Danıştay12. Daireİdare Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2022/389 K.2024/4844
T.C. DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/389
Karar No: 2024/4844
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca tam zamanlı ... olarak görev yapan davacının, hizmetine ihtiyaç bulunmadığından bahisle 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı Personel Şube Müdürlüğünün ... tarih ve E:... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı maaş ve parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığında ... olarak çalışan davacının hizmet sözleşmesinin hizmetine ihtiyaç bulunmadığı gerekçesiyle feshedildiği, davalı idarenin savunmasında, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının kurumsal stratejisine, amaç ve hedeflerine, kanunlarda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yürütülecek hizmetler için güvenilir ve kurumun hak ve menfaatlerini gözeten liyakatli, yeterince tecrübeli ekonomist bulunduğundan, mevcut personel sayısı da dikkate alınarak 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmediğinin belirtildiği; davacının sözleşmeli olarak yürüttüğü görevin/hizmetin sürekli olduğu, yapılan sözleşme süreli olsa dahi (01/01/2019-31/12/2019 dönemini kapsayan) yapılan iş bakımından süre gelen bir niteliğinin bulunduğu, öte yandan, dosya içeriğinde davacının sözleşme gereğince ifa etmekle mükellef olduğu görevinde kurumun hak ve menfaatlerine aykırı fiilleri, liyakatsizliği, tecrübesizliği, yetersizliği, başarısızlığı, olumsuzluğu bir adli veya idari soruşturması ya da disiplin cezası v.s. gibi hususları somut olarak ortaya koyan bilgi ve belgelerin mevcut olmadığı anlaşıldığından, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan; davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak yargı kararıyla iptal edildiğinden, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve parasal haklarının da davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maaş ve parasal haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Belediye teşkilatının en üst amiri olarak belediye teşkilatını
sevk ve idare eden Büyükşehir Belediye Başkanının belediyenin hak ve menfaatlerini korumak görevini yerine getirirken güvenilir ve kurumun hak ve menfaatlerini gözeten, ihtiyaç duyulan alanda liyakatli personel istihdam etme zorunluluğu bulunduğu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının kurumsal stratejisine, amaç ve hedeflerine, kanunlarda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yürütülecek hizmetler için güvenilir ve kurumun hak ve menfaatlerini gözeten liyakatli yeterince tecrübeli ve deneyimli ekonomist bulunduğundan davacının sözleşmesinin yenilenmediği, davaya konu işlemde yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maaş ve parasal haklarının davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 07/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Anayasanın 128. maddesinde “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” düzenlemesine yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde ise; kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra 4/B bendinde; “Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir”, şeklinde tanımlanmış ve “…sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği” açıklanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…”, “…Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükmü öngörülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin 10/03/2011 tarih ve E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararıyla da; "...Anayasa’nın 128. maddesinde Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, ..., maddede sözü edilen “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı, ..., belirtilmek suretiyle, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalışanlar, Anayasa'nın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında görülmüştür.
Tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde; sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir istihdam şekline yer verildiği ve bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik sağlanarak sözleşmeli personel sistemi ile, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.
Buna göre, memurlarla aynı işi yapsalar da çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz eden sözleşmeli personel; istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde ihtiyaç duyulan işlerde belli süre ile görev aldığından ihtiyaç duyulan hizmetin tamamlanması yada hizmetine gerek duyulmaması halinde sözleşmesinin bitiminde tekrar yenilenmesi hususunda idare yargı kararı ile zorlanamayacağından bu yolda personelde haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemeyecektir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 17/05/2017 tarihinden itibaren davalı idarede 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında ... olarak görev yaptığı, mevcut personel sayısı dikkate alınarak davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığından bahisle 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin davacıya bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca ... tarihinden itibaren sözleşmeli personel olarak görev yaptığı, sözleşmesinin ... tarihinde sona erdiği, davacının davalı Belediyede sözleşmeli personel olarak çalıştığı süre de dikkate alındığında sözleşmesinin yenileneceğine yönelik haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemeyeceği gibi sözleşmesinin yenilenmemesi hususunda (kamu personeli istihdamı konusunda) takdir yetkisine sahip bulunan davalı idarenin bu yetkiyi kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir şekilde kullandığının da ortaya konulamadığı görülmektedir.
Bu durumda, sözleşmenin yenilenmemesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının temyiz talebinin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maaş ve parasal haklarının davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyorum.
