için emsal katsayısı olmadan hesaplanan emsalsiz maaş tutarının hesaplanması sonucu bulunan miktarın, davacıya peşin ödenmiş olan tutardan düşülerek, kalan kısmın borç çıkarılmasının gerektiği, bu durumda, yurt dışı aylığının; ancak, yurt dışında çalışılan süreler için ödeneceği, sürekli görevle yurt dışına atanan memurlara, yıllık izin ile 657 sayılı Kanun'un 181. maddesinde belirtilen hal dışında, yurt içinde geçirilen süreler için yurt dışı aylığı ödenmeyeceği anlaşılmakla, davacının aralık ayında yıllık izinli olduğu günlere ilişkin olarak, emsalli maaşının 1/3'ü dikkate alınmak suretiyle, toplamda 14.495,53-Euro borç çıkarılmasına yönelik işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, davacının yatarak tedavi gördüğü süreler dışında hastalık izni aldığı, bu haliyle mevzuata göre bu dönem için yurt dışı aylığı almaması gerektiği halde, idarece kendisine yurt dışı aylığı ödendiği, davacının da bu konuda idareyi ikaz etmediği, bu haliyle yapılan ödemelerin açık hata kapsamında kaldığı ve her zaman geri istenebileceği anlaşıldığından, davacının bu yöndeki iddialarına da itibar edilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİALARI: Davacı tarafından; hastalanması üzerine acilen yurt içinde yatış ve ameliyatının yapıldığı hususunun göz önüne alınmadığı, keyfi olarak yurt içinde bulunmaktaymış şeklinde değerlendirme yapıldığı, ameliyatını ertelemesi ya da hastanede yatmaması durumunda hayati tehlikesinin meydana gelebileceği, kesinti olmaksızın ödeme yapıldığını bilmesinin mümkün olmadığı, bu konuda idareyi ikaz etmesinin, gerçekleştirmekle yükümlü olduğu bir eylem olmadığı, şayet yurt dışında rahatsızlanmış olsaydı, maaşlarının kesintisiz olarak ödeneceği, yapılan ödemelerin geri alınmasını gerektiren koşulların somut olay bakımından gerçekleşmediği, yokluk, idarenin açık hatası, gerçek dışı beyanı veya hilesi söz konusu olmadığından, fazladan ödendiği ileri sürülen meblağın herhangi bir süreye tabi olmaksızın talep ve tahsilinin hukuken mümkün olmadığı, aksi durumda ise yapılan ödemenin; ancak, 60 günlük dava süresi içinde istenebileceği, Mahkemece işlemin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, borcun yeniden hesaplanması sonucu ortaya çıkan tablo itibarıyla da, temyize konu karar gerekçesinin düzeltilmesinin gerektiği, kararda borcun nasıl hesaplanacağı konusunda bir açıklık bulunmadığı, yeni bir hesaplama yapılacak ise, ödemenin yapıldığı tarihteki döviz kurunun Türk lirası karşılığı olan bedelinin istenilmesinin gerektiği, aksi durumda geri isteme tarihindeki döviz kurunun esas alınmasının, ek mali yükümlülüğe yol açacağı, bu durumun aynı zamanda mülkiyet hakkı ihlaline sebebiyet vereceği, olayda yurt dışı aylığı üzerinden ödeme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, zira zorunlu olarak öngördüğü süreden daha fazla yurt içinde kaldığı belirtilerek, kararın gerekçe yönünden düzeltilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 180. maddesinin, yurt dışı teşkilatı bulunan kurumlarda görev yapmakta olan personele yönelik düzenlemeleri içerdiği, bu madde hükmünün, anılan Kanun'un 105. maddesinde yer alan hükümlere göre özel hüküm olduğu ve dava konusu olayın niteliğine daha uygun düştüğü, yıllık izin dışında, örneğin mazeret, refakat veya hastalık iznini yurt içinde geçiren memura, bu izinleri nedeniyle yurt dışı aylığı ödenmesinin kanunen mümkün bulunmadığı, yurt dışı teşkilatı kadrolarında görev yapan memurların aylıklarının her ayın başında peşin olarak ödendiği, dolayısıyla fazla ve yersiz ödenen aylıkların, ilgililer adına borç çıkarılması yoluyla geri alındığı ve eksik ödemede bulunan personele de aylıklarının eksik ödendiği, temyize konu kararda, açıkça yıllık izin kullanılırken yatarak tedavi görülen günlerde, yurt dışı aylığının tamamının ödenip ödenmeyeceğine ilişkin bir düzenleme yer almadığı belirtilmekle birlikte, kanun koyucunun yerine geçilerek var olmayan bir hüküm ihdas edilmek suretiyle işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı, Mahkemenin iptal kararına istinaden 2013 Aralık ayında çıkarılan borç tutarı tekrar hesaplanarak, yeni borç tutarının 13.448,25-Euro olarak belirlendiği, anılan borcun ödenmesi için yeni bir işlem tesis edildiği, bu borç tutarına karşı açılan davanın da derdest olduğu, öte yandan, ilgili mevzuatta hastalık izninin yıllık izne dahil edilmediği, dolayısıyla bu döneme ilişkin olarak yıllık iznin tabi olduğu kuralların uygulanmayacağının açık olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuş olup, davalı idare tarafından; usul yönünden, süresi içinde temyiz isteminde bulunmayan davacının, karşı temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından, öncelikle isteminin süre aşımı yönünden, esas yönünden ise, hukuka aykırılık teşkil eden isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin usule yönelik itirazı yerinde görülmeyerek, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
MADDİ

**OLAY:**
Davacı, Ticaret Bakanlığı (Ekonomi Bakanlığı) Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğünde Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken, … tarih ve … sayılı müşterek kararname ile Hannover Başkonsolosluğu Ticaret Ataşeliği'ne atanarak, 08/08/2011 tarihinde göreve başlamıştır.
