Danıştay12. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2022/3559 K.2023/6498
Özet: Uyuşmazlık, Hakkari Çukurca’da 2. Hudut Tugay Komutanlığı’nda sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığını iddia ederek sözleşmesinin feshedilmesini ve fesih tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenecek yoksun parasal hakların talebine ilişkin temyizdir. Mahkeme, sözleşme feshi işleminin hukuka uygun olmadığını belirterek, davacının yoksun kaldığı hak ve yasal faizlerini ödemeyi kabul etti.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/3559
Karar No: 2023/6498
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Hakkari ili, Çukurca ilçesi, 2. Hudut Tugay Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 25/11/2019 tarih ve 2745613 sayılı işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal hakların sözleşme fesih tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacının ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında cinsel taciz suçundan yargılandığı belirtilerek güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandırılmış ise de, görülmekte olan dava incelenerek elde edilen deliller dikkate alındığında, davacının ifa ettiği görevin şeref ve haysiyetini temelden sarsacak biçimde ahlaka ve adaba mugayir davranmadığı, öte yandan, davacı hakkında henüz bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, salt derdest bir ceza davası olduğundan bahisle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı ileri sürülerek tesis edilen fesih işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı, nitekim; anılan ceza dosyasında davacı hakkında bir karar verilmesi halinde ceza mahkemesince yapılan somut olgu tespitleri ile olası mahkumiyetin sonuçlarına göre güvenlik soruşturmasına yönelik yeni bir işlem tesis edilebileceğinin tabii olduğu; öte yandan; Anayasa'nın 125. maddesi gereğince, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların göreve son verildiği ve her hakediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının her hakediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesinin 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; diğer yandan, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununun 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı ve aynı tarihte yürürlüğe konulduğu, bu duruma göre, dava konusu uyuşmazlık istinaf aşamasında iken, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği; öte yandan; Anayasa'nın 125. maddesi gereğince hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının en erken dava tarihi olan 06/12/2019 tarihi olmak üzere her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin 4045 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde ve bu Kanun uyarınca tesis edildiği, uyuşmazlıkta, ilgili mevzuata göre, görevli komisyonca güvenlik soruşturması yapmaya yetkili kurum tarafından gönderilen bilgi ve belgeler değerlendirilerek davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğuna karar verildiği, idarenin takdir hakkını en uygun adaydan yana kullanırken, hiçbir şahıs hakkında suçlamada bulunmayarak, hiçbir şahsı başkasının fiilinden dolayı sorumlu da tutmadığı, ayrıca muafiyete rağmen yargılama giderleri arasında harca hükmedilmesinin de hukuka aykırılık oluşturduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemin somut bir delil sunulmadan, haklı bir gerekçe gösterilmeksizin, gerekli prosedürlere uyulmadan, takdir yetkisinin sınırları aşılarak tesis edildiği; şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırılık oluşturduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının her hakediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2022/3559
Karar No: 2023/6498
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Hakkari ili, Çukurca ilçesi, 2. Hudut Tugay Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 25/11/2019 tarih ve 2745613 sayılı işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal hakların sözleşme fesih tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacının ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında cinsel taciz suçundan yargılandığı belirtilerek güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandırılmış ise de, görülmekte olan dava incelenerek elde edilen deliller dikkate alındığında, davacının ifa ettiği görevin şeref ve haysiyetini temelden sarsacak biçimde ahlaka ve adaba mugayir davranmadığı, öte yandan, davacı hakkında henüz bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, salt derdest bir ceza davası olduğundan bahisle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı ileri sürülerek tesis edilen fesih işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı, nitekim; anılan ceza dosyasında davacı hakkında bir karar verilmesi halinde ceza mahkemesince yapılan somut olgu tespitleri ile olası mahkumiyetin sonuçlarına göre güvenlik soruşturmasına yönelik yeni bir işlem tesis edilebileceğinin tabii olduğu; öte yandan; Anayasa'nın 125. maddesi gereğince, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların göreve son verildiği ve her hakediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının her hakediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesinin 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; diğer yandan, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununun 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı ve aynı tarihte yürürlüğe konulduğu, bu duruma göre, dava konusu uyuşmazlık istinaf aşamasında iken, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği; öte yandan; Anayasa'nın 125. maddesi gereğince hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının en erken dava tarihi olan 06/12/2019 tarihi olmak üzere her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin 4045 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde ve bu Kanun uyarınca tesis edildiği, uyuşmazlıkta, ilgili mevzuata göre, görevli komisyonca güvenlik soruşturması yapmaya yetkili kurum tarafından gönderilen bilgi ve belgeler değerlendirilerek davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğuna karar verildiği, idarenin takdir hakkını en uygun adaydan yana kullanırken, hiçbir şahıs hakkında suçlamada bulunmayarak, hiçbir şahsı başkasının fiilinden dolayı sorumlu da tutmadığı, ayrıca muafiyete rağmen yargılama giderleri arasında harca hükmedilmesinin de hukuka aykırılık oluşturduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemin somut bir delil sunulmadan, haklı bir gerekçe gösterilmeksizin, gerekli prosedürlere uyulmadan, takdir yetkisinin sınırları aşılarak tesis edildiği; şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırılık oluşturduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının her hakediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.