Danıştay12. DaireSosyal Güvenlik Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2022/3316 K.2023/3469
T.C.D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2022/3316Karar No : 2023/3469 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: İzmir İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 6638 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile 3201 sayılı Kanun'a eklenen geçici 27. maddeyle belli kadrolarda bulunanlar dışındaki birinci sınıf emniyet müdürleri ile ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf emniyet müdürlerini, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, resen emekliye sevk etme hususunda davalı idareye takdir yetkisi tanınmış olup, bu yetkinin kullanılması, diğer bir ifade ile emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesi hususunda, ''emeklilik ve yaşlılık aylığı bağlanabilme şartlarına haiz olma'' haricinde başkaca sınırlayıcı herhangi bir şarta Kanunda yer verilmediği; Kanunda öngörülen emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşıdığı ihtilafsız olan davacının, emniyet hizmetlerinin niteliği ve kadro durumu dikkate alınarak, Kanunun amir hükmünün verdiği yetkiye istinaden, idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında re'sen emekliye sevkine yönelik dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği; öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığını iddia ettiği maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince Danıştay Onikinci Dairesinin 25/06/2021 tarih ve E:2021/1292, K:2021/4294 sayılı bozma kararına uyularak; davacının, 30./06/2010 tarihi itibarıyla emniyet amiri rütbesine terfi ettirildiği, 2014 yılında hakkında tekrar terfi etmez kararı verilmesine karşın bu işleme karşı açılmış herhangi bir davası bulunmadığı gibi söz konusu karara dayanak Bakanlar Kurulu Kararının Danıştayca yürütmesinin durdurulması üzerine yeniden terfi değerlendirilmesine alınması hususunda idareye herhangi bir başvurusu da olmadığı, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 23/03/2016 tarih ve E:2016/21726 sayılı kararıyla Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri hakkında verilen yürütmenin durdurulması kararı üzerine 2015 yılı terfi değerlendirmesi için 22-23 Şubat 2016 tarihinde sözlü sınavına çağırıldığı, ancak davacının söz konusu sınava raporlu olduğundan katılmadığı, Danıştay Beşinci Dairesinin 07/02/2019 tarih ve E:2016/21726, K:2019/859 sayılı kararıyla, anılan Yönetmelik maddelerinin iptali üzerine, davalı idarece hukuki ve fiili imkansızlık gerekçe gösterilerek davacının yeniden sınava alınmaması yolunda tesis edilen işlemin tebliğine rağmen söz konusu işlem ve ... sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla 2015 yılına ilişkin olarak hakkında bir üst rütbeye terfi ettirilmemesi kararına karşı dava da açılmadığı hususları bir bütün olarak dikkate alındığında; bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren 5 yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediği açık olan davacının, 3201 sayılı Kanunun değişik 55 nci maddesinin 19 ncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE
**GEREKÇE:** MADDİ
**OLAY:** Dosyanın incelenmesinden, İzmir İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 24/12/2009 tarihli Merkez Değerlendirme Kurulu kararı ile başkomiser rütbesine terfi ettirildiği, 09/03/2012 tarihinde Mahkeme kararı ile (A) Grup Değişikliği nedeniyle bulunduğu rütbedeki kıdem tarihinin 14/04/2008 tarihine çekildiği, 29/06/2012 tarihli Merkez Değerlendirme Kurulu kararı ile emniyet amiri rütbesine terfi ettirildiği, bu rütbedeki kıdeme esas tarihin de 30/06/2011 olduğu, 01/04/2014 tarihinde Mahkeme kararı ile bulunduğu rütbedeki kıdeme esas tarihin 30/06/2010 tarihine çekildiği, 10/05/2014 tarihli Yüksek Değerlendirme Kurulu'nda bir üst rütbeye terfi durumunun görüşüldüğü ve hakkında "terfi etmez" kararı verildiği, 22/06/2015 tarihinde yapılan sözlü sınavda da başarısız olması nedeniyle ... tarih ve ... sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile emekliye sevk edilmesi üzerine anılan işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenilmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:** 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış; ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş; dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş; beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş; onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullara yer verilmiş diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması düzenlenmiş; ondokuzuncu fıkrasında, "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler" denildikten sonra yirmibirinci fıkrasında; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110'u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği belirtilmiştir.3201 