Danıştay12. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2021/229 K.2023/2682
Özet: Uyuşmazlık, camii imam hatibi davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin (E) bendine göre devlet memurluğundan çıkarma cezasına ve ortaya çıkan parasal haklarına ilişkin temyizidir; mahkeme, ilk derece kararını bozar, dava dosyasını tekrar inceleme için birinci derece mahkemeye geri gönderir ve işten çıkarma kararı sürdürülür.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/229
Karar No: 2023/2682
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Başkanlığı
VEKİLİ: ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Mersin ili, Toroslar ilçesi, ... Camii imam hatibi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; soruşturma raporu ve dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, 20/11/2015 tarihinde Cuma günü namazdan önce Kürtçe vaaz ettiği, namaz vakti girince idare tarafından hazırlanan "Küresel Terörün Hedef Aldığı Din: İslam" konulu hutbeyi okurken yazılı metnin dışına çıkarak; "Devletin 90'lı yıllarda Kürt halkına zulmettiği, terörle mücadelede üç yaşındaki çocuğu öldürüp, cenazesini buzdolabında tuttuğu, yetmiş yaşındaki hasta birisine ambulans göndermediği, Devletin bir terör örgütü ortaya çıkarıp, sonra onlarla mücadele ettiği, oradaki insanlara zulmettiği" şeklinde söylemlerinin olduğu, ayrıca bir cenaze defni sırasında ve taziye evinde teröristleri kastederek "Kürt Şehitler" diye dua ettiği, terör örgütünü masum, Devleti ise Kürt halkına zulmeden zalimmiş gibi gösterdiği, PKK/KCK Toros İlçe yapılanmasında yer alan terör örgütü mensubu kişilerle irtibatlı olduğu, cami cemaati ve bu hususlarda tanıklık yapacak bazı kişilerin terör örgütü yandaşlarınca tehdit edildiği görülmüş olup, davacının bahse konu fiilleri nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusu reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hakkındaki isnatların soyut iddialar olduğu, tanık ifadeleri doğruymuş gibi kabul edildiği, savunma hakkının kısıtlandığı belirtilerek Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacının, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesindeki hakları hatırlatılmak suretiyle usulüne uygun olarak savunması alınmadığından, hukuka aykırı olarak tesis edilen işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı "Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı" uyarınca Dairemize devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Mersin ili, Toroslar ilçesi, ... Camii imam hatibi olan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendinde, "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak" fiili Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin sicil dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, sicil dosyası hariç, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir." hükmüne, 130. maddesinde, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği belirtilmiş, anılan düzenlemenin gerekçesinde, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır." ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak Anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği açıklığa kavuşturulmuştur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden veya vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmak suretiyle en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, memur statüsü açısından önemli bir güvence sağlamıştır.
Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını vermeye yetkili makam tarafından davacının; hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fiillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınması hukuken zorunlu olup, olayda belirtilen zorunluluğa aykırı olarak 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma haklarının bulunduğunun hatırlatılmadığı ve bu suretle davacının savunma hakkının kısıtlandığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca son savunma alınmadan disiplin cezası verildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri uyarınca hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacının, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunması alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bu husus göz önünde bulundurulmaksızın işin esası hakkında verilen Mahkeme kararında ise hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2021/229
Karar No: 2023/2682
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Başkanlığı
VEKİLİ: ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Mersin ili, Toroslar ilçesi, ... Camii imam hatibi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; soruşturma raporu ve dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, 20/11/2015 tarihinde Cuma günü namazdan önce Kürtçe vaaz ettiği, namaz vakti girince idare tarafından hazırlanan "Küresel Terörün Hedef Aldığı Din: İslam" konulu hutbeyi okurken yazılı metnin dışına çıkarak; "Devletin 90'lı yıllarda Kürt halkına zulmettiği, terörle mücadelede üç yaşındaki çocuğu öldürüp, cenazesini buzdolabında tuttuğu, yetmiş yaşındaki hasta birisine ambulans göndermediği, Devletin bir terör örgütü ortaya çıkarıp, sonra onlarla mücadele ettiği, oradaki insanlara zulmettiği" şeklinde söylemlerinin olduğu, ayrıca bir cenaze defni sırasında ve taziye evinde teröristleri kastederek "Kürt Şehitler" diye dua ettiği, terör örgütünü masum, Devleti ise Kürt halkına zulmeden zalimmiş gibi gösterdiği, PKK/KCK Toros İlçe yapılanmasında yer alan terör örgütü mensubu kişilerle irtibatlı olduğu, cami cemaati ve bu hususlarda tanıklık yapacak bazı kişilerin terör örgütü yandaşlarınca tehdit edildiği görülmüş olup, davacının bahse konu fiilleri nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusu reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hakkındaki isnatların soyut iddialar olduğu, tanık ifadeleri doğruymuş gibi kabul edildiği, savunma hakkının kısıtlandığı belirtilerek Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacının, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesindeki hakları hatırlatılmak suretiyle usulüne uygun olarak savunması alınmadığından, hukuka aykırı olarak tesis edilen işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı "Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı" uyarınca Dairemize devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Mersin ili, Toroslar ilçesi, ... Camii imam hatibi olan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendinde, "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak" fiili Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin sicil dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, sicil dosyası hariç, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir." hükmüne, 130. maddesinde, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği belirtilmiş, anılan düzenlemenin gerekçesinde, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır." ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak Anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği açıklığa kavuşturulmuştur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden veya vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmak suretiyle en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, memur statüsü açısından önemli bir güvence sağlamıştır.
Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını vermeye yetkili makam tarafından davacının; hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fiillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınması hukuken zorunlu olup, olayda belirtilen zorunluluğa aykırı olarak 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma haklarının bulunduğunun hatırlatılmadığı ve bu suretle davacının savunma hakkının kısıtlandığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca son savunma alınmadan disiplin cezası verildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri uyarınca hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacının, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunması alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bu husus göz önünde bulundurulmaksızın işin esası hakkında verilen Mahkeme kararında ise hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.