Danıştay 12. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2021/4704 K.2024/2755
Özet: (1) Uyuşmazlık, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğünde görev yapan bir teknisyenin, polis ve kanun adamı süsü verilerek e-posta yoluyla öğretim üyelerini tehdit etmesi ve maddi menfaat arayışı nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca devriliye tazminat talebinin temyizesiyle ilgiliydir. (2) Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi’nin 2024/2755 kararıyla ilgili 12. Daire Başkanlığı kararını onaylayarak temyiz başkasının kararını iptal etti ve tarafların temyiz giderlerini caydırıcı tavırla ödeştirdi.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/4704
Karar No: 2024/2755
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR):
1- ... Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
2- ... Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin
... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğünde teknisyen kadrosunda görev yapan davacının, kendisine polis ve kanun adamı süsü vererek aynı üniversitenin tıp fakültesinde görev yapan bazı öğretim üyelerini e-posta göndermek suretiyle tehdit ettiği ve maddi menfaat temin etmeye çalıştığından bahisle, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile disiplin soruşturması kapsamında toplanan deliller ile alınan tanık ifadelerinden, davacının gönderdiği maillerde kamudan ihraç edilecekleri, hapse girme ihtimallerinin olduğu, bundan kurtulmak istiyorlarsa belli bir miktar paranın temin edilmesi hususlarının belirtildiği, olay ile ilgili suçüstü yapıldığı, davacının kendisine polis ve kanun adamı süsü verdiği ve ilgilileri korkuttuğu ve onlardan maddi menfaat sağlamaya çalıştığı; anılan eylem nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl, 3 ay hapis ve 50.400,00-TL adli para cezası ile cezalandırıldığı, davacının yaptığı görevin bir sonucu olarak kurumda çalışan öğretim görevlilerinin e-posta adreslerini bildiği, ceza dosyasında müşteki olan disiplin dosyasında tanık olarak beyanı alınan şahısları e-posta göndermek suretiyle tehdit ettiği, şantajda bulunduğu, içinde bulundukları zor durumdan istifade amacı taşıdığı, dolandırmaya çalışırken suç üstü yapıldığı, yakalandığı ve tutuklandığı; davacının yakalanmasından sonra mağdurların e-posta adreslerine bir daha e-posta gelmemesi karşısında, davacının soruşturma konusu fiillerinin, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" şeklinde belirtilen disiplin suç tanımına uyduğunun anlaşıldığı; bu durumda, davacıya isnat edilen davranışların sübuta erdiği anlaşılmış olup, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca, davacının söz konusu fiilleri nedeniyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; ceza hukuku ile disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinler olmakla birlikte, kamu görevlisinin fiilinin, suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin sorumluluğunu da gerektirebileceği; böyle bir durumda ceza muhakemesi ve disiplin soruşturması ayrı ayrı yürütülmekte ise de, ceza mahkemesinde yapılan yargılamanın konusu olan suçun, idare tarafından da "yüz kızartıcı ve utanç verici" olarak nitelendirilmesi halinde, ceza yargılaması sonucunda verilen hükmün, disiplin hukuku açısından da disiplin makamlarınca ve idari yargı mercilerce dikkate alınabileceğinin kuşkusuz olduğu; bakılan uyuşmazlıkta, davacı hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan yapılan yargılama sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "iş hanına birçok kişinin girip çıktığının anlaşılmış olması ile bina içerisini gösterir kamera kayıtlarının bulunmaması ve poşetin içerisinden alındığı iddia edilen paraların sanığın üzerinden çıkmaması, sanıktan ele geçirilen dijital materyallere yönelik yapılan incelemede de (laptop, cep telefonu, flash bellek, imaj hard disk) olayla ilgili herhangi bir bilgi, belge ve veriye ulaşılamaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, mağdurun en başından itibaren inanmaması dolayısıyla dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmadığı gibi sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği" gerekçesiyle davacının beraat kararı verildiği ve bu kararın 26/11/2019 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği; bu durumda, davacının mail attığı ve müştekilerin bıraktığı paranın davacı tarafından alındığı yönünde delil bulunmaması nedeniyle davacıya isnat edilen fiilin her türlü şüpheden uzak şekilde işlendiğinin ispat edilememesi, ayrıca davacının tutuklanmasından sonra müştekilere bir daha mail gelmemesinin de bu fiilleri davacının işlediğinin kabulü için yeterli olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu disiplin cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından; davacının ceza hukuku kapsamında beraat etmesinin, disiplin hukuku yönünden cezalandırılmasına engel teşkil etmediği; davacıya isnat edilen eylemin sübut bulduğu, dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğü tarafından; olayla ilgili delillerin sabit olduğu ve davacı hakkında kamu açıldığı, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Disiplin soruşturmasının dayanağının, savcılıkça düzenlenen iddianame olduğu, yapılan ceza yargılaması neticesinde beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 29/05/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2021/4704