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde; Kanun'un amacının, emniyet hizmetlerinin gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re'sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re'sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibarıyla terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli ara kararıyla; "2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararının dayanağı olan ve 10/05/2014 tarih ve 28996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, 4. sınıf Emniyet Müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının Danıştay Onikinci Dairesinin 17/12/2014 tarih ve E:2014/6587 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulduğu ve Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11855, K:2016/1747 sayılı kararıyla da iptaline hükmedildiğinden, 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunca davacı hakkında verilen "terfi etmez" kararının dayanağının ortadan kalktığı ve oluşan bu yeni bir hukuki duruma göre, davacının 2014 yılı rütbe terfi dönemine ilişkin olarak hukuka uygun bir şekilde davalı idare tarafından kıdem ve liyakat yönünden yeniden terfi değerlendirilmesine alınıp alınmadığı, alınmış ise bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilmediği, 2014 yılında terfi ettirilmemiş ise bu işleme karşı bir dava açıp açmadığı ve 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 23/02/2016 tarih ve E:2015/22524 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına ve Danıştay Beşinci Dairesinin 07/02/2019 tarih ve E:2016/21726, K:2019/859 sayılı kararıyla da, anılan Yönetmelik maddelerinin iptaline karar verildiğinden, davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işleminin dayanağının ortadan kalkmış olması nedeniyle davacının yeni yapılacak düzenleme sonrasında yeniden sözlü sınava alınıp alınmadığı, alınmış ve başarısız sayılmış ise bu işlemin ve 2015 yılında yapılan değerlendirme üzerine terfi ettirilmemiş ise terfi ettirmeme işleminin iptali istemiyle açılan bir davasının olup olmadığının sorulması üzerine, taraflarca verilen ara kararı cevabı ve dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelerden; 2014 yılında terfi ettirilmeme işlemine karşı davacı tarafından herhangi bir dava açılmadığı, yeniden değerlendirilmeye alınması yönünde de bir başvuru yapmadığından idarece tekrar değerlendirilmeye alınmadığı, 2015 yılında terfi ettirilmemesi işlemine karşı açtığı davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun da Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilerek kesinleştiği, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 23/03/2016 tarih ve E:2016/21726 sayılı kararıyla Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri hakkında verdiği yürütmenin durdurulması kararı üzerine 2015 yılı terfi değerlendirmesi için 22-23 Şubat 2016 tarihinde sözlü sınavına çağırıldığı, ancak davacının söz konusu sınava raporlu olduğundan bahisle katılmadığı, daha sonra sözlü sınava alınması talebinin de hukuki ve fiili imkansızlık nedeniyle reddedildiği ve davacı tarafından bu işleme karşı da dava açılmadığı anlaşılmaktadır.Davalı idarece verilen ara karar cevabından, 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararının dayanağı olan ve 10/05/2014 tarih ve 28996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu kararının, 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının Danıştay Onikinci Dairesinin 17/12/2014 tarih ve E:2014/6587 sayılı kararıyla yürütülmesinin durdurulması ve Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11855, K:2016/1747 sayılı kararıyla da iptaline hükmedilmesi sonrasında davacının bir başvusu olmadığından yeniden değerlendirmeye alınmadığı görülmektedir. 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı'nın dayanağı olan ve 10/05/2014 tarih ve 28996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu kararının, 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının Danıştay Onikinci Dairesinin 17/12/2014 tarih ve E:2014/6587 sayılı kararıyla yürütülmesinin durdurulması ve Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11855, K:2016/1747 sayılı kararıyla da iptaline hükmedilmesi sonrasında 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunca davacı hakkında verilen "terfi etmez" kararının dayanağının ortadan kalktığı ve yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı açık olduğundan, başvurusu aranmaksızın davacının 2014 yılı rütbe terfi dönemine ilişkin olarak hukuka uygun bir şekilde davalı idare tarafından kıdem ve liyakat yönünden yeniden terfi değerlendirilmesine alınması ve yeni oluşacak duruma göre resen emekli edilmesi hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden davacının re'sen emekliye sevkine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.Bu