19/11/2013 tarihli dilekçesi ile yıllık izninin 19 günlük kısmını, 16/12/2013 - 03/01/2014 tarihleri arasında yurt içinde kullanma talebinde bulunması üzerine 25/11/2013 tarihli yazı ile yıllık izninin 11 günü ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 104. maddesinin (C) fıkrası uyarınca 8 günlük mazeret iznini 16/12/2013-03/01/2014 tarihleri arasında Türkiye'de kullanması uygun görülmüştür.
Yıllık iznini kullanmakta iken 19/12/2013 - 30/12/2013 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi servisinde yatarak tedavi görmüş, 23/12/2013 tarihinde ameliyat olmuş ve 30/12/2013 tarihinden itibaren de davacıya 90 gün sağlık raporu verilmiştir.
Yine anılan Üniversite tarafından, davacının sağlık durumunun düzelmesi nedeniyle 08/03/2014 tarihinde görevine başlamasında sakınca bulunmadığının belirtilmesi üzerine 10/03/2014 tarihinde yurt dışı görevine başlamıştır.
Ticaret Bakanlığının (Ekonomi Bakanlığı) … tarih ve … sayılı dava konusu işlemi ile yurt içinde bulunduğu günler için Aralık 2013 ayı ile Ocak - Şubat ve Mart 2014 ayları maaşından toplam 14.495,53-Euro borç çıkarılmış ve anılan borcun 15 gün içerisinde ödenmesi istenilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.



**İLGİLİ MEVZUAT:**
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 105. maddesinde; "Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilir. Memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri, hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınır." hükmüne, 180. maddesinde; "Sürekli görevle yurt dışına atanan memurların aylıkları görevlerine başladıkları tarihten itibaren; sürekli görevle yurt dışına gönderilen veya kurumların yurt dışı kuruluşlarına dahil kadrolarında görev alan memurlardan görevlerine başladıktan sonra yurt içinde veya yurt dışında başka bir göreve atananların aylıkları ise atanma emrinin tebliği tarihini izleyen onbeşinci gün sonuna kadar 156 ncı maddedeki esaslara göre ödenir. Yurt dışında bulunanlardan yerlerine atananların gelişine kadar bekleme emri alanların aylıkları, atama emirlerinin tebliğ tarihinden itibaren, iki ayı geçmemek üzere aynı maddeye göre ödenir. Sürekli görevle yurt dışına atanan memurlara, yıllık izin ile 181 inci maddede belirtilen hal dışında, yurt içinde geçirilen süreler için yurt dışı aylığı ödenmez. Ancak, yurt dışı görev süresince toplam dört ayı geçmemek üzere, yurt içinde yataklı tedavi kurumlarında yatarak görülen tedavi süresince 156 ncı maddeye göre belirlenen emsal katsayının 1/3'ü esas alınarak yurt dışı aylığı ödenir." hükmüne, 181. maddesinde; "Sürekli görevle yurt dışına gönderilen Devlet memurları, geçici görevle en çok bir ay süre ile merkeze çağrılabilir. Bu süre içinde aylığı katsayılı ödenir." hükmüne yer verilmiştir.
