‹ Ana sayfa
Danıştay12. Daireİdare Hukuku

Danıştay 12. Daire E.2022/5530 K.2023/3712

Esas No: 2022/5530 · Karar No: 2023/3712 · Karar Tarihi: 22.06.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5530
Karar No : 2023/3712

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... A. Ş. Genel Müdürlüğü

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Devlet Memurluğu Sınavında başarılı olarak ... Şeker Fabrikasında koruma ve güvenlik görevlisi kadrosuna yerleştirilen davacı tarafından, yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz olması nedeniyle göreve başlatılmamasına ilişkin işlemin yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine göreve başlatılmadığı 02/03/2001 tarihinden 21/03/2016 tarihine kadar ödenmeyen maaş ve özlük haklarına karşılık ıslah edilen toplam 273.049,97 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın 02/03/2001 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; olayda, ... İdare Mahkemesinin iptal kararına istinaden davacının 21/03/2016 tarihinde göreve başladığı, söz konusu kararın Danıştay 12. Dairesinin temyiz ve karar düzeltme incelemelerinden geçerek kesinleştiği, olayda hizmet kusuru olduğu ve hizmetin kusurlu işletilmesi nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların davalı idarece tazmini gerektiği, bu kapsamda idarece yapılan hesaplama sonucu davacıya 273.049,97 TL ödenmesi gerekmekte ise de, davacı aynı dönemde sigortalı çalışmaları sonucunda 70.973,81 TL gelir elde ettiğinden, söz konusu gelirin mahsubu sonucu geriye kalan 202.076,16 TL'nin ilk iptal davasının açıldığı 20/05/2002 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği; doktrinde ve içtihatta kabul edildiği üzere genel olarak manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşam ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi veya idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetin rencide edilmiş bulunması gerektiği, olayda, manevi tazminat istemine neden olan ve hukuka aykırı bulunan işlem nedeniyle davacının yukarıda aktarılan süreç değerlendirildiğinde ağır bir elem ve üzüntü duyduğunun kabulüne olanak bulunmadığı gibi, davacının bu süreç devam ederken sigortalı olarak başka işlerde çalıştığı ve parasal ve özlük haklarının tazmini yoluna gidildiği düşünüldüğünde manevi tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 202.076,16 TL maddi tazminatın ilk davanın açıldığı 20/05/2002 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, maddi tazminatın fazlaya ilişkin kısmı ile manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının, manevi tazminat isteminin reddine yönelik olarak istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar ile davalı idarenin, 189.865,25 TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin kabulüne dair kısmına yönelik istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların Mahkeme kararının bu kısımlarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, diğer yandan davalı idarenin 202.076,16 TL maddi tazminat isteminin yasal faiziyle birlikte kabulüne ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusu yönünden incelendiğinde; davacının ... Şeker Fabrikasına koruma ve güvenlik görevlisi olarak atamasının yapılmaması işlemine karşı bu işlemin iptali istemiyle açılmış bir davasının bulunduğu dikkate alındığında, hukuka aykırılığı saptanmış bu işlem nedeniyle davacının bir zararının oluştuğu, başka bir deyişle, iptal edilen işlemin icrası nedeniyle davacının zararının ortaya çıktığı ve zararın başlangıç tarihinin, iptal edilen işlemin tesisine neden olan başvuru tarihi (18/04/2002) olduğu, bu durumda, ... Şeker Fabrikasına koruma ve güvenlik görevlisi olarak yerleştirilen ancak güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle ataması yapılmayan davacı tarafından, göreve başlatılması talebiyle yapmış olduğu 18/04/2002 tarihli başvurusunun reddine ilişkin 09/05/2002 tarihli işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince söz konusu işlemin iptaline kararı verildiği hususu göz önüne alındığında, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, atanması için başvurduğu 18/04/2002 tarihi ile bu başvurusunun reddine dair işlemin Mahkemece iptali üzerine ataması yapılıp fiilen göreve başladığı 21/03/2016 tarihi arasındaki döneme karşılık gelen tutar olduğu, parasal haklarının net olarak belirlenmesi için Mahkemenin ara kararıyla istediği ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilgi ve belgeler dikkate alındığında, adı geçenin yargı merciince iptal edilen işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hak isteminin 260.839,81 TL olarak kabulü ile aynı dönemde sigortalı çalışmaları sonucunda 70.973,81 TL gelir elde ettiğinden söz konusu gelirin mahsubu sonucu 189.865,25 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği, öte yandan, davanın, yasal faizin başlangıcı ile ilgili kısmına gelince; davacı tarafından iptal davası açılmadan önce idareye başvuruda bulunulduğu dikkate alındığında, davacıya ödenmeyen parasal haklara idareye başvuru tarihi olan 18/04/2002 tarihten itibaren yasal faiz işletileceği, ancak, uyuşmazlık konusu olayda, maddi tazminat miktarının tespiti yönünden ara kararları sonucunda belirlenen miktara göre ıslah talebinde bulunulup bulunulmayacağının Mahkemenin 15/11/2018 tarihli ara kararı ile davacıya sorulduğu, davacı vekilinin 05/12/2018 tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunduğu, dilekçenin 25/12/2018 tarihinde davalı Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketine tebliğ edildiği, artırılan tazminat miktarı yönünden hesaplanacak yasal faizin ise, bu tarih esas alınarak tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin reddi ile 189.865,25 TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin kabulüne dair kısımlarına yönelik istinaf başvurularının reddine, davanın, 12.210,91 TL'nin ... İdare Mahkemesinde ilk iptal davasının açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin kısma yönelik davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, bu kısma yönelik mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının maddi tazminat isteminin 12.210,91 TL'lik kısmına yönelik davanın reddine, kabul edilen maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıcı yönünden davacının ve davalı idarenin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kararın yasal faizin başlangıç kısımları yönünden kaldırılmasına, hükmedilen maddi tazminatın 5.000,00 TL’lik kısmına ilk iptal davasında idareye başvuru tarihi olan 18/04/2002 tarihinden, 184.865,25 tl’lik kısmına ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 25/12/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Mevzuata göre işlem tesis edildiğinden atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
MADDİ