durumda, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 14/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
**VEKİLİ:** Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: İzmir İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 6638 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile 3201 sayılı Kanun'a eklenen geçici 27. maddeyle belli kadrolarda bulunanlar dışındaki birinci sınıf emniyet müdürleri ile ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf emniyet müdürlerini, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, resen emekliye sevk etme hususunda davalı idareye takdir yetkisi tanınmış olup, bu yetkinin kullanılması, diğer bir ifade ile emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesi hususunda, ''emeklilik ve yaşlılık aylığı bağlanabilme şartlarına haiz olma'' haricinde başkaca sınırlayıcı herhangi bir şarta Kanunda yer verilmediği; Kanunda öngörülen emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşıdığı ihtilafsız olan davacının, emniyet hizmetlerinin niteliği ve kadro durumu dikkate alınarak, Kanunun amir hükmünün verdiği yetkiye istinaden, idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında re'sen emekliye sevkine yönelik dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği; öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığını iddia ettiği maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince Danıştay Onikinci Dairesinin 25/06/2021 tarih ve E:2021/1292, K:2021/4294 sayılı bozma kararına uyularak; davacının, 30./06/2010 tarihi itibarıyla emniyet amiri rütbesine terfi ettirildiği, 2014 yılında hakkında tekrar terfi etmez kararı verilmesine karşın bu işleme karşı açılmış herhangi bir davası bulunmadığı gibi söz konusu karara dayanak Bakanlar Kurulu Kararının Danıştayca yürütmesinin durdurulması üzerine yeniden terfi değerlendirilmesine alınması hususunda idareye herhangi bir başvurusu da olmadığı, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 23/03/2016 tarih ve E:2016/21726 sayılı kararıyla Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri hakkında verilen yürütmenin durdurulması kararı üzerine 2015 yılı terfi değerlendirmesi için 22-23 Şubat 2016 tarihinde sözlü sınavına çağırıldığı, ancak davacının söz konusu sınava raporlu olduğundan katılmadığı, Danıştay Beşinci Dairesinin 07/02/2019 tarih ve E:2016/21726, K:2019/859 sayılı kararıyla, anılan Yönetmelik maddelerinin iptali üzerine, davalı idarece hukuki ve fiili imkansızlık gerekçe gösterilerek davacının yeniden sınava alınmaması yolunda tesis edilen işlemin tebliğine rağmen söz konusu işlem ve ... sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla 2015 yılına ilişkin olarak hakkında bir üst rütbeye terfi ettirilmemesi kararına karşı dava da açılmadığı hususları bir bütün olarak dikkate alındığında; bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren 5 yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediği açık olan davacının, 3201 sayılı Kanunun değişik 55 nci maddesinin 19 ncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE
**GEREKÇE:** MADDİ
**OLAY:** Dosyanın incelenmesinden, İzmir İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 24/12/2009 tarihli Merkez Değerlendirme Kurulu kararı ile başkomiser rütbesine terfi ettirildiği, 09/03/2012 tarihinde Mahkeme kararı ile (A) Grup Değişikliği nedeniyle bulunduğu rütbedeki kıdem tarihinin 14/04/2008 tarihine çekildiği, 29/06/2012 tarihli Merkez Değerlendirme Kurulu kararı ile emniyet amiri rütbesine terfi ettirildiği, bu rütbedeki kıdeme esas tarihin de 30/06/2011 olduğu, 01/04/2014 tarihinde Mahkeme kararı ile bulunduğu rütbedeki kıdeme esas tarihin 30/06/2010 tarihine çekildiği, 10/05/2014 tarihli Yüksek Değerlendirme Kurulu'nda bir üst rütbeye terfi durumunun görüşüldüğü ve hakkında "terfi etmez" kararı verildiği, 22/06/2015 tarihinde yapılan sözlü sınavda da başarısız olması nedeniyle ... tarih ve ... sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile emekliye sevk edilmesi üzerine anılan işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenilmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:** 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış; ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş; dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş; beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş; onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullara yer verilmiş diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması düzenlenmiş; ondokuzuncu fıkrasında, "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler" denildikten sonra yirmibirinci fıkrasında; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110'u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği belirtilmiştir.3201 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde; Kanun'un amacının, emniyet