Karar No: 2024/2755
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR):
1- ... Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
2- ... Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin
... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğünde teknisyen kadrosunda görev yapan davacının, kendisine polis ve kanun adamı süsü vererek aynı üniversitenin tıp fakültesinde görev yapan bazı öğretim üyelerini e-posta göndermek suretiyle tehdit ettiği ve maddi menfaat temin etmeye çalıştığından bahisle, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile disiplin soruşturması kapsamında toplanan deliller ile alınan tanık ifadelerinden, davacının gönderdiği maillerde kamudan ihraç edilecekleri, hapse girme ihtimallerinin olduğu, bundan kurtulmak istiyorlarsa belli bir miktar paranın temin edilmesi hususlarının belirtildiği, olay ile ilgili suçüstü yapıldığı, davacının kendisine polis ve kanun adamı süsü verdiği ve ilgilileri korkuttuğu ve onlardan maddi menfaat sağlamaya çalıştığı; anılan eylem nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl, 3 ay hapis ve 50.400,00-TL adli para cezası ile cezalandırıldığı, davacının yaptığı görevin bir sonucu olarak kurumda çalışan öğretim görevlilerinin e-posta adreslerini bildiği, ceza dosyasında müşteki olan disiplin dosyasında tanık olarak beyanı alınan şahısları e-posta göndermek suretiyle tehdit ettiği, şantajda bulunduğu, içinde bulundukları zor durumdan istifade amacı taşıdığı, dolandırmaya çalışırken suç üstü yapıldığı, yakalandığı ve tutuklandığı; davacının yakalanmasından sonra mağdurların e-posta adreslerine bir daha e-posta gelmemesi karşısında, davacının soruşturma konusu fiillerinin, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" şeklinde belirtilen disiplin suç tanımına uyduğunun anlaşıldığı; bu durumda, davacıya isnat edilen davranışların sübuta erdiği anlaşılmış olup, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca, davacının söz konusu fiilleri nedeniyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; ceza hukuku ile disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinler olmakla birlikte, kamu görevlisinin fiilinin, suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin sorumluluğunu da gerektirebileceği; böyle bir durumda ceza muhakemesi ve disiplin soruşturması ayrı ayrı yürütülmekte ise de, ceza mahkemesinde yapılan yargılamanın konusu olan suçun, idare tarafından da "yüz kızartıcı ve utanç verici" olarak nitelendirilmesi halinde, ceza yargılaması sonucunda verilen hükmün, disiplin hukuku açısından da disiplin makamlarınca ve idari yargı mercilerce dikkate alınabileceğinin kuşkusuz olduğu; bakılan uyuşmazlıkta, davacı hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan yapılan yargılama sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "iş hanına birçok kişinin girip çıktığının anlaşılmış olması ile bina içerisini gösterir kamera kayıtlarının bulunmaması ve poşetin içerisinden alındığı iddia edilen paraların sanığın üzerinden çıkmaması, sanıktan ele geçirilen dijital materyallere yönelik yapılan incelemede de (laptop, cep telefonu, flash bellek, imaj hard disk) olayla ilgili herhangi bir bilgi, belge ve veriye ulaşılamaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, mağdurun en başından itibaren inanmaması dolayısıyla dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmadığı gibi sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği" gerekçesiyle davacının beraat kararı verildiği ve bu kararın 26/11/2019 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği; bu durumda, davacının mail attığı ve müştekilerin bıraktığı paranın davacı tarafından alındığı yönünde delil bulunmaması nedeniyle davacıya isnat edilen fiilin her türlü şüpheden uzak şekilde işlendiğinin ispat edilememesi, ayrıca davacının tutuklanmasından sonra müştekilere bir daha mail gelmemesinin de bu fiilleri davacının işlediğinin kabulü için yeterli olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu disiplin cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından; davacının ceza hukuku kapsamında beraat etmesinin, disiplin hukuku yönünden cezalandırılmasına engel teşkil etmediği; davacıya isnat edilen eylemin sübut bulduğu, dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğü tarafından; olayla ilgili delillerin sabit olduğu ve davacı hakkında kamu açıldığı, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Disiplin soruşturmasının dayanağının, savcılıkça düzenlenen iddianame olduğu, yapılan ceza yargılaması neticesinde beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 29/05/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.