**OLAY:**
Davacı, 1999 yılında katıldığı Devlet Memurluğu Sınavını kazanması üzerine ... Şeker Fabrikasına koruma ve güvenlik görevlisi olarak yerleştirilmiş, atamasının yapılması için 02/03/2001 tarihinde evrakını idareye ibraz etmiş, güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle ataması yapılmamış, 18/04/2002 tarihli dilekçe ile idareye başvurarak göreve başlatılmasını talep etmiş, isteminin 09/05/2002 tarihli işlemle reddi üzerine bu işlemin iptali talebiyle 20/05/2002 tarihinde açtığı davada ... İdare Mahkemesinin bozma kararına uyarak verdiği ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlem iptal edilmiş, yargı kararının uygulanması kapsamında 15/03/2016 tarihli işlemle davacının ataması yapılarak, 21/03/2016 tarihinde fiilen göreve başlamış, iptal kararı üzerine 02/03/2001-21/03/2016 tarihleri arasında yoksun kaldığını ileri sürdüğü maaşlarına karşılık 5.000,00 TL (ıslah üzerine 273.049,97 TL) maddi tazminat ile duyduğu elem ve üzüntüye karşılık 100.000,00 TL manevi tazminatın 02/03/2001 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.



**İLGİLİ MEVZUAT:**
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesinde, "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiş; 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama Giderleri" başlıklı 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin birinci fıkrasında, avukatlık ücretinin avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, son fıkrasında ise dava sonunda, mahkeme kararıyla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğu; 168. maddesinin son fıkrasında da, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı hükmü getirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemekle birlikte, dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesi kararında manevi tazminat isteminin reddine karar verildiği ve bu sebeple davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiği, Bölge İdare Mahkemesince manevi tazminat talebinin reddi yönünden istinaf isteminin reddine karar verildiği, dolayısıyla bu hususta İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni bir karar verilmediği halde davalı idare lehine yeniden vekâlet ücretine hükmedildiği görülmektedir.
Ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasındaki, "... manevi tazminat için anılan Tarifenin 10. maddesine göre belirlenen 1.700,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, ..." ibaresinin, "davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Temyize konu kararın, maddi tazminat istemine ilişkin kısmı incelendiğinde;
Uyuşmazlıkta, davacının yoksun kaldığı ve idarece tazmin edilmesi gereken parasal haklarının, atanması için başvurduğu 18/04/2002 tarihi ile bu başvurusunun reddine dair işlemin Mahkemece iptali üzerine ataması yapılıp fiilen göreve başladığı 21/03/2016 tarihi arasındaki döneme karşılık gelen tutar olduğu anlaşılmakta ise de; dosyadaki bilgi ve belgeler ile Bölge İdare Mahkemesi kararından, bu dönemler arasında davacının alması gereken tutarın nasıl hesaplandığı net olarak anlaşılamadığından, 18/04/2002 tarihi ile 21/03/2016 tarihi arasında davacının alması gereken ücretin ne kadar olduğunun davalı idareden sorularak netleştirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken bu husus açığa kavuşturulmaksızın, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının; davacının maddi tazminat isteminin ... TL'lik kısmının reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?