hizmetlerinin gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re'sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re'sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibarıyla terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli ara kararıyla; "2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararının dayanağı olan ve 10/05/2014 tarih ve 28996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, 4. sınıf Emniyet Müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının Danıştay Onikinci Dairesinin 17/12/2014 tarih ve E:2014/6587 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulduğu ve Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11855, K:2016/1747 sayılı kararıyla da iptaline hükmedildiğinden, 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunca davacı hakkında verilen "terfi etmez" kararının dayanağının ortadan kalktığı ve oluşan bu yeni bir hukuki duruma göre, davacının 2014 yılı rütbe terfi dönemine ilişkin olarak hukuka uygun bir şekilde davalı idare tarafından kıdem ve liyakat yönünden yeniden terfi değerlendirilmesine alınıp alınmadığı, alınmış ise bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilmediği, 2014 yılında terfi ettirilmemiş ise bu işleme karşı bir dava açıp açmadığı ve 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 23/02/2016 tarih ve E:2015/22524 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına ve Danıştay Beşinci Dairesinin 07/02/2019 tarih ve E:2016/21726, K:2019/859 sayılı kararıyla da, anılan Yönetmelik maddelerinin iptaline karar verildiğinden, davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işleminin dayanağının ortadan kalkmış olması nedeniyle davacının yeni yapılacak düzenleme sonrasında yeniden sözlü sınava alınıp alınmadığı, alınmış ve başarısız sayılmış ise bu işlemin ve 2015 yılında yapılan değerlendirme üzerine terfi ettirilmemiş ise terfi ettirmeme işleminin iptali istemiyle açılan bir davasının olup olmadığının sorulması üzerine, taraflarca verilen ara kararı cevabı ve dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelerden; 2014 yılında terfi ettirilmeme işlemine karşı davacı tarafından herhangi bir dava açılmadığı, yeniden değerlendirilmeye alınması yönünde de bir başvuru yapmadığından idarece tekrar değerlendirilmeye alınmadığı, 2015 yılında terfi ettirilmemesi işlemine karşı açtığı davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun da Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilerek kesinleştiği, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 23/03/2016 tarih ve E:2016/21726 sayılı kararıyla Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri hakkında verdiği yürütmenin durdurulması kararı üzerine 2015 yılı terfi değerlendirmesi için 22-23 Şubat 2016 tarihinde sözlü sınavına çağırıldığı, ancak davacının söz konusu sınava raporlu olduğundan bahisle katılmadığı, daha sonra sözlü sınava alınması talebinin de hukuki ve fiili imkansızlık nedeniyle reddedildiği ve davacı tarafından bu işleme karşı da dava açılmadığı anlaşılmaktadır.Davalı idarece verilen ara karar cevabından, 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararının dayanağı olan ve 10/05/2014 tarih ve 28996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu kararının, 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının Danıştay Onikinci Dairesinin 17/12/2014 tarih ve E:2014/6587 sayılı kararıyla yürütülmesinin durdurulması ve Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11855, K:2016/1747 sayılı kararıyla da iptaline hükmedilmesi sonrasında davacının bir başvusu olmadığından yeniden değerlendirmeye alınmadığı görülmektedir. 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı'nın dayanağı olan ve 10/05/2014 tarih ve 28996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu kararının, 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının Danıştay Onikinci Dairesinin 17/12/2014 tarih ve E:2014/6587 sayılı kararıyla yürütülmesinin durdurulması ve Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11855, K:2016/1747 sayılı kararıyla da iptaline hükmedilmesi sonrasında 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunca davacı hakkında verilen "terfi etmez" kararının dayanağının ortadan kalktığı ve yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı açık olduğundan, başvurusu aranmaksızın davacının 2014 yılı rütbe terfi dönemine ilişkin olarak hukuka uygun bir şekilde davalı idare tarafından kıdem ve liyakat yönünden yeniden terfi değerlendirilmesine alınması ve yeni oluşacak duruma göre resen emekli edilmesi hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden davacının re'sen emekliye sevkine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.Bu durumda, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 14/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.