Danıştay12. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2022/4752 K.2024/4968
Özet: İlgili dosyada, Bartın Liman Başkanlığında görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde çıkarma cezası ile cezalandırılmasının, ilgili idare mahkemesi kararının temyiz ve yenilenmesi gerekliliği ele alınmıştır. Danıştay, kararın ilk derecedeki adil işleme ve süresel gereklilikleri açıkladığı şekilde, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddini ve davacının vekalet ücretine ilişkin ihtiyaca da özetle reddetti.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/4752
Karar No: 2024/4968
TEMYİZ EDEN (DAVACI):...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bartın Liman Başkanlığında uzman olarak görev yapmakta iken işlediği ileri sürülen fiiller nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (f) alt bendi uyarınca ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle ... tarih ve ... sayılı işlemle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı tarafından, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi üzerine yargılamanın yenilenmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (f) alt bendi uyarınca ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı tarafından, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada "davanın reddine" dair ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının istinaf edilmeksizin 05/05/2018 tarihinde kesinleştiği, daha sonra davacı tarafından 03/01/2019 tarihinde kayda giren dilekçeyle yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulması üzerine ... İdare Mahkemesinin bu defa ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "yargılamanın yenilenmesi isteminin süre yönünden reddine" karar verildiği, yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, temyiz incelemesi neticesinde ise kararın Danıştay Onikinci Dairesinin 10/03/2020 tarih ve E:2020/200, K:2020/1888 sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararına uyularak davacıdan, 04/03/2021 tarihli ara karar ile 03/01/2019 tarihli dilekçe ile sunulan yargılamanın yenilenmesi talebinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde sayılan hangi sebep veya sebeplere dayandığının belirtilerek, yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak oluşturabilecek tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, cevaben sunulan 02/04/2021 kayıt tarihli dilekçede, davacı hakkındaki soruşturmayı yürüten müfettişin FETÖ/PDY kapsamında ihraç edildiği, soruşturmanın usulsüz olduğu, anılan müfettişin yanlı hareket ettiği şeklinde iddialara yer verildiği, ancak ara kararında istenen yargılamanın yenilenmesi talebinin, 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde sayılan hangi sebep veya sebeplere dayandığı hususuna yönelik herhangi bir cevap verilmediği, ardından aynı ara kararının 07/04/2021 tarihinde ikinci kez yinelenerek ara kararına cevap verilmediği takdirde dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre hüküm tesis edileceğinin davacıya bildirilmesine rağmen; davacı tarafından herhangi bir cevap sunulmadığı, yargılamanın yenilenmesi süresinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin birinci fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gün olduğu, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde ise, davacının yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde öne sürdüğü hususların anılan Kanun maddesinin (h) ve (ı) bentlerindeki sebeplere dayanmadığı, bu nedenle de söz konusu talebinin aynı Kanun'da sayılan diğer sebepler kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, davacı tarafından, kesinleşme tarihinden (05/05/2018) itibaren 60 gün içerisinde anılan karara karşı yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 03/01/2019 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile yargılamanın yenilenmesinin talep edildiği, bu istemin süre aşımı yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; yargılamanın yenilenmesi isteminin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'u'nun 53. maddesinde tahdidi olarak sayılan sebeplere dayanılarak ve dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden itibaren, anılan Kanun'un 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gün içerisinde istenebileceği, bu itibarla; İdare Mahkemesince; öncelikle davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde sayılan hangi sebep veya sebeplere dayandığı tespit edilerek, sonrasında, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden itibaren süresi içerisinde dava açılıp açılmadığının, süresi içerisinde dava açılmış ise; istemin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği açık olup, İdare Mahkemesince ara kararıyla, davacıdan, Mahkemelerine sunulan yargılamanın yenilenmesi talebinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde sayılan hangi sebep veya sebeplere dayandığının belirtilerek, yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak oluşturabilecek tüm bilgi ve belgelerin Mahkemelerine gönderilmesinin istenildiği, davacı tarafından cevaben gönderilen dilekçe içeriğindeki iddiaların değerlendirilmesinden, davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde tahdidi olarak sayılan sebeplerden hiçbirine uymadığı anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hakkında soruşturma yapan müfettişin yanlı olduğu, müfettişin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ/PDY ilişkisi sebebiyle meslekten atıldığı, hakkında bağımsız ve liyakatli müfettişler tarafından soruşturma yapılmadığı, bu durumun yargılamanın yenilenmesi sebebi olduğu ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle yargılamanın yenilenmesi isteminin süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, temyiz giderlerinin davacıdan tahsili için İdare Mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 19/11/2024 tarihinde, esas yönünden oybirliği, vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan "Yargılamanın yenilenmesi" başlıklı 53. maddenin birinci fıkrasında; "Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir." kuralına yer verilmiş, "Yargılamanın yenilenmesi usulü" başlıklı 55. maddenin ikinci fıkrasında, "Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir ve kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir." kuralı, üçüncü fıkrasında da," Yargılamanın yenilenmesi (…) istemleri, kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise, istemin reddine karar verilir." kuralı yer almaktadır.
Yargılamanın yenilenmesi müessesesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde düzenlenmiş olan ve kesinleşmiş hükmün, yine hükmü veren Mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasına ve uyuşmazlığın esasının tekrar incelenmesine imkân tanıyan bir kanun yoludur.
Anılan Kanun'da bu kurum, bir dava olarak nitelendirilmemiş, bahsedildiği gibi, kesinleşmiş olan mahkeme kararlarının, Kanun'da sayılan şartlar gerçekleştiği zaman yeniden incelenmesine imkan tanıyan bir "olağanüstü kanun yolu" olarak düzenlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Mahkemece öncelikle yeni bir yargılamaya gidilip gidilemeyeceğine dair bir inceleme/değerlendirme yapılarak ilgili uyuşmazlığın yeniden dava konusu edilebilmesine ilişkin koşulların varlığı veya yokluğu tespit edilmektedir.
Dolayısıyla, kesinleşmiş kararlara karşı bir başvuru yolu olan yargılamanın yenilenmesi başvurusu yeni bir dava olmayıp, başvuruya konu edilen kararın verildiği yargılamanın devamı niteliğindedir. Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi halinde başvuruya konu edilen kararın kesin hüküm niteliği devam etmektedir. Kesin hüküm niteliğindeki kararın değişmesi, bu istemin kabulü ile dava dosyasının yeniden ele alınıp uyuşmazlık hakkında eski karar kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde mümkündür.
Bu kapsamda, Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunan tarafça ileri sürülen sebepler yerinde bulunmayarak istemin reddedilmesi nedeniyle yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediğinden, bir başka deyişle, bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan, karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmamaktadır. Kanun hükmü gereği süresinde savunma sunulmuş olması da bu durumu değiştirmemektedir.
Bu duruma göre, idarî yargı yerince, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi halinde, vekil ile temsil edilen ve dosyaya süresinde savunma sunan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, temyize konu kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyorum.
Esas No: 2022/4752
Karar No: 2024/4968
TEMYİZ EDEN (DAVACI):...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bartın Liman Başkanlığında uzman olarak görev yapmakta iken işlediği ileri sürülen fiiller nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (f) alt bendi uyarınca ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle ... tarih ve ... sayılı işlemle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı tarafından, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi üzerine yargılamanın yenilenmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (f) alt bendi uyarınca ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı tarafından, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada "davanın reddine" dair ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının istinaf edilmeksizin 05/05/2018 tarihinde kesinleştiği, daha sonra davacı tarafından 03/01/2019 tarihinde kayda giren dilekçeyle yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulması üzerine ... İdare Mahkemesinin bu defa ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "yargılamanın yenilenmesi isteminin süre yönünden reddine" karar verildiği, yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, temyiz incelemesi neticesinde ise kararın Danıştay Onikinci Dairesinin 10/03/2020 tarih ve E:2020/200, K:2020/1888 sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararına uyularak davacıdan, 04/03/2021 tarihli ara karar ile 03/01/2019 tarihli dilekçe ile sunulan yargılamanın yenilenmesi talebinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde sayılan hangi sebep veya sebeplere dayandığının belirtilerek, yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak oluşturabilecek tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, cevaben sunulan 02/04/2021 kayıt tarihli dilekçede, davacı hakkındaki soruşturmayı yürüten müfettişin FETÖ/PDY kapsamında ihraç edildiği, soruşturmanın usulsüz olduğu, anılan müfettişin yanlı hareket ettiği şeklinde iddialara yer verildiği, ancak ara kararında istenen yargılamanın yenilenmesi talebinin, 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde sayılan hangi sebep veya sebeplere dayandığı hususuna yönelik herhangi bir cevap verilmediği, ardından aynı ara kararının 07/04/2021 tarihinde ikinci kez yinelenerek ara kararına cevap verilmediği takdirde dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre hüküm tesis edileceğinin davacıya bildirilmesine rağmen; davacı tarafından herhangi bir cevap sunulmadığı, yargılamanın yenilenmesi süresinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin birinci fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gün olduğu, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde ise, davacının yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde öne sürdüğü hususların anılan Kanun maddesinin (h) ve (ı) bentlerindeki sebeplere dayanmadığı, bu nedenle de söz konusu talebinin aynı Kanun'da sayılan diğer sebepler kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, davacı tarafından, kesinleşme tarihinden (05/05/2018) itibaren 60 gün içerisinde anılan karara karşı yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 03/01/2019 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile yargılamanın yenilenmesinin talep edildiği, bu istemin süre aşımı yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; yargılamanın yenilenmesi isteminin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'u'nun 53. maddesinde tahdidi olarak sayılan sebeplere dayanılarak ve dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden itibaren, anılan Kanun'un 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gün içerisinde istenebileceği, bu itibarla; İdare Mahkemesince; öncelikle davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde sayılan hangi sebep veya sebeplere dayandığı tespit edilerek, sonrasında, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden itibaren süresi içerisinde dava açılıp açılmadığının, süresi içerisinde dava açılmış ise; istemin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği açık olup, İdare Mahkemesince ara kararıyla, davacıdan, Mahkemelerine sunulan yargılamanın yenilenmesi talebinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde sayılan hangi sebep veya sebeplere dayandığının belirtilerek, yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak oluşturabilecek tüm bilgi ve belgelerin Mahkemelerine gönderilmesinin istenildiği, davacı tarafından cevaben gönderilen dilekçe içeriğindeki iddiaların değerlendirilmesinden, davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde tahdidi olarak sayılan sebeplerden hiçbirine uymadığı anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hakkında soruşturma yapan müfettişin yanlı olduğu, müfettişin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ/PDY ilişkisi sebebiyle meslekten atıldığı, hakkında bağımsız ve liyakatli müfettişler tarafından soruşturma yapılmadığı, bu durumun yargılamanın yenilenmesi sebebi olduğu ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle yargılamanın yenilenmesi isteminin süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, temyiz giderlerinin davacıdan tahsili için İdare Mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 19/11/2024 tarihinde, esas yönünden oybirliği, vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan "Yargılamanın yenilenmesi" başlıklı 53. maddenin birinci fıkrasında; "Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir." kuralına yer verilmiş, "Yargılamanın yenilenmesi usulü" başlıklı 55. maddenin ikinci fıkrasında, "Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir ve kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir." kuralı, üçüncü fıkrasında da," Yargılamanın yenilenmesi (…) istemleri, kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise, istemin reddine karar verilir." kuralı yer almaktadır.
Yargılamanın yenilenmesi müessesesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde düzenlenmiş olan ve kesinleşmiş hükmün, yine hükmü veren Mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasına ve uyuşmazlığın esasının tekrar incelenmesine imkân tanıyan bir kanun yoludur.
Anılan Kanun'da bu kurum, bir dava olarak nitelendirilmemiş, bahsedildiği gibi, kesinleşmiş olan mahkeme kararlarının, Kanun'da sayılan şartlar gerçekleştiği zaman yeniden incelenmesine imkan tanıyan bir "olağanüstü kanun yolu" olarak düzenlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Mahkemece öncelikle yeni bir yargılamaya gidilip gidilemeyeceğine dair bir inceleme/değerlendirme yapılarak ilgili uyuşmazlığın yeniden dava konusu edilebilmesine ilişkin koşulların varlığı veya yokluğu tespit edilmektedir.
Dolayısıyla, kesinleşmiş kararlara karşı bir başvuru yolu olan yargılamanın yenilenmesi başvurusu yeni bir dava olmayıp, başvuruya konu edilen kararın verildiği yargılamanın devamı niteliğindedir. Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi halinde başvuruya konu edilen kararın kesin hüküm niteliği devam etmektedir. Kesin hüküm niteliğindeki kararın değişmesi, bu istemin kabulü ile dava dosyasının yeniden ele alınıp uyuşmazlık hakkında eski karar kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde mümkündür.
Bu kapsamda, Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunan tarafça ileri sürülen sebepler yerinde bulunmayarak istemin reddedilmesi nedeniyle yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediğinden, bir başka deyişle, bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan, karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmamaktadır. Kanun hükmü gereği süresinde savunma sunulmuş olması da bu durumu değiştirmemektedir.
Bu duruma göre, idarî yargı yerince, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi halinde, vekil ile temsil edilen ve dosyaya süresinde savunma sunan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, temyize konu kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.