29/10/2011 tarih ve 28099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in ''Yıllık izinde hastalık raporu alınması'' başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında; yıllık iznini kullanmakta iken hastalık raporu verilen memurun hastalık izin süresinin, yıllık izninin bittiği tarihten önce sona ermesi halinde, memurun kalan yıllık iznini kullanmaya devam edeceği, ikinci fıkrasında; yıllık iznini kullanmakta iken hastalık raporu verilen memurun hastalık izin süresinin yıllık izninin kalan kısmından daha fazla olması halinde, hastalık izninin bitimini müteakiben memurun göreve başlamasının zorunlu olduğu, üçüncü fıkrasında; yıllık iznini kullanmakta iken hastalık raporu verilen memurun hastalık izni ile yıllık izninin aynı tarihte bitmesi halinde, memurun izinlerin bittiği tarihte görevine başlayacağı, dördüncü fıkrasında; hastalık izinleri sebebiyle kullanılamayan yıllık izinlerin 657 sayılı Kanun'un 103. maddesine göre kullandırılacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler uyarınca, kamu çalışanlarının maaşlarının ülkemizin ekonomik ve sosyal koşulları dikkate alınarak belirlendiği, her ülkenin ekonomik ve sosyal koşullarının eşit olmaması nedeniyle yurt dışında çalışan kamu görevlilerine yurt dışında farklı bir maaş sisteminin öngörüldüğü, bu amaçla belirlenen yurt dışı aylığının ancak, yurt dışında çalışılan süreler için ödeneceği, sürekli görevle yurt dışına atanan memurlara, yıllık izin ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 181. maddesinde belirtilen hal dışında, yurt içinde geçirilen süreler için yurt dışı aylığı ödenemeyeceği; ancak, yatarak görülen tedavilerde dört ayla sınırlı olarak aylığın 1/3'ü esas alınarak ödeme yapılacağı, 181. maddenin ise, geçici görevle yurda çağırılan kişilerle ilgili olduğu, bu halde bile bir aylık üst sınırın uygulanacağı, ilgili mevzuatta hastalık izni hallerinde belirli sürelerle sınırlı olarak maaş ve özlük haklarının aynen korunacağının belirlendiği; ancak, bu aylık ve özlük haklarının asıl kadronun bulunduğu maaş ve özlük hakları olarak anlaşılması gerektiği, aksi takdirde yurt dışında çalışılmayan süreler için aylık alınabileceği gibi bir sonucun ortaya çıkacağı, bu halin de yurt dışı maaşının getirilme amacıyla ters düşeceği ve yurt içinde emsal konumda bulunan kamu görevlileri ile aralarında haksızlığa ve eşitsizliğe neden olacağı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlığın esasının; yıllık izninin 11 günü ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 104. maddesinin (C) fıkrası uyarınca 8 günlük mazeret iznini 16/12/2013-03/01/2014 tarihleri arasında Türkiye'de kullanması uygun görülen davacının, yıllık iznini kullanmakta iken 19/12/2013 - 30/12/2013 tarihleri arasında yatarak tedavi görmesi, bu süre içinde 23/12/2013 tarihinde ameliyat olması ve 30/12/2013 tarihinden itibaren de davacıya 90 günlük sağlık raporu verilmesi üzerine, 10/03/2014 tarihinde yurt dışı görevine başlamasıyla birlikte, yurt içinde bulunduğu günler için yurt dışı aylığı ödendiğinden bahisle, Aralık 2013 ayı ile Ocak - Şubat ve Mart 2014 ayları maaşından toplam 14.495,53-Euro borç çıkarılmasından kaynaklandığı anlaşılmış olup, bu durumda, davacının yurt içinde bulunduğu günlerde yurt dışı aylığının nasıl hesaplanacağının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararının, eksik inceleme nedeniyle bozulması üzerine, Mahkemece verilen ara kararıyla; her bir ay ve kıst dönemler için borç çıkarılan tutarın ne kadar olduğunun hem TL hem Euro karşılıkları yazılarak oluşturulacak tablo ile ayrıca bu miktarın ne şekilde hesaplandığının, yatarak tedavi gördüğü 19/12/2013 - 30/12/2013 tarihleri arasındaki maaşının emsal katsayısının 1/3'ü esas alınarak yurt dışı aylığı olarak hesaplanıp hesaplanmadığı ve hesaplanan bu tutarın borç çıkarılan 14.495,53-Euro içinde yer alıp almadığının açıklanarak, konuyla ilgili bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi üzerine; 30/09/2022 tarihinde kayda giren yazıyla, davacıya 657 sayılı Kanun'un 180. maddesi ile yurt dışında sürekli görevde iken yurt içinde raporlu geçirilen dönemlerde ödenecek maaş hesaplaması ile ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığından alınan görüş doğrultusunda hesaplamalar yapılarak borç çıkarıldığı, bu kapsamda, 2013 yılı Aralık ayı yurt dışı maaşının, 1 Aralıkta peşin ve tam olarak ödendiği ve davacı da 19 Aralıkta hastaneye yattığından, 18 günlük yurt dışı maaşı, 11 günlük yatarak tedavi gördüğü süre için emsal katsayısının 1/3'ü ile hesaplanan maaşı ve 2 günlük (30-31 Aralık) raporlu olduğu süre için emsal katsayısı olmadan hesaplanan emsalsiz maaşı toplanarak, peşin ödenmiş olan maaş tutarından düşülerek kalan kısmın borç çıkarıldığı, ocak ve şubat aylarının tamamında raporlu olması nedeniyle emsalsiz olarak hesaplanan maaş tutarının peşin ödenen yurt dışı maaş tutarından düşülerek borcun tespit edildiği, mart ayında ise raporunun bittiği 10 Mart itibarıyla yurt dışı sürekli görevine başlaması nedeniyle 9 günlük emsalsiz maaş ve 22 günlük yurt dışı maaşının peşin ödenen maaş tutarından düşülerek borç çıkarıldığı belirtilmiştir. Ayrıca aylık olarak peşin ödenen tutar ile ödenmesi gereken tutarlar ve aradaki farkın TL ve döviz cinsinden ayrıntılı şekilde belirtildiği tablo sunulmuştur.