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/389
Karar No: 2024/4844
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca tam zamanlı ... olarak görev yapan davacının, hizmetine ihtiyaç bulunmadığından bahisle 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı Personel Şube Müdürlüğünün ... tarih ve E:... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı maaş ve parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığında ... olarak çalışan davacının hizmet sözleşmesinin hizmetine ihtiyaç bulunmadığı gerekçesiyle feshedildiği, davalı idarenin savunmasında, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının kurumsal stratejisine, amaç ve hedeflerine, kanunlarda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yürütülecek hizmetler için güvenilir ve kurumun hak ve menfaatlerini gözeten liyakatli, yeterince tecrübeli ekonomist bulunduğundan, mevcut personel sayısı da dikkate alınarak 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmediğinin belirtildiği; davacının sözleşmeli olarak yürüttüğü görevin/hizmetin sürekli olduğu, yapılan sözleşme süreli olsa dahi (01/01/2019-31/12/2019 dönemini kapsayan) yapılan iş bakımından süre gelen bir niteliğinin bulunduğu, öte yandan, dosya içeriğinde davacının sözleşme gereğince ifa etmekle mükellef olduğu görevinde kurumun hak ve menfaatlerine aykırı fiilleri, liyakatsizliği, tecrübesizliği, yetersizliği, başarısızlığı, olumsuzluğu bir adli veya idari soruşturması ya da disiplin cezası v.s. gibi hususları somut olarak ortaya koyan bilgi ve belgelerin mevcut olmadığı anlaşıldığından, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan; davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak yargı kararıyla iptal edildiğinden, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve parasal haklarının da davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maaş ve parasal haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Belediye teşkilatının en üst amiri olarak belediye teşkilatını
sevk ve idare eden Büyükşehir Belediye Başkanının belediyenin hak ve menfaatlerini korumak görevini yerine getirirken güvenilir ve kurumun hak ve menfaatlerini gözeten, ihtiyaç duyulan alanda liyakatli personel istihdam etme zorunluluğu bulunduğu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının kurumsal stratejisine, amaç ve hedeflerine, kanunlarda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yürütülecek hizmetler için güvenilir ve kurumun hak ve menfaatlerini gözeten liyakatli yeterince tecrübeli ve deneyimli ekonomist bulunduğundan davacının sözleşmesinin yenilenmediği, davaya konu işlemde yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maaş ve parasal haklarının davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 07/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Anayasanın 128. maddesinde “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” düzenlemesine yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde ise; kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra 4/B bendinde; “Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir”, şeklinde tanımlanmış ve “…sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği” açıklanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…”, “…Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükmü öngörülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin 10/03/2011 tarih ve E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararıyla da; "...Anayasa’nın 128. maddesinde Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, ..., maddede sözü edilen “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı, ..., belirtilmek suretiyle, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalışanlar, Anayasa'nın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında görülmüştür.
Tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde; sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir istihdam şekline yer verildiği ve bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik sağlanarak sözleşmeli personel sistemi ile, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.
Buna göre, memurlarla aynı işi yapsalar da çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz eden sözleşmeli personel; istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde ihtiyaç duyulan işlerde belli süre ile görev aldığından ihtiyaç duyulan hizmetin tamamlanması yada hizmetine gerek duyulmaması halinde sözleşmesinin bitiminde tekrar yenilenmesi hususunda idare yargı kararı ile zorlanamayacağından bu yolda personelde haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemeyecektir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 17/05/2017 tarihinden itibaren davalı idarede 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında ... olarak görev yaptığı, mevcut personel sayısı dikkate alınarak davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığından bahisle 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin davacıya bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca ... tarihinden itibaren sözleşmeli personel olarak görev yaptığı, sözleşmesinin ... tarihinde sona erdiği, davacının davalı Belediyede sözleşmeli personel olarak çalıştığı süre de dikkate alındığında sözleşmesinin yenileneceğine yönelik haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemeyeceği gibi sözleşmesinin yenilenmemesi hususunda (kamu personeli istihdamı konusunda) takdir yetkisine sahip bulunan davalı idarenin bu yetkiyi kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir şekilde kullandığının da ortaya konulamadığı görülmektedir.
Bu durumda, sözleşmenin yenilenmemesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının temyiz talebinin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maaş ve parasal haklarının davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.