Temyizen incelenen Mahkeme kararında ise borç çıkarma işleminin; ocak, şubat ve mart aylarına ilişkin kısmının mevzuata uygun olduğu, aralık ayına ilişkin kısmının ise, 16/12/2013 ve 03/01/2014 tarihleri arasında 11 gün yıllık izin ile 8 günlük mazeret izni bulunduğundan, yıllık izninin başladığı 16/12/2013 tarihinden itibaren 11 günün ilavesiyle 26/12/2013 tarihi dahil olmak üzere toplamda 01/12/2013 tarihinden başlayıp 27/12/2013 tarihine kadar yurt dışı aylığının tam ödenmesi, 27/12/2013 ile 30/12/2013 tarihleri arası yatarak tedavi gördüğü 3 günlük süre için ise emsal katsayısının 1/3'üne isabet eden tutarın ödenmesi, kalan 30/12/2013-31/12/2013 tarihleri olmak üzere raporlu olduğu 2 günlük süre için ise emsalsiz maaş tutarının hesaplanarak toplanması sonucu bulunan tutarın, davacıya peşin ödenmiş olan tutardan düşülerek kalan tutarın aralık ayı için borç çıkarılması gerektiği şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
Her ne kadar İdare Mahkemesince aralık ayı için tahakkuk eden borç tutarının hesaplanmasında; yıllık izninin başladığı 16/12/2013 tarihine 11 günlük yıllık izin süresinin ilavesiyle, davacıya 27/12/2013 tarihine kadar yurt dışı maaşının tam olarak ödenmesi gerektiği şeklinde hüküm tesis edilmişse de; davacının yıllık izinli kabul edildiği 16/12/2013 - 27/12/2013 tarihleri arasına denk gelen, yatarak tedaviye başladığı 19/12/2013 tarihi itibarıyla yıllık izin süresinin kesildiği ve bu tarih itibarıyla yıllık izinli olarak kabul edilemeyeceği açıktır.
Bu durumda, dava konusu işlem, borç çıkarma işleminin tesis edildiği aylar itibarıyla incelendiğinde; davacının tamamen raporlu olduğu ocak ve şubat aylarına ilişkin olarak, emsalsiz olarak hesaplanan tutarın, peşin ödenen yurt dışı maaşından düşülerek borç tutarının tespitinde, mart ayı için ise, sağlık durumunun düzelmesi üzerine göreve başladığı 10 Mart tarihi itibarıyla, 9 günlük emsalsiz maaş ve 22 günlük yurt dışı maaşı toplamının, peşin ödenen maaş tutarından düşülerek borç çıkarılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Aralık ayı yönünden değerlendirildiğinde ise; 01/12/2013 tarihinden başlamak üzere 19/12/2013 tarihine kadar yurt dışı maaşı, yatarak tedavi gördüğü 19/12/2013 - 30/12/2013 tarihleri arasında emsal katsayının 1/3'ü oranında hesaplanan maaşı, raporlu olduğu 30/12/2013 - 31/12/2013 tarihlerinde ise emsalsiz kadro üzerinden maaş ödeneceğinden, bu şekilde hesaplanacak toplam tutarın, peşin ödenen maaş tutarından düşülmesi suretiyle kalan tutarın borç çıkarılması gerekmektedir.
Bu nedenle, yukarıda yer verilen hususlar dikkate alınarak, aralık ayı yönünden, borç miktarının hangi tarihleri de kapsadığı ayrıntılı şekilde belirtilerek, yeniden değerlendirme yapılması suretiyle karar verilmesi gerektiğinden, bu hususlar dikkate alınmaksızın verilen, